Küresel ticarette artan belirsizliklere rağmen İnegöl mobilya sektörü, ihracat stratejisinin merkezine TAFEX’i yerleştiriyor. MODEF deneyimi ve UR-GE projeleriyle desteklenen yapı sayesinde sektör, 2026 yılında yeni pazarlarda daha güçlü bir ihracat performansı hedefliyor.
Dünya ticaretinde son 20 yılda Türk mobilya sektörü, üretimde, katma değerde ve tasarımda adından başarıyla söz ettirdi. 20 yıl önce dünyada 36’ncı sırada yer alan Türk mobilya sektörü, yıllar içerisinde birçok rakibini geride bırakarak ihracatta 8’inci sıraya yükseldi. Mobilyanın her alanında etkin üretim gücüne sahip dört ülke listesinde ise ABD, İtalya ve Çin ile birlikte yer alıyor.
Yarın başlayacak alanının dünyadaki üçüncü, Avrupa'daki en büyük organizasyonu İstanbul Mobilya Fuarı öncesi görüştüğümüz MOSFED Başkanı Ahmet Güleç, "140 bini aşkın kişinin ziyaret etmesini beklediğimiz fuarda, bu yıl 5 milyar dolar olarak hedeflediğimiz Türkiye mobilya sektörü ihracatının yaklaşık 3 milyar dolarının bağlantılarını yapacağımıza inanıyoruz" diyor.
Uluslararası İstanbul Mobilya Fuarı (IIFF) kapılarını ziyaretçilere açmaya hazırlanıyor. Türk mobilya sektörünün 4,5 milyar doları aşkın ihracat yaptığını belirten MOSFED Başkanı Ahmet Güleç, "Kilogram bazında fiyatımız arttı. Bu yıl 5 milyar dolar olarak hedeflediğimiz Türkiye mobilya sektörü ihracatının yaklaşık 3 milyar dolarının bağlantılarını bu fuarda yapacağımıza inanıyoruz." dedi.
Ege İhracatçı Birlikleri’nden (EİB) gerçekleştirilen mobilya ihracatı iki yıldır geriliyor. Bir önceki yıla göre ihracat 2024’te yüzde 5 düştü. EİB’in rakamlarına göre, sektör, ihracatı 2023’te de yüzde 9 gerilemeyle kapatmıştı.
Eskişehir Sanayi Odası Yönetim Kurulu Üyesi ve Eskişehir Mobilya Kümesi Başkanı Hakan Korkmaz, İstanbul'da düzenlenecek olan uluslararası mobilya fuarına Eskişehir'in güçlü bir şekilde katılacağını söyledi.
Mobilya sektöründe yeni yıl zamlarından etkilenmek istemeyenlerin etkisiyle meydana gelen talep artışı, 2024’ün son aylarında iç pazara hareket getirdi. Dış pazar tablosu ise döviz kurunun düşüklüğüne bağlı olarak rekabet avantajının kaybedildiği dönemin devam ettiğini gösteriyor.