FİKRİ CİNOKUR/ANTALYA
Antalya Ticaret Borsası (ATB) Başkanı Ali Çandır, BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı’nın (COP31), 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya’da düzenleneceğini anımsattı. COP31 Yeşil Alanı’nda ATB olarak stant açacaklarını belirten Çandır, COP31 kapsamında yürüttükleri tarım ve su alanındaki çalışmalarını ulusal ve uluslararası katılımcılarla buluşturacaklarını bildirdi.
Antalya Tarım Konseyi’nin hazırladığı CityMed-AgriNet Projesi ve Antalya Tarım Mutabakatı’nın tanıtılacağını ifade eden Çandır, şunları kaydetti:
‘’ATB’nin geliştirdiği tarımda karbon ayak izi hesaplama yazılımını anlatacağız. , Antalya Su Zirvesi’nin sonuç raporu düzenlenecek panelle kamuoyu ile paylaşılacak. COP31 kapsamında tarımın iklim değişikliğine uyumu ve sürdürülebilir üretim konusunda yürütülen çalışmalar ziyaretçilere anlatılacak. Bu kapsamda CityMed-AgriNet Projesi ile Antalya Tarım Mutabakatı tanıtılacak. Antalya tarım sektörünün iklim değişikliği karşısındaki ihtiyaçları, su kaynaklarının etkin ve sürdürülebilir kullanımı ile gıda güvenliğine yönelik çalışmalar hakkında bilgi verilecek.’’
Antalya Su Zirvesi sonuçları COP31’de paylaşılacak
COP31 programı kapsamında 13 Kasım Cuma günü saat 17.00’de Antalya Su Zirvesi Paneli düzenlenecek. ATB Başkanı Ali Çandır, Akdeniz Üniversitesi Öğretim Üyeleri Prof. Dr. Bülent Topkaya, Prof. Dr. Ayşe Muhammetoğlu, Prof. Dr. Ethem Karadirek, Prof. Dr. Harun Kaman katılımıyla gerçekleşecek panelde, Antalya Su Zirvesi Sonuç Raporu kamuoyuyla paylaşılacak.
Panelde ayrıca Antalya’nın su kaynakları, suyun tarım ve gıda üretimi açısından stratejik önemi, iklim değişikliğinin su kaynakları üzerindeki etkileri ve sürdürülebilir su yönetimine ilişkin başlıklar değerlendirilecek.
ATB ve Antalya Tarım Konseyi Başkanı Ali Çandır, iklim değişikliğinin etkilerinin artık çevre başlığıyla sınırlı olmadığını, tarımsal üretimden gıda güvenliğine, su kaynaklarından ekonomik ve sosyal yaşama kadar geniş bir alanı doğrudan etkilediğini belirterek, su ve tarımın iklim mücadelesinin merkezinde yer aldığını söyledi.
Antalya’nın tarım ve turizm başta olmak üzere doğal kaynaklara dayalı bir ekonomik yapıya sahip olduğunu kaydeden Çandır, şöyle devam etti:
“Bu nedenle iklim değişikliğinin etkilerini azaltmak ve değişen koşullara uyum sağlamak bizim için bir tercih değil, zorunluluktur. Özellikle su kaynaklarımızın korunması, verimli kullanılması ve tarımsal üretimin geleceğinin güvence altına alınması büyük önem taşıyor. COP31’i yalnızca bir iklim konferansı olarak değil, kalıcı bir dönüşümün başlangıcı olarak görmeliyiz. Tarımda sürdürülebilirliği, suyun etkin kullanımını, gıda güvenliğini ve iklim değişikliğine uyumu birlikte ele almalıyız. Antalya Su Zirvesi’nde ortaya koyduğumuz ortak aklı COP31’e taşıyarak, çözüm önerilerimizi ulusal ve uluslararası paydaşlarla paylaşacağız. Amacımız Antalya’nın tarım ve su alanındaki deneyimini görünür kılmak ve somut, uygulanabilir iş birliklerinin önünü açmak.’’