FİKRİ CİNOKUR/ANTALYA
Batı Akdeniz İhracatçı Birliği (BAİB) Yönetim Kurulu Üyesi ve Başkan Adayı Mehmet Ali Can, ihracatçılara Su Otelinde iftar yemeği verdi. Can burada yaptığı konuşmada, ihracatın artırılması amacıyla yol haritasını çizdiklerini söyledi. İhracatın, bir bölgenin cesareti, vizyonu ve rekabet gücü olduğunu ifade eden Can, şunları kaydetti:
‘’İhracat Batı Akdeniz’in kalkınmasıdır! Antalya, Isparta ve Burdur dan oluşan bölgemiz Türkiye’nin en güçlü ihracat merkezlerinden birini oluşturuyor. Batı Akdeniz bugün, yaş meyve sebze ve gıda sektörleriyle dünya sofralarına ulaşan, doğal taş ve mermer sektörüyle dünyanın birçok ülkesinin mimarisine imza atan, orman ürünleri ve mobilya sektörüyle katma değer üreten, kimya, makine, elektrik ve birçok sektörüyle büyüyen güçlü bir ihracat potansiyeline sahip. Ama Batı Akdeniz’in gerçek gücü yalnızca üretim kapasitesinden gelmez. Batı Akdeniz’in gücü, gençliğinden, tecrübesinden ve birlikte hareket edebilme kabiliyetinden gelir. Gençliğin enerjisi ile tecrübeyi birleştiğimizde ortaya büyük başarılar çıkacaktır.’’
Bu anlayışı somut hale getirmek için iki önemli adım atacaklarını anlatan Mehmet Ali Can, Genç İhracatçılar Kulübü ile İhracatçı Yüksek İstişare Kurulu oluşturacaklarını bildirdi. Can, ‘’Batı Akdeniz’de ihracata yeni adım atan, dijital dünyayı iyi okuyan, yeni nesil ticareti bilen genç girişimcilerimizi bir araya getireceğiz. Karar süreçlerinde aktif rol almalarını sağlayacağız. Yıllarını ihracata adamış, sektörlerine yön vermiş, tecrübeleriyle önümüzü açmış büyüklerimizin birikiminden daha fazla yararlanacağız. Bir tarafta gençliğin enerjisi, diğer tarafta tecrübenin rehberliği olacak. Batı Akdeniz ihracatını bu iki gücün birlikteliğiyle büyüteceğiz’’ dedi.
İhracatı artırmak için, UR-GE projelerini artıracaklarını, yeni pazarlar bulmak için çalışacaklarını, Katma Değerli İhracat için girişimde bulunacaklarını ifade eden Can, şçyle devam etti:
‘’Birinci hedefimiz UR-GE projelerini büyütmek. Çünkü bugün rekabet bireysel ya da bölgesel değil, kümeler ve küresel ölçekte gerçekleşiyor. İşte bu nedenle UR-GE projelerini Batı Akdeniz’de çok daha aktif, çok daha güçlü hale getireceğiz. İkinci hedefimiz Yeni pazarlar. İhracatımızın önemli kısmı belli pazarlarda yoğunlaşıyor. Bu da çeşitli riskler oluşturuyor. Afrika, Latin Amerika, Güneydoğu Asya ve Körfez ülkeleri gibi yükselen pazarlara daha güçlü girmek zorundayız. BAİB olarak hedef pazar ticaret heyetlerini artıracağız. İhracatçımızı yeni pazarlarla buluşturacağız. Üçüncü hedefimiz Katma değerli ihracat. Birçok sektörde ham ürün satıyoruz. Oysa gerçek kazanç, ürünü işlediğimizde, markalaştırdığımızda ve tasarımla buluşturduğumuzda geliyor. Dördüncü hedefimiz Lojistik avantajı. İhracatın kaderini üretim kadar lojistik belirliyor. Antalya limanı, kara yolu bağlantıları ve soğuk zincir altyapısı daha etkin kullanmak için projeler üreteceğiz. Beşinci hedefimiz: Dijital ihracat. Dünya değişiyor. Artık ticaret sadece fuarlarda değil dijital platformlarda da yapılıyor. E-ihracat ve dijital pazarlama alanında ihracatçılarımızı güçlendirecek programları devreye alacağız. Çünkü geleceğin ticareti dijital ticarettir. Yapay zekayı doğru kullanmak, yeni trendlere ve geleceğe hakim olmaktır.’’
"İhracatçının gündemi yoğun"
İhracatçının gündeminin çok net ve çok yoğun olduğuna dikkat çeken Can, ‘’Artan lojistik maliyetleri, finansmana erişim zorlukları, yeni pazarlara ulaşma ihtiyacı, vize ve ulaşım engelleri, artan iş gücü maliyetleri ve zorlaşan küresel rekabet. Bugün ihracatçı sadece ürün satmıyor. Kurla mücadele ediyor! Enerji maliyetleriyle mücadele ediyor! Navlunla mücadele ediyor! İşte tam da bu noktada ihracatçı birliklerinin rolü çok daha kritik hale geliyor. Çünkü Batı Akdeniz’de ihracat büyürse; Antalya büyür, Isparta büyür, Burdur büyür, Batı Akdeniz büyürse Türkiye büyür’’ diye konuştu.