ERHAN BEDİR/BURSA
Büyükşehir Belediyesi Afet İşleri ve Risk Yönetimi Dairesi Başkanlığı koordinasyonunda, Japonya Uluslararası İşbirliği Ajansı (JICA) ile yürütülen Bursa Deprem Risk Azaltma ve Önleme Planlama Projesi’nin Final Semineri ile 7. Ortak Koordinasyon Komitesi Toplantısı gerçekleştirildi. Merinos Atatürk Kültür ve Kongre Merkezi’nin ev sahipliği yaptığı programa, Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba'nın yanı sıra Büyükşehir Belediyesi yöneticileri, JICA yetkilileri, kamu kurumlarının yöneticileri, siyasi partilerin temsilcileri, akademisyenler, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve konuyla ilgili paydaşlar katıldı.

“Geleceğe yön verecek önemli bir yol haritası”
Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba, projenin son koordinasyon toplantısını yalnızca bir kapanış olarak değerlendirmediklerini belirterek, “Paylaşılan veriler, Bursa için gelecek yıllarda alınacak kararların başlangıç noktası olacak. Bugün ortaya konulacak çalışmalar, kentimizin geleceğine yön verecek önemli bir yol haritası niteliği taşıyor” dedi. Depremin zamanı bilinmeyen, bir gün mutlaka yaşanacak bir gerçek olduğuna dikkat çeken Başkan Vekili Biba, “Afet yönetimindeki en kritik nokta, deprem olmadan önce alacağımız kararlardır. Projenin önemi de tam olarak burada yatıyor. Afetleri konuşurken çoğu zaman binaları konuşuyoruz. Fakat deprem yalnızca yapıları değil; ulaşımı, üretimi, eğitimi, sağlığı ve ekonomiyi de etkiliyor. Kısacası deprem, meydana geldiği bölgedeki tüm yaşamı etkiliyor” ifadelerini kullandı.

“12 farklı deprem senaryosu hazırlandı”
Afetlere dirençli bir şehir oluşturmanın bütüncül bir yaklaşımla mümkün olacağını söyleyen Başkan Vekili Biba, “Biz yalnızca riskleri tespit etmedik. Proje boyunca çok büyük bir veri üretildi. Bursa’daki 536 bin binanın konumu, yapım yılı ve kat bilgileri tek tek eşleştirildi, yapı envanteri güncellendi. Binlerce sondaj ve jeofizik çalışma sayısallaştırıldı, zemin davranış haritaları yeniden oluşturuldu. Kentimizi etkileyebilecek 12 farklı deprem senaryosu hazırlandı. Yapı stokumuzun, altyapımızın ve kritik tesislerimizin nasıl etkileneceği bilimsel yöntemlerle analiz edildi. Şehrimizdeki yolların, köprülerin, hastanelerin, barajların risk analizleri yapıldı. Son olarak 17 organize sanayi bölgemizi de bu çalışmaya dâhil ettik” diye konuştu.

“Proje çalışmaları 42 ay boyunca sürdü”
JICA Uzman Ekip Lideri Shinichi Fukasawa bugün yapılacak sunumun içeriği hakkında bilgilendirmelerde bulundu. Bursa’nın yüksek deprem riski taşıyan kentlerden biri olduğunu belirten Fukasawa, 42 ay süren proje kapsamında kentin afetlere karşı dayanıklılığını artırmaya yönelik kapsamlı çalışmalar yürütüldüğünü söyledi. Proje sonucunda Kentsel Dayanıklılık Planı hazırlandığını ifade eden Fukasawa, bu planın Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin çevre düzeni ve altyapı planlamalarıyla entegre şekilde geliştirildiğini kaydetti. Hazırlanan Bursa Modeli’nin bilimsel verilere dayanan bir çalışma olduğunu vurgulayan Fukasawa, modelin özellikle afet öncesinde alınacak yapısal planlama kararları açısından büyük önem taşıdığını dile getirdi. Proje kapsamında kapasite geliştirme yaklaşımını benimsediklerini belirten Fukasawa, “Bursa Modeli yalnızca Bursa için değil, Türkiye’deki diğer belediyelerin de uygulayabileceği örnek bir model ortaya koyuyor” dedi.

“Bursa’ya deprem erken uyarı sistemi kuruldu ama kimse bilmiyor”
Ardından düzenlenen Kentsel Dirençlilik Paneli’nde, Kocaeli Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şerif Barış ile Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Beyhan Bayhan, afet risklerinin azaltılması ve dirençliliğin güçlendirilmesine yönelik değerlendirmelerde bulundu. Bursa’ya deprem erken uyarı sisteminin kurulduğunu söyleyen Prof. Dr. Şerif Barış, “Bu projeyi 4 yıl önce Bursa’ya kuran benim. Türkiye’de deprem erken uyarı sistemi kurulan ikinci şehir Bursa oldu. Ama maalesef üzülerek söylüyorum, ben sanayi bölgeleri başta olmak üzere pek çok toplantıda projeyi anlattım. ‘Deprem Önleme Sistemi’ bir araştırma projesi olarak kalmaması için uğraştım. Bir afet anında zararı azaltacak özellikle yangın ve kazaları önleyecek, sanayi bölgesinde makinaların elektrik ve doğalgazını keserek olabilecek ekonomik kayıpları önleyecek bir sistem olmamasına rağmen bu konuda hiçbir kurum ve firmadan destek görmedim. Bursalı sanayiciler tek yapması gereken fabrikalarına bu sistemi kurmaları yeterli olacaktı. Bunu üzülerek söylüyorum ama 1999 Marmara ve 6 Şubat depremlerinde gördük ki üretim durduğu an hayat da duruyor” şeklinde konuştu.
“Resmi kurumlar kadar yollar ve köprülerde ayakta kalmalı”
Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Beyhan Bayhan, dirençli şehir kelimesinin asıl anlamının kentin olası afet sonrasında kendisini toparlayabilmesi olduğunu belirtti. Bir şehirde olası bir afet sonrasında öncelikle ayakta kalması gereken kurumların başında Afat, Büyükşehir, Valilikler ve hastanelerin geldiğini dikkat çeken Prof. Dr. Beyhan Bayhan, “Olası afetlerde ilk müdahaleyi ve yardım koordinasyonu bu resmi kurumlar yapacak. Kentin ulaşım ağıda çok önemli resmi kurumlar kadar yollar ve köprülerin de ayakta kalarak yardım ve hizmetlerin hızlı bir şekilde ulaşmasını sağlamalıdır” dedi. Final seminerinin ardından gerçekleştirilen 7. Ortak Koordinasyon Komitesi Toplantısı’nda ise projeden elde edilen çıktılar değerlendirilirken, uygulama kısmında izlenecek yol haritası ve kurumlar arası iş birliğini güçlendirecek adımlar ele alındı.