YENER KARADENİZ/İSTANBUL
Türk tekstil ve hazır giyim sektörünün son dönemde üretim üssü olarak öne çıkan adreslerinden Mısır’da “geri dönüşler başladı” yönündeki söylemler sektör içinde tartışma yarattı. Ancak sektör temsilcileri, bu iddiaların gerçeği yansıtmadığını, yüksek maliyetler nedeniyle Türkiye’den çıkış arayan firmalar için Mısır’ın halen güçlü bir alternatif olmaya devam ettiğini vurguladı. Bölgede sadece Türkiye değil Çin’den Bangladeş’e kadar birçok büyük üreticinin ABD ile serbest ticaret avantajının da etkisi ile bölgede yatırıma yöneldiğini belirten sektör temsilcileri, bu söylemlerin bölgede yatırımı düşünenleri vazgeçirmek için uygulanan bir strateji olabileceğine de dikkat çekti. Sosyal medya ve sendikaların da bu tartışmaları körüklediğini dile getiren iş insanları, iki ülke arasındaki ücret farkının Mısırlı çalışanları huzuruz ettiğini belirtti.
Mısır-Türk İş Konseyi verileri ve Mısır basınında yer alan bilgilere göre ülkede 1.700’ü aşkın Türk şirketi faaliyet gösteriyor. Tekstil, konfeksiyon ve kimya sektörlerinde yaklaşık 200 fabrika bulunuyor. Toplam Türk doğrudan yatırımı 3 milyar doları aşarken, bu üç sektördeki birikimli yatırımın 500 milyon dolar civarında olduğu belirtiliyor. Mısırlı iş ve ekonomi platformu EnterpriseAM’a göre 2025 yılında Türkiye kaynaklı yatırım tutarı 500 milyon dolara ulaştı. Süveyş Kanalı Ekonomik Bölgesi’ne yatırım yapan 18 firmanın toplam taahhüdü ise 793,8 milyon dolar oldu. İhracat odaklı yeni üretim hatlarının 2026 yılında devreye girmesi planlanıyor.
VERİMLİLİK DÜŞÜK AMA MALİYETLER TOLERE EDİYOR
Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD) Başkanı Toygar Narbay, Mısır’a giden firmaların geri dönmesi gibi bir durumun söz konusu olmadığını belirterek, “Kaldı ki böyle bir şeye sevinmek de doğru bir yaklaşım değil. Mısır’da bazı olumsuzluklar elbette var. Verimlilik Türkiye’ye kıyasla hala düşük ancak maliyet avantajı nedeniyle bu durum tolere edilebilir seviyede” dedi. Narbay, Tunus’ta verimliliğin Mısır’a göre daha yüksek olduğunu ve oraya giden firmaların insan kalitesi ve üretkenlikten daha memnun olduğunu ifade etti. Ancak Tunus’un Mısır gibi Avrupa Birliği ile Serbest Ticaret Anlaşması avantajına sahip olmadığını, bu nedenle maliyetlerin Mısır’a göre bir miktar daha yüksek kaldığını vurguladı.
MALİYETLER TÜRKİYE’DE HALA ZORLAYICI
TGSD eski Başkanı ve TYH Tekstil Yönetim Kurulu Üyesi Ramazan Kaya ise Türkiye’de “maliyet ve konfor enflasyonu” yaşandığını söyledi. Kaya, çalışanların, işverenlerin ve tedarikçilerin hayatlarından ve ekonomiden memnun olmadığını, bunun ciddi performans kayıplarına yol açtığını ifade etti. Genel giderlerin yanında “görünmeyen giderler” olarak tanımladığı kalemlerin de arttığını belirten Kaya, danışmanlık ücretleri ve sertifika maliyetleri gibi unsurların şirketler üzerinde ek yük oluşturduğunu söyledi. Bu nedenle yatırımların Türkiye dışına kaymak zorunda kaldığını dile getirdi. Türkiye’nin güçlü bir know-how’a sahip olduğunu ve müşteri bazlı bir kayıp yaşanmadığını belirten Kaya, markaların Türkiye’den tamamen çıkmadığını ancak alım miktarlarını düşürdüğünü söyledi. “On birim alan iki birime düştü” diyen Kaya, buna rağmen Türkiye’nin lojistik, insan kaynağı ve organizasyon kabiliyeti sayesinde bölgesel bir üs olarak kullanılmaya devam ettiğini vurguladı. Türkiye’den yurt dışına kayan işlerin daha çok fiyat odaklı işler olduğunu belirten Kaya, ancak bunun iç pazardaki kapasiteyi olumsuz etkilediğini ifade etti. Mısır’da 2025 yılı itibarıyla hazır giyim ihracatının 2,8 milyar dolar, tekstil ihracatının ise 1,1-1,2 milyar dolar seviyesinde olduğunu aktaran Kaya, toplamda 4 milyar dolarlık bir ihracat hacmi bulunduğunu söyledi. 2030 hedefinin ise 10 milyar dolar olduğunu belirtti. Sadece Türk firmalarının değil Çinli, Vietnamlı ve Koreli yatırımcıların da Mısır’da büyük ölçekli yatırımlar gerçekleştirdiğini ifade eden Kaya, Türkiye’den daha önce giden firmaların da kapasite artırdığını dile getirdi. 2027 yılı itibarıyla bu yatırımların tam kapasite üretime geçmesinin beklendiğini kaydetti. Mısır’a sık sık gittiğini belirten Kaya, geri dönüş söylemlerine katılmadığını ifade ederek, “Mısır’a gidip de dönen biri olduğunu düşünmüyorum. Yurt dışı tecrübesi olmayan firmaların başlangıçta bocalaması normal. Biz 20 yıldır Bulgaristan’da üretim yapıyoruz, buna rağmen Mısır’da adapte olmak zaman alıyor” dedi.
ALTERNATİF ARAYIŞLARI SÜRÜYOR
Maliyet karşılaştırmasına da değinen Kaya, Türkiye’de çalışan başına ortalama brüt maliyetin 1.200-1.300 dolar seviyesinde olduğunu, buna kıdem tazminatı gibi yüklerin dahil olmadığını söyledi. Mısır’da ise bu maliyetin maksimum 300 dolar olduğunu belirtti. Verimliliğin Türkiye’ye göre yüzde 15-20 daha düşük olduğunu ancak maliyet avantajının bu farkı tolere ettiğini vurguladı. Kaya, sektör temsilcilerinin Türkiye’ye ve bu coğrafyaya bağlı olduğunu, ancak artan mali baskılar ve sektördeki moralsizlik nedeniyle alternatif arayışının sürdüğünü, Mısır’a yönelimin kontrollü şekilde devam edeceğini sözlerine ekledi.
200-300 KİŞİLİK KÜÇÜK YATIRIMLAR ZORLANABİLİR
TOBB Hazır Giyim ve Konfeksiyon Sektör Meclisi Başkanı Şeref Fayat ise ölçek ekonomisinin belirleyici olduğuna dikkat çekti. Bin kişi ve üzeri istihdamla yatırım yapan, haftalık ve aylık bazda yüksek hacimli sipariş bağlantıları kurabilen firmaların Mısır’da rekabetçi olabildiğini belirten Fayat, Türkiye’deki gibi 200-300 kişilik küçük ölçekli yapılarla kurulan tesislerin zorlanabileceğini söyledi. Bu tür küçük ölçekli girişimlerin rekabet edemeyerek geri dönmek zorunda kalabileceğini ifade eden Fayat, bunun birkaç örneğinin yaşandığını dile getirdi. Sosyal medyada yayılan “geri dönüş” videolarının yatırımcıların Türkiye’ye dönmesiyle ilgili olmadığını belirten Fayat, söz konusu görüntülerin bölgede çalışan işçilerin ücret artışı talepleriyle bağlantılı olduğunu söyledi. Mısırlı çalışanların Türkiye’deki ücret seviyelerini sosyal medya üzerinden gördüğünü ve kendi aralarında kıyaslama yaptığını ifade eden Fayat, bu nedenle daha fazla zam talebinin gündeme geldiğini, sendikal etkilenmelerin de söz konusu olduğunu belirtti. Ancak küçük ölçekli yatırımcıların uzun vadede hayal kırıklığı yaşayabileceğini vurgulayan Fayat, Mısır’da başarının Bangladeş modeline benzer şekilde yüksek adetli üretimle mümkün olacağını kaydetti.