DUYGU GÖKSU / İZMİR
Konfor, Konfor Yatak, Çetmen, Resty Yatak ve Çizgi Mobilya ile Landor İnşaat şirketleriyle mobilya ve inşaat alanlarında faaliyet gösteren Konfor Grup, karlılık için butik üretime yönelen sektördeki diğer oyuncuların tersine ölçek ekonomisini merkezine aldı. Günde bin takım panel mobilya, 350 takım koltuk ve her 30 saniyede bir yatak üretebilme kapasitesine sahip olduklarını söyleyen Konfor Grup İcra Kurulu Üyesi Akın Can, nakde ve kredi limitine ulaşamayan tüketiciler için, Çetmen markası ile piyasanın aksine 24 ve 36 aya varan senetli alışveriş imkanı sunduklarını aktardı.

4 yıllık bir yatırım sürecinin ardından, 2024’te Bağyurdu OSB’deki Konfor Park Üretim ve Yaşam Kampüsü’ne taşındıklarını söyleyen Can, “Gaziemir’deki eski tesisimizi Landor İnşaat şirketimiz kullanıyor. Konfor Park, 133 bini kapalı olmak üzere, 163 bin metrekarelik entegre yapısıyla sektörün en modern üretim alanlarından biri olarak öne çıkıyor. 30 bin metrekarelik açık alanda sosyal donatılar bulunuyor. Konfor Park, Türkiye'nin en büyük mobilya üretim merkezi” diye konuştu.
Son dönemde mobilya sektörünün daha çok butik üretime evrildiğini dile getiren Can, “Mobilya sektöründe iş gücü çok önemli. İş gücüne ulaşamayan yatırımcı işini endüstriye dönüştürmek istemedi, kendi markasına yatırım yaparak butik ihracat, butik mağazalaşma, butik franchise sistemleriyle devam etti. Ancak gelinen noktada butik üretici de zorlanıyor. Üretim maliyetlerinin artmasıyla sektör fiyatlamada son tüketiciden uzaklaştı. Bizim avantajımız burada en büyük üretim kapasitesine sahip olmak. Günde, bin takım panel mobilya, 350 takım soft koltuk, yaklaşık her 30 saniyede bir yatak üretiyoruz. Bir evin tüm mobilya ihtiyacını üretebilecek noktadayız. Daha fazla üretim yapabilecek, dolayısıyla birim maliyetleri daha da düşürecek, daha iyi fiyatlama yapabilecek ve daha fazla pazara ulaşabilecek noktadayız” açıklamalarında bulundu.
“En büyük avantajımız çok üretmek”
Sektörün gittiği rotanın tam aksine yatırım yapmaya devam ettiklerini dile getiren Can, “Kayseri'nin sanayisini İnegöl'ün modeliyle birleştirerek Ege'de üretim yapma hedefiyle ciddi bir yatırım yaptık. Bünyemizde şu anda bin 100 kişi çalışıyor. Bin 100 kişinin birçoğu aslında bu bölgelerde daha önce tarımla uğraşan kişiler. İş başı eğitimlerimizle özellikle kadınlara ciddi bir eğitim verdik, birçok alanda kadın çalışma arkadaşlarımız var. Tesisimizin en büyük avantajı, çok üretebilmek” diye konuştu.
“Çin, Ortadoğu pazarını elimizden aldı”
Cirolarının yıllar itibariyle yüzde 27'si ile yüzde 35’ini ihracattan sağladıklarını söyleyen Can, “Son 3 yıldır Ege'de hem sektörümüzde hem genel anlamda ihracat şampiyonları arasında yer alıyoruz. İhracat uzun soluklu bir maraton. Çıkılan pazara yeniden girebilmek yıllar alıyor. Özellikle geçmişti yaşanan kriz dönemlerinde Körfez ülkelerinden çıkmıştık. Bizim boşluğumuzu Çin doldurdu. Parsiyel yüklemelerle lojistik sorununu da çözdüler. Türk mobilyası önceki yıllarda Alman kalitesi, Çin fiyatı ve İtalyan tasarımıyla ve lojistik avantajımızla satılırdı. Çin tüm bunları elimizden aldı. İhracat her geçen gün daha zor hale geliyor. Hem Türkiye genelinde hem de firma özelinde yıllık yaklaşık yüzde 5 kayıp görülüyor” dedi.
“Sektör birleşirse Amerika pazarında başarılı olur”
İhracatta en önemli pazarlarından birinin Türk Cumhuriyetleri olduğunu belirten Can, “İyi olduğumuz pazarlar arasındaki Avrupa’da tüketim durma noktasında. Bu nedenle Avrupa'daki yatırımlarımız çok aktif değil. Londra'da, Fransa'da, Marsilya'da, Belçika'da, Avusturya'da mağazalarımız var. Libya’da bankacılık sistemi oturdu, ticaret yapabiliyoruz. Amerika tek başına büyük bir pazar ancak mobilya sektörü olarak Amerika'ya gidemiyoruz. Kendi içinde dağıtım sorunu var. Kullanım alışkanlıkları da çok farklı. Sektör bir arada hareket edebilir ve tek bir pazarlama stratejisiyle birçok noktaya hizmet ederse bu pazarda başarılı olunur” değerlendirmelerinde bulundu.
Türk mobilyasının önceki yıllarda sahip olduğu rekabetçi fiyat, yüksek kalite, iyi tasarım ve sorunsuz lojistik gibi özelliklerinin bir çoğunu kaybettiğini söyleyen Can, “Bu nedenle sektöre destek, planlama, vergisel kolaylıklar gibi teşviklerin sağlanması lazım. Özellikle hammadde girdilerindeki vergi düzenlemeleri çok önemli. Üretimin neredeyse yüzde 50’si ithal girdilerle yapılıyor. İşçilik ve enerji de artık pahalı. Biz, çok üretebildiğimiz için var olabilecek birkaç firmadan biriyiz. Butik ihracat her geçen gün zorlaşacak. İç pazarda da rekabet çok zor, fiyatlamalar çok değişti, karlılık eskisi gibi değil” ifadelerini kullandı.
Konfor olarak yurtiçinde pazar paylarını her geçen gün artırdıklarını belirten Can, “Kardan fedakarlık ederek son kullanıcıyla buluşmaya devam ediyoruz. Bu yıl 38 yeni mağaza açarak franchise sayımızı 180’e çıkardık. İkinci çeyrekte yeni yatırımcılarla 200 bandını geçeceğiz. Türkiye’de en önemli sorun alım gücü. Tüketiciler artık paraya da ulaşamıyor. Kredi kartı limitlerinin birçoğu çocuğunun okulunda, hastanesinde, aracın sigortasında tüketiliyor. Biz, Çetmen markamızda senetli alışveriş yapma imkanı tanıyoruz. Şu an bunu uygulayan tek markalı mobilya üreticisiyiz. 24 aya varan peşin fiyatına senetli alışveriş ve ayrıca 36 ay vade imkanı sunuyoruz. Konfor tarafında ise tüketici kredileri kullandırarak 36 aya kadar taksitli satış yapıyoruz, bu markamızda senet kullanmıyoruz” dedi.
“9 taksitle mobilya alışverişi, yönetilebilir değil”
Ülkenin döviz girdisine katkı sağlayan bir sektör olarak, katma değer sağlayan bu sektörün sürdürülebilirliği için ciddi anlamda desteğe ihtiyacı olduğunu söyleyen Can, “İhracat, finans kaynağımız. Özellikle paranın çok pahalı olduğu dönemlerde biz bütün parayı yurt dışından getirip Türkiye'yi finanse ediyoruz. Ama bu ciddi anlamda kesilmiş durumda. Biz pozitif ayrımcılık değil. Özellikle vergilendirilmede sektöre özel uygulamalar şart. Hammadde girdisinin maliyetlerimizdeki payı çok yüksek, bazı vergisel kolaylıklar istiyoruz. Türkiye’de mobilya pazarında çeyiz alışverişinin payı yüzde 45 dolayında. Bir evin mobilya alışverişi en az 250-300 bin TL arasında tutuyor. 9 taksitle bunu yönetebilir olmak çok efektif değil. Orada da kolaylıklar bekliyoruz” ifadelerini kullandı.