ESRA ÖZARFAT/BURSA
Fevzi Akyapak'ın 1962 yılında tarafından kurulan ve bugün ikinci kuşak temsilcisi Levent Akyapak liderliğinde faaliyetlerini sürdüren Akyapak Makine'nin, yarım asrı aşan sanayi birikimini yeni yatırımlarla geleceğe taşıdığı belirtildi. Şirketten verilen bilgiye göre bükme, yapısal çelik işleme makineleri ve kaynak çözümlerinde küresel ölçekte söz sahibi olan şirket, Bursa Hasanağa Organize Sanayi Bölgesi’ndeki üç tesisinde yılda yaklaşık 2 bin makine üretiyor. Üretiminin yüzde 80’ini ihraç eden firmanın, yüksek katma değerli makine üretimiyle Türkiye’nin sanayi gücüne katkı sağladığı ifade edildi. Bu güçlü altyapıyı bir üst seviyeye taşımayı hedefleyen Akyapak Makine'nin, büyüme stratejisinin merkezine Bursa Teknoloji Organize Sanayi Bölgesi’ndeki (TEKNOSAB) yeni yatırımını koyduğu vurgulandı. Şirket, burada yazılım, otomasyon ve ileri mühendislik çözümlerini entegre edeceği bir “teknoloji üssü” kurmaya hazırlanıyor.
Yönetim Kurulu Başkanı Levent Akyapak, TEKNOSAB yatırımının yalnızca fiziki bir kapasite artışı olmadığını vurgulayarak, “Makine üretiminin ötesine geçiyoruz. Yazılım, dijitalleşme ve kullanıcı deneyimini üretim süreçlerimizin merkezine alıyoruz. TEKNOSAB’daki yeni tesisimiz, yüksek teknolojili ve entegre çözümler geliştirdiğimiz bir merkez olacak” dedi.
Küresel rekabet gücü ve mühendislik derinliği artacak
TEKNOSAB yatırımının, şirketin sürdürülebilirlik hedefleriyle de örtüştüğü belirtilirken, 2021’de başlatılan ve 2022’de devreye alınan çatı üstü güneş enerjisi santrali sayesinde 2024 itibarıyla kirli enerji tüketimini yüzde 99 oranında azaltan şirketin, yeni tesisinde de çevre dostu üretim modelini esas alacağı bildirildi.
“Olağanüstü müşteri deneyimi ve sürdürülebilir üretim, stratejimizin iki temel ayağı” diyen Levent Akyapak, “Gelecek için 4” vizyonu doğrultusunda verimlilik, hassasiyet ve dayanıklılığı artıran teknolojilere yatırım yapmaya devam edeceklerini söyledi. Akyapak Makine, TEKNOSAB’daki teknoloji üssüyle yalnızca kapasitesini değil, küresel rekabet gücünü ve mühendislik derinliğini de artırmayı hedefliyor. Yeni yatırımın, şirketin ihracat performansına ve Türkiye’nin yüksek teknolojili üretim vizyonuna önemli katkı sağlaması bekleniyor.
Akyapak, proje tipi üretim modelini inovasyon kültürüyle desteklediklerini belirterek, her özel siparişi yeni bir Ar-Ge süreci olarak değerlendirdiklerini ifade etti. Şirketin Ar-Ge Merkezi bünyesinde bugüne kadar 20 patent ve 8 tasarım tescili alınırken, TÜBİTAK destekli 16 proje yürütüldü. Verilen bilgiye göre, parçadan yazılıma kadar yerli üretim anlayışıyla hareket eden firma, kendi makinelerini ithalata ihtiyaç duymadan geliştirebilme yetkinliğiyle rekabette ayrışıyor.