Türkiye boya ve ısı yalıtım pazarının öncü şirketlerinden Nippon Paint - Betek, iş ortaklarıyla bağlarını güçlendirmek ve bölgesel pazarların nabzını tutmak amacıyla hayata geçirdiği “Filli Boya ile Gündem Sohbetleri” buluşmalarında rotayı bu kez Karadeniz’in kalbi Trabzon’a çevirdi.
Tarih boyunca deniz ticareti ve lojistikte stratejik bir kapı olan, günümüzde ise turizm, hizmet sektörü ve Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı kapsamındaki yatırımlarla kabuk değiştiren Trabzon’da, bölgenin inşaat ve iş dünyası temsilcileri yoğun bir katılımla bir araya geldi. Filli Boya’nın hem kentsel modernleşme projelerinde belediyenin partneri olarak şehrin çehresini yenileyen rolünün hem de simge yapılara kazandırdığı renk ve dayanımın aktarıldığı toplantıda, kentin geleceğe dönük yapısal fırsatları tüm boyutlarıyla ele alındı.
Toplantıda küresel piyasalardaki jeopolitik değişimleri ve makroekonomik göstergeleri değerlendiren Nippon Paint - Betek Genel Müdürü Hasan Gökhan Güner, özellikle ABD ve İran arasındaki yeni dönemin bölgesel ticarete etkilerine dikkat çekti. Küresel arenada dengelerin yeniden kurulduğunu belirten Güner, “Uluslararası ilişkilerde yaşanan gelişmeler ve diplomasi trafiği, sınır komşumuz olan bölgelerde ticareti doğrudan etkiliyor. Uzlaşma ile sonuçlanmasını beklediğimiz sürecin ardından yepyeni bir ticaret döneminin başlayacağını öngörüyoruz. Ambargoların esnemesi ve yaptırımların kalkacak olması, özellikle barışçıl duruşunu ve lojistik gücünü koruyan Türkiye için çok büyük fırsatları beraberinde getirecektir. Bu sürecin sonunda Türkiye, bölgesinde pek çok ülkenin en büyük ticari ortağı ve ana tedarikçisi olarak öne çıkacaktır. Hükümetimizin devreye aldığı teşvikler, transit ticarete yönelik vergi kolaylıkları ve finansal sübvansiyonlar da ülkemizi küresel sermaye için tam bir ‘hub’ haline getirmeyi hedefliyor. Biz bu kapsamda Türkiye’nin çok pozitif ayrışacağını öngörüyoruz” dedi.
“KARADENİZ’DE İŞBİRLİKLERİNİ DEĞERLENDİRİYORUZ”
Türkiye’nin bu büyüme potansiyeline olan inançla yatırımlara hız kesmeden devam ettiklerini vurgulayan Güner, “Bu vizyonun bir parçası olarak geçtiğimiz yıl Gebze’deki tam otomasyonlu su bazlı boya tesisimizi devreye alarak kapasitemizi iki katına çıkardık. Ardından Diyarbakır’da bölgesel üretim adımımızı attık. Karadeniz’in bu yüksek potansiyeline yanıt verebilmek adına bölgede de yerel üretim için yatırım ve iş birliklerini değerlendiriyoruz. Ülkemize olan sarsılmaz inancımızla yatırımlarımızı artırarak sürdüreceğiz. Öte yandan, tarihsel ekonomik döngüler bize yastık altındaki varlıkların doyuma ulaştığında gayrimenkul sektörüne akacağını gösteriyor. Merkez Bankası verileri de hane halkı birikimlerinin büyük kısmının bu alanlarda olduğunu doğruluyor. Önümüzdeki dönemsel hareketlilikle birlikte, altından gayrimenkule çok güçlü bir sermaye geçişi öngörüyoruz. Trabzon da kentsel gelişim adımları ve alternatif turizm yatırımlarıyla bu canlanmanın merkez üslerinden biri olacaktır” açıklamasında bulundu.
Karadeniz’in zorlu iklimine karşı Nucleus teknolojisi
Toplantıda, özellikle Karadeniz Bölgesi gibi bol yağışlı, nemli ve zorlu hava koşullarına sahip coğrafyalarda dış cephe ve bina kabuğunun korunmasının hayati önem taşıdığı vurgulandı. Filli Boya’nın global Ar-Ge ağının ortak çalışması ve Frontier Polymer Technology® (Öncü Polimer Teknolojisi) ile ürettiği yeni nesil dış cephe boyası Nucleus, bölgenin zorlu iklim şartlarına karşı adeta teknolojik bir kalkan görevi üstleniyor. Formülündeki mikro tanecikli silikon ve özel polimer yapısı sayesinde maksimum su iticilik ve üstün nefes alma kabiliyetini tek bir yapıda sunan Nucleus, yağmur sularının yüzey tarafından emilmeden akıp gitmesini sağlarken, binaların içindeki nemin de dışarı atılmasına imkân tanıyor. Kendi kendini temizleme teknolojisi sayesinde cephelerin ilk günkü estetiğini yıllarca koruyan ürün, canlı organik renklerde 5 yıl, inorganik renklerde ise 10 yıl kesintisiz renk solmazlık garantisi sunuyor. Küresel Ar-Ge gücünün en yenilikçi eseri olan bu teknolojinin, zorlu hava koşullarında bile yapı ömrünü uzatarak Trabzon gibi geleceğin sürdürülebilir şehirlerinin inşasına nasıl katkı sağladığı buluşmada katılımcılara aktarıldı.
Dalmaçyalı’dan binalarda enerji tasarrufu
Buluşmada, Türkiye’nin cari açığının en büyük kaynağı olan enerji ithalatını azaltmada ısı yalıtımının milli bir ödev olduğu hatırlatıldı. Türkiye’deki yapı stoğunun hala yüzde 70’inin yalıtımsız olduğu belirtilirken, güncellenen TS 825 “Binalarda Isı Yalıtım Kuralları” standardının getirdiği radikal değişiklikler paylaşıldı. Yeni düzenlemeyle birlikte ısı yalıtımının sadece kışın ısınma değil, yazın klima kullanımına bağlı “soğutma” maliyetlerini düşürmek adına da zorunlu hale geldiği ve ısı yalıtım levha kalınlık standartlarının Avrupa Birliği ile uyumlu olarak tüm illerde artırıldığı ifade edildi. Buna göre Trabzon, Ordu, Giresun ve Rize gibi 3. derece ılıman bölgede yer alan illerde daha önce 5 cm olan ısı yalıtım levha kalınlığı zorunluluğu yeni binalarda 8 cm’e çıkarılırken 5. bölgede yer alan Gümüşhane ve Bayburt gibi daha soğuk illerde ise bu sınırın 8 cm’den 13 cm’e yükseltildiğine dikkat çekildi.
Isı yalıtımı sektöründe bilimsel analizler ve kapsamlı araştırmalarla binalarda yüzde 60’a varan enerji tasarrufu sağlanabileceğini ortaya koyan ve bu stratejik söylemi sektöre kazandıran ilk marka olan Dalmaçyalı, entegre sistem gücüyle fark yaratıyor. Dalmaçyalı’nın Gebze ve Kayseri’deki test evlerinde gerçekleştirdiği teknik ölçümlerin yanı sıra Erzurum gibi zorlu iklim şartlarına sahip illerdeki referans projeleri, binalarda ısı yalıtımının sağladığı tasarrufu net bir şekilde kanıtlıyor. Isı yalıtım sistemini oluşturan ve birbiriyle mutlak uyum içinde çalışması gereken yedi temel bileşenin tamamını kendi tesislerinde üreten tek entegre üretici olma özelliği taşıyan marka, bu mühendislik gücü sayesinde Karadeniz gibi en zorlu iklim kuşaklarında bile uzun ömürlü ve yüksek performanslı koruma sağlıyor. Kuruluşundan bu yana 81 ilde yaklaşık 290 milyon m2 ısı yalıtım sistemini yapılarla buluşturan Dalmaçyalı, bu teknolojisiyle bugüne kadar 12 milyondan fazla vatandaşın enerji verimli bir yaşam sürmesine katkı sunuyor.
