Birçok alanda ‘ilkleri’ başardıklarını vurgulayan Antalya OSB Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Ali Gönen, “Enerji, su verimliliği ve tasarrufuna yönelerek karbon salınımını azaltmamız ivedilik arz ediyor.” değerlendirmesini yaptı.
Hasan Ali Gönen görüşlerini şöyle özetledi: “Sanayi üretiminin sürdürülebilirliği, günümüzde yalnızca ekonomik göstergelerle değil; doğal kaynakların etkin yönetimi ve çevresel etkilerin minimize edilmesi ile birlikte değerlendirilmektedir. Bu çerçevede, özellikle su kaynakları üzerindeki baskının artması, sanayi bölgelerinde sistematik ve ölçülebilir yönetim yaklaşımlarını zorunlu kılmaktadır.
Antalya Organize Sanayi Bölgesi olarak, bu gereklilik doğrultusunda su yönetimini kurumsal önceliklerimiz arasına almış bulunuyoruz. Bu yaklaşımın somut bir çıktısı olarak, TS ISO 46001 Su Verimliliği Yönetim Sistemi Belgesi’ni alan Türkiye’deki ilk organize sanayi bölgesi ve ülkemizin bu belgeyi alan ilk 2 kuruluşundan biri olmanın haklı gururunu taşıyor ve bu doğrultuda yeni bir paradigma ortaya koymak istiyoruz.
Bugünün garantisi yarındır
Tersi olduğu düşünülür. Yarın için bugün çalışmak gerekliği yöndedir ilk kanı. Oysa görmediğimiz kör bir alan var. Yarını koruyabildiğimiz sürece bugün varız. Yarını korumak için attığımız her adım bugünün; insanlar ve ülkeler için daha huzurlu, daha verimli, sürdürülebilir ve adil olması için bir yatırım. Yani gideceğimiz yön ve vizyonumuz aslında bugünümüz içindir.
Antalya OSB’nin hiç durmadan yaptığı projeler ve işlerle geleceğe yatırım yapması da bölgemiz ve şehrimiz için günümüzün yaşanabilir koşullarının yaratılması amacıyla yapılan planlı ve bilinçli bir çabadır. Antalya Organize Sanayi Bölgesi’nin bu verimli projelere altyapı oluşturan çabası ve istişare ekosistemini önemsiyoruz. Son 10 yıl içerisinde Bölge Müdürlüğümüz ev sahipliğinde gerçekleştirilen 400’ün üstünde etkinlikle; 634 farklı kuruluş ve 15000’in üstünde katılımcıyla bir araya gelerek bölgemizde istişare kültürünün oluşmasını desteklemeye çalıştık.
OSB’lerin rolleri değişti
Ülkemizde organize sanayi bölgelerinin rolleri 1960’ların başında sadece alt yapı ve üst yapı hizmetleri olarak tanımlanmıştı. Günümüzde, çağın gereklilikleri doğrultusunda, stratejik ve bölgesel kalkınma hedefleri bazında OSB hizmetleri; analizcilik, planlayıcılık ve yürütücülük yan rolleriyle genişletildi. Nitekim OSB’ler içerisinde teknik kolejlerin, teknoparkların, eğitim merkezlerinin, model fabrikaların ve benzer destek yapılarının oluşturulmasının temelinde, bu yeni hizmet rolleri yer aldı.
Hizmet yaklaşımımız tescilli
Antalya Organize Sanayi Bölge Müdürlüğümüz, tanımlanan güncel rollerin gerekliliklerine uygun olarak hizmet süreçlerinde ihtiyaç duyulan tüm araç gereçlerle, kaynaklarla donatılmış olup bugün; 734 hektarlık bir alanda 8 ana sektörde toplamda 25 bin çalışanı olan 300’ün üstünde firmaya hizmet veriyor. Hizmet yaklaşımımızın uluslararası hizmet sunum standartlarına uyumu ise; “14001 Çevre Yönetim Sistemi”, “50001 Enerji Yönetim Sistemi”, “ISO 9001 Kalite Yönetim Sistemi”, “ISO 46001 Su Verimