ESRA ÖZARFAT/BURSA
Ortadoğu’da yaşanan gerilimlerin küresel ekonomi üzerindeki etkileri sürerken, Türk otomotiv sektörü gelişmeleri yakından izliyor. Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) Yönetim Kurulu Başkanı Baran Çelik, mevcut kriz ortamının pandemi dönemindeki gibi doğrudan tedarik zinciri kırılmalarına yol açmasının beklenmediğini, ancak enerji maliyetleri üzerinden yeni bir baskı dalgası oluşturduğunu ifade etti. Çelik, bugünkü tabloda temel riskin üretim durmasından çok enerji fiyatlarındaki yükseliş olduğuna dikkat çekti. Artan petrol ve enerji maliyetlerinin enflasyonist baskıyı güçlendireceğini belirten Çelik, bunun yalnızca sanayi maliyetlerini değil, gübre ve gıda fiyatları üzerinden genel ekonomik dengeyi de etkileyeceğini söyledi. “Yokluk değil, yüksek maliyetli erişim dönemi yaşayacağız” diyen Çelik, enerjiye erişimde fiziksel bir kriz beklenmediğini ancak maliyetlerin uzun süre küresel ekonomileri zorlayacağını dile getirdi.
Türkiye yakın coğrafya avantajıyla öne çıkıyor
Navlun maliyetlerindeki artışın Türkiye’yi Avrupa için daha stratejik hale getirdiğini belirten Çelik, özellikle yakın coğrafyada üretim yapabilmenin öneminin yeniden ortaya çıktığını kaydetti. Sektörün Uzak Doğu’ya bağımlılığını azaltma eğiliminin güçleneceğini ifade eden Çelik, Avrupa Birliği’nin üretim güvenliği politikalarının Türkiye lehine geliştiğini söyledi. “Made in Europe” yaklaşımında Türkiye’nin güvenilir üretim ortağı olarak konumlandığını vurgulayan Çelik, bunun gümrük birliği ve Avrupa merkezli ortak üretim yapısının sonucu olduğunu belirtti. Türkiye’de faaliyet gösteren yabancı sermayeli otomotiv yatırımlarının büyük bölümünün Avrupa merkezli olduğunu hatırlatan Çelik, bu yapının yeni dönemde Türkiye’ye ilave sipariş avantajı sağlayabileceğini söyledi.
İlk iki ayda pozitif tablo, martta temkinli bekleyiş
Türkiye otomotiv pazarında yılın ilk iki ayında iç satışların yüzde 2-3 arttığını belirten Çelik, ihracatta da yükseliş eğiliminin sürdüğünü, ancak mart ayıyla birlikte jeopolitik gelişmelerin sipariş akışında temkinli bir süreci başlattığını söyledi. Şubat ayında Türkiye ihracatı yüzde 1,5 artarken, otomotiv sektörü yüzde 20 büyümeyle 3,5 milyar dolarlık ihracata ulaştı ve liderliğini korudu. İlk iki ayda sektör ihracatı yüzde 11 artışla 6,6 milyar dolara çıktı. Geçen yıl 41,5 milyar dolarlık rekor ihracata ulaşıldığını hatırlatan Baran Çelik, bu yıl hedefin 43 milyar dolar olduğunu, ancak enerji fiyatları, savaşın seyri ve döviz paritesinin belirleyici olacağını ifade etti. İhracatın yüzde 80’inin euro bazlı olduğuna dikkat çeken Çelik, euro/dolar paritesindeki hareketlerin kârlılığı doğrudan etkilediğini, otomotiv sektöründe kilogram başına ihracat değerinin ise 8 doların üzerinde bulunduğunu kaydetti.
Girişim sermayesi yatırım fonu kuruldu
OİB öncülüğünde, Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası çatısı altında kurulan girişim sermayesi yatırım fonunu da değerlendiren Baran Çelik, “İhracatçı birlikleri tarafından kurulan ilk fon. Diğer ihracatçı sektörlere de örnek olacaktır. Otomotivin geleceği elektronik, yazılım ve dijitalleşmede şekilleniyor. Türkiye’nin genç mühendis potansiyelini üretime dönüştürmek zorundayız. Yeni girişimleri ortaya çıkartacağız ve Türkiye'deki otomotivin yerlilik oranını, ihracattaki rekabet gücümüzü arttıracağız. Önümüzdeki 5 yılda yerli teknoloji tabanlı otomotiv girişimlerinin sektör ihracatına doğrudan katkı vereceğini düşünüyoruz” diye konuştu.