Uludağ: Türkiye’de ilklerin markasıyız
Toplantıda markanın pazar gücü, tüketici algısı ve toplumsal misyonu üzerine bir konuşma yapan Nippon Paint - Betek Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Arzu Uludağ, 1988 yılında Türkiye’de başlayan yolculuğun 2019’daki Nippon Paint birleşmesiyle küresel bir teknoloji gücüne dönüştüğünü ifade etti. Nippon Paint’in dünyanın en büyük üç, Asya’nın ise birinci boya markası olarak 6 kıta ve 45 ülkede dev bir ekosistemle faaliyet gösterdiğini hatırlatan Uludağ, şunları kaydetti: “Grup bünyesindeki 60 inovasyon merkeziyle boya sektöründe kendi polimerini üreten tek markayız. Türkiye’de ilklerin markası Betek olarak, bu küresel gücü yerel yetkinliğimizle harmanlıyoruz. Bağımsız araştırmalar Filli Boya’nın Türkiye’nin en güvenilir ilk 10 markası arasında yer alan tek boya markası olduğunu gösteriyor. Biz hiçbir zaman ortalamayı kabul etmedik. Milletimizin her zaman en kalitelisini, en ileri teknolojisini hak ettiğine inanıyoruz. Sektörümüze ve insanımıza daima daha gelişmişini sunmayı, bu topraklara olan sorumluluğumuz olarak görüyoruz.”
Bora: Konforu artırırken enerjiden tasarruf sağladık
Zorlu Grand Hotel Trabzon Otel Müdürü Cenk Bora, Filli Boya ile tesis genelinde yürütülen yenileme çalışmaları ile ilgili bilgi vererek, enerji verimliliği ve misafir konforunda önemli kazanımlar elde ettiklerini söyledi. Trabzon’un merkezinde yer alan ve Karadeniz Bölgesi’nin ilk beş yıldızlı oteli olan Zorlu Grand Hotel’in, misafirlerine evlerindeki konforu sunmayı öncelikli hedef olarak benimsediğini belirten Bora, bu doğrultuda kapsamlı bir yenileme sürecini hayata geçirdiklerini ifade etti. Bora, tesis genelinde gerçekleştirilen çalışmalarda enerji verimliliğini en üst seviyeye taşımayı amaçladıklarını belirterek, dış cephe uygulamalarında TS 825 standartlarına uygun Dalmaçyalı Taşyünü Isı Yalıtım Sistemlerini, son kat uygulamasında iseNippon Paint dekoratif kaplama ürününü tercih ettiklerini dile getirdi.
Yenileme çalışmalarının ardından mevsim geçişlerinde dahi ilave ısıtma veya soğutma ihtiyacı duymadan ortak alanlarda ve odalarda ideal sıcaklığı koruyabildiklerini aktaran Bora, bunun misafir memnuniyetine de olumlu yansıdığını ifade etti. Bora, kilovat-saat bazındaki enerji tüketiminde düşüş, doğal gaz kullanımında ise metreküp bazında tasarruf sağladıklarını belirtti. Sürdürülebilirliği işletmenin temel öncelikleri arasında gördüklerini söyleyen Bora, elde edilen enerji verimliliğinin operasyonel maliyetleri optimize ederken çevresel sorumluluk hedeflerine ulaşmalarına da katkı sunduğunu sözlerine ekledi.
Çelik: Trabzon’un çehresini yenilikçi ürünlerimizle geleceğe hazırlıyoruz
Trabzon genelinde hayata geçirilen vizyoner projelere Filli Boya teknolojisiyle eşlik ettiklerini belirten Filli Boya Bölge Müdürü Adem Çelik, kentin çehresini değiştiren yerel iş birliklerinin altını çizdi.
Trabzon’un mimari kimliğini ve konforunu yukarılara taşımaktan gurur duyduklarını ifade eden Çelik, “Trabzon Belediyesi’nin şehrin estetiğini ve altyapısını modernize etmek amacıyla yürüttüğü projelerin ana çözüm ortağı olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Kentin ana caddelerini yenileyen, eskiyen kaldırımları modernize ederek standardize eden yerel kalkınma projelerinde Filli Boya ürünleri tercih edildi. Belediyemizin yürüttüğü bu estetik ve modern dönüşüm hamlesinde, hem dış cephe korumasında Nucleus hem de ısı yalıtımında Dalmaçyalı markamızla Trabzon’u yarınlara hazırlıyoruz. Bu kentteki iş birliklerimizin en güzel örneklerinden biri de şehrin turizm ve iş dünyasındaki simgelerinden Zorlu Grand Hotel Trabzon oldu. Karadeniz’in zorlu iklim koşullarına karşı binayı koruma altına almak amacıyla otelin dış cephesini yeniledik. Dalmaçyalı İleri Isı Yalıtım Sistemleri ile binaya kazandırdığımız güçlü dayanım sayesinde tesis, yaz ve kış aylarında konuklarına maksimum konfor sunarken, enerji verimliliğini de en üst seviyeye çıkardı” diye konuştu.