VEYSEL AĞDAR
Cumhurbaşkanı Kararı ile 1 milyon 250 bin ton ayçiçeği tohumu veya 500 bin ton ham ayçiçeği yağı için açılan sıfır gümrüklü ithalat kontenjanı, hasat öncesinde tartışmaları da beraberinde getirdi. Türkiye'nin yıllık yağlık ayçiçeği ihtiyacı yaklaşık 3 milyon ton olurken, bu sezon üretimin 1,7 milyon ton civarında gerçekleşmesi ve yaklaşık 1,3 milyon tonluk açığın ithalatla karşılanması bekleniyor. Üretici kesimi yüksek rekolte beklentisi ile beraber serbest piyasada fiyatları baskılayacağını, ticaret kesimi ise uygulamanın yıllardır sürdüğünü ve piyasayı desteklediğini savundular. Bu tartışmalar sürerken ilk fiyat açıklaması erkenci hasat yapılan Çukurova bölgesinden geldi. 28 Temmuz’da yüzde 44 yağ oranı yağlık ayçiçeği kilo başına 35,5 liradan, yüzde 40 yağ oranlı ayçiçeği 33,5 liradan ve yüzde 35 yağ oranlı ayçiçeğini ise 31 liradan alacağını açıklayan Çukobirlik bir gün sonra fiyatlarını 2 lira artırarak revize etti. Çukobirlik yüzde 44 yağ oranı yağlık ayçiçeğini 37,5 liradan, yüzde 40 yağ oranlı ayçiçeği 35,5 liradan ve yüzde 35 yağ oranlı ayçiçeği de 33 liradan alacak. Şimdi gözler Trakyabirlik’in açıklayacağı fiyata çevrilirken Türkiye’nin önemli üretim merkezlerinden Tekirdağ, Konya ve Adana’da üretici temsilcileri rekolte ile piyasada oluşacak fiyat beklentilerini EKONOMİ’ye anlattılar.
“TMO piyasaya müdahil olmalı”
Hasat öncesinde alınan gümrük vergisi indirimi ve ithalat kararlarının piyasada fiyat baskısı oluşturduğunu belirten Adana Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, Çukobirlik'in açıkladığı alım fiyatının da bunun bir göstergesi olduğunu ifade etti. Üreticinin korunması için Toprak Mahsulleri Ofisi'nin (TMO) ayçiçeği ve soya piyasasına da müdahil olması gerektiğini söyleyen Doğan, Çukobirlik'in revize ederek açıkladığı 44 randıman ayçiçeği için kilogram başına 37,5 lira alım fiyatının, randıman düştükçe üreticinin eline geçen fiyatın da 33 liraya kadar gerilediğini belirtti. “44 randımanı yakalamak her üretici için kolay değil. Üreticilerimizin büyük bölümü 42 ve altındaki randımanlarla ürün teslim edecek. Bu durumda fiyat 34-35 lira seviyelerine kadar düşüyor” diyen Doğan, “Geçen yıl yaşanan kuraklık nedeniyle dekara 50-150 kilogram arasında verim alındı, bu sezon ise 250-350 kilogram seviyelerine ulaşıldı. Rekolte yüksek olduğu için bu fiyat kabul edilebilir seviyede. Ancak verim düşük olsaydı bu fiyat üreticiyi kesinlikle memnun etmezdi" dedi.
40 liranın altı üreticiyi uzaklaştırır
Tekirdağ Malkara Ziraat Odası Başkanı Ender Çeşme de, “Trakya'da üretim ağırlıklı olarak 40 yağ oranı. Artan girdi maliyetleri ortada. Üreticimizin beklentisi yüzde 40 yağ bazında en az 40 lira. Bunun altında açıklanacak rakamlar üreticinin ayçiçeğinden uzaklaşmasına neden olabilir” ifadelerini kullandı. Trakya'da ayçiçeği ekim alanlarının kanolaya yönelim nedeniyle daraldığını belirten Tekirdağ Hayrabolu Ziraat Odası Başkanı Mehmet Başol da, bu yıl yüksek rekolte beklense de piyasada arz fazlası oluşacağını düşünmediklerini, fiyat beklentilerinin 35-40 lira arasında olduğunu söyledi.
Beklentiler 37-40 lira bandında
Trakya’da ayçiçeği ekim alanlarında yaklaşık yüzde 30'luk azalma olduğunu söyleyen Edirne Uzunköprü Ziraat Odası Başkanı Cemal Durmaz, fiyat beklentilerinin kilogram başına 37-40 lira bandında olduğunu vurgulayarak, “Aslında geçen yılın fiyatı enflasyon oranında güncellense bugün 42-43 lira seviyelerinde olması gerekir” dedi. Durmaz; “Açıklanacak fiyat serbest piyasaya yön verecek. Geçen yıl hasat öncesi 28 lira açıkladı. Daha sonra 33 lira olarak revize etti. Bu yıl da güçlü bir alım politikası uygularsa özel sektör ürün bulabilmek için fiyatlarını yukarı çekmek zorunda kalacak” diye konuştu. Durmaz, “Geçen yıl yaklaşık 20 liraya kullandığımız gübreyi bu yıl 34 liraya kullanacağız. Gübre ve mazotta yüzde 60-70'e varan artış söz konusu” açıklamasını yaptı.
"İTHALAT YERİNE ÜRETİM TEŞVİK EDİLSİN"
Konya Karapınar Ziraat Odası Başkanı Durmuş Üner, Türkiye'nin yağlık ayçiçeğinde uzun yıllardır yaklaşık yüzde 30 oranında arz açığı bulunduğunu belirterek, bu açığın ithalatla değil üretimi teşvik edecek politikalarla kapatılması gerektiğini söyledi. Çukobirlik'in revize ederek açıkladığı kilogram başına 37,5 liralık fiyatın üreticiyi tatmin etmekten uzak olduğunu belirten Üner, “Üreticiyi ithalatla değil, kazandıracak fiyat politikasıyla desteklemek gerekir. Eğer fiyat 45-45,5 lira seviyelerinde açıklansaydı insanlar üretime daha fazla yönelirdi. Mevcut fiyatlarla çiftçinin üretime devam etmesini beklemek gerçekçi değil” dedi. Toprak Mahsulleri Ofisi'nin (TMO) yalnızca hububat piyasasında değil, ayçiçeğinde de etkin rol üstlenmesi gerektiğini belirten Üner, “TMO'nun bu tür stratejik ürünlerde mutlaka devreye girmesi gerekiyor. Üretici birlikleriyle birlikte piyasayı dengeleyerek üreticinin gelirini koruyacak adımlar atılmalı. Mevcut fiyatlar çiftçinin beklentisini karşılamıyor; kazanan üretici değil, yağ sanayisi oluyor" diye konuştu.