HÜSEYİN GÖKÇE/ANKARA
Savunma Sanayi Başkanlığı’nın sektöre yaşattığı büyük dönüşümle birlikte geldiği nokta, sağlık sektörünü de hareketlendirdi. Bu noktada sektör; sağlık alanındaki ürünlerin, ilaçların, tıbbi cihazın yerlileştirilmesi için çalışma yapacak, sektördeki kamu ve özel tüm oyuncuları aynı çatı altında toplayacak bir Sağlık Sanayi Başkanlığı kurulmasını talep ediyor. Cumhurbaşkanlığı Sağlık Politikaları Kurulu’nun bu konuda hazırladığı kapsamlı bir rapor Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a sunuldu.
MÜSİAD öncü olacak
Sağlık sektöründe gelinen noktayı gazetecilere değerlendiren MÜSİAD Sağlık Sektörü Kurul Başkanı İhsan Şahin, ilaç ve sarf malzemelerindeki yıllık 10 milyar dolarlık açık verildiğine dikkat çekti. Yeni dönemde üretimi önceleyen sağlık ekosistemini oluşturmayı hedeflediklerini belirten Şahin, “Dışa bağımlı olmayan, kendi ayakları üzerinde duran, pandemi ve olağanüstü afet halleri gibi durumlarda acil sağlık ihtiyaçlarımızı yerli imkanlarla karşılayacak bir sistem planlıyoruz” dedi. Türkiye’nin ilaç ve sarf malzemeleri yanı sıra medikal cihazlardaki üretiminin artırılması gerektiğini belirten İhsan Şahin, hâlen yüzde 80 dışa bağımlı olunan bu alanda yıllık 10 milyar dolara yakın açık verildiğini söyledi. Sağlıkta planlama yaparken, yokluğu can güvenliği ve milli güvenliği tehdit edebilecek ürünlerin maliyetine bakılmaksızın üretilmesi gerektiğini kaydeden Şahin, ikinci olarak ise en çok açık verilen kalemleri belirleyip bunlardan üretime başlanmasının önemine işaret etti.
Aynı çatı altında güç birliği
Savunma Sanayi Başkanlığına benzer bir yapılanma önerisinin Cumhurbaşkanlığı Sağlık Politikaları Kurulu tarafından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a sunulduğunu söyleyen Şahin, “Sağlık alanındaki ürünlerin, ilaçların, tıbbi cihazın yerlileştirilmesi için öncelikle bunun kurulması lazım. Sağlık ekosistemindeki oyuncuları kamu ve özelde aynı çatı altında toplayabilirsek büyük bir hamle yapabileceğimize inanıyoruz” dedi. Sektördeki üreticilerin 11 bakanlık ve kurumla muhatap olduğunu kaydeden İhsan Şahin, bunun üretim süreçlerini olumsuz etkilediğini; izin, ruhsat, belgelendirme, gümrük tarife tanımlamaları gibi süreçlerin başkanlık marifetiyle tek elden yürütülmesi gerektiğini aktardı.
Teşvik değil alım garantisi
İlaç ve sarftaki 10 milyar dolarlık cari açığın yaklaşık 5 milyar dolarının 20 kalem malzemeden oluştuğunu ifade eden Şahin, “Yaklaşık 1 milyar dolarlık bir yatırımla biz bu 5 milyar dolarlık ithalatı önleyici üretim yapabiliriz. Ve 5 yıl içerisinde cari açığı kapatıp artı 10 milyar dolar bu alanda gelir sağlayabiliriz” diye konuştu. Şahin sağlık sanayicileri olarak teşvik kapsamında para, arsa, vergi indirimi değil, sadece alım garantisi istediklerini belirtti. Türkiye’nin sağlık turizminde 10 milyar dolar fazla verdiğini kaydeden Şahin, “Bundan 20 yıl önce sağlık hizmetlerinde her yıl yaklaşık 4 milyar dolar yurtdışına sağlıkta kaynak aktaran bir ülkeydik. Şimdi artı 10 milyar dolar kazanıyoruz” şeklinde konuştu.
Sıla Holding, Afrika’nın en büyük hastanesini teslime hazırlanıyor
Bünyesinde sağlık sektörüne ilişkin 14 şirketi barındıran Sıla Holding’in hastane inşaatlarını tamamlayıp teslim ettiği ülke sayısı 20’ye ulaştı. Son olarak Senegal’de yaptıkları Afrika’nın en büyük hastanesini teslim etmeye hazırlandıklarını belirten İhsan Şahin, bölgenin en kapsamlı onkoloji hastanesinin Senegal Savunma Bakanlığı için yapıldığını bildirdi. Sıla Holding’in Türkiye dışında hastane inşası tamamladığı ülkeler şunlar: Irak, İran, Suriye, Kazakistan, Kırgızistan, Gürcistan, Azerbaycan, Kuveyt, Senegal, Fildişi, Etiopya, Gambiya, Burkina Faso, Kamerun, Gana, Libya, Comor, Cezayir ve Nijerya.