EKONOMİ/MANİSA
Manisa Alaşehir’de 60 yıl önce tuğla imalatıyla sanayiciliğe adım atan Köseoğlu Ailesi, daha sonra Bona Fide firmasını kurdu.
Yapılan açıklamaya göre Bona Fide, Ecosera projesiyle geliştirdiği tam otomasyonlu seraları ve çevre dostu yenilikçi uygulamalarıyla hem sürdürülebilir tarımı destekliyor, hem de bölgesel kalkınmaya katkı sağlıyor.
Ailelerinin girişimcilik hikayesinin 1967 yılında dedesi Mehmet Şevki Köseoğlu’nun Manisa’nın Alaşehir ilçesinde kurduğu Hilal Tuğla Fabrikası’yla başladığını dile getiren Bona Fide İcra Kurulu Üyesi Şevki Köseoğlu, daha sonra sanayide elde ettikleri deneyimi tarımda yeni bir modele taşıdıklarını, modern, tam otomasyonlu ve sürdürülebilirliği merkeze alan bir fide üretim tesisi kurduklarını söyledi.

Sanayiden tarıma dönüşüm hikâyesini ve kurdukları sürdürülebilir üretim modelini son olarak Ziraat Bankası’nın İstanbul’da düzenlediği 5. Tarım Ekosistemi Buluşması kapsamında gerçekleştirilen “Verimli Ziraat, Değerli Üretim” başlıklı oturumunda katılımcılarla paylaştıklarını ifade eden Köseoğlu, “Bona Fide’nin tarımda yarattığı farkındalığın merkezinde Ecosera projesi yer alıyor. Proje, suyu koruyan, enerjiyi doğru yöneten ve üretimde kaynak verimliliğini artıran bir sera modeli üzerine kuruldu. Ecosera projesi kapsamında sera çatılarından toplanan yağmur suyu 4 bin tonluk havuzda depolanıyor. Bu sistem sayesinde tesisin toplam su tüketiminin yaklaşık yüzde 30’u yağmur suyundan karşılanıyor. Projenin enerji ayağında ise 1,8 MW’lık güneş enerjisi santrali bulunuyor. Sünger ofis-sera modeliyle de yağmur suyunun buharlaşmadan toprağa süzülmesi ve yer altı sularını beslemesi hedefleniyor” dedi.
“Tarımda verimlilik daha fazla üretmek anlamına gelmiyor”
Köseoğlu ailesi olarak yarım asrı aşkın bir süredir, tarım ve inşaat sektörlerinde faaliyet gösterdiklerini vurgulayan Köseoğlu, “Dedemizin mirasını koruyarak topraklarımızda modern teknolojilerle sürdürülebilir üretim yapıyoruz. Tarımda verimlilik artık yalnızca daha fazla üretmek anlamına gelmiyor. Suyu doğru kullanmak, enerjiyi doğru yönetmek, üretimi ölçmek, kaliteyi standart hale getirmek ve sürdürülebilirliği işin merkezine koymak yeni dönemin temel başlıkları” diye konuştu.
Gençlerin tarımda daha fazla yer alması gerektiğine dikkat çeken Köseoğlu, bunun eski yöntemleri sürdürerek değil; teknoloji, veri, finansman bilgisi ve dünyayı takip eden bir üretim anlayışıyla mümkün olacağını belirtti. Bona Fide’nin ana misyonunu “güven en büyük sermayedir” sözleriyle özetleyen Köseoğlu, amaçlarının yalnızca şirketi büyütmek değil, gençlerin tarıma teknolojiyle, vizyonla ve güvenle dönebileceğini göstermek olduğunu sözlerine ekledi.
Tarımın sadece bir üretim alanı değil, geleceği şekillendiren en önemli değerlerden biri olduğuna inandıklarını anlatan Köseoğlu, “Tam otomasyonlu seralarımız ve çevre dostu yenilikçi uygulamalarımızla, sürdürülebilir tarımı destekliyor ve bölgesel kalkınmaya katkı sağlıyoruz. Toprağa saygı duyan, kaynakları verimli kullanan ve geleceği koruyan yöntemlerimizle, tarımı daha ileriye taşımak için çalışıyoruz” dedi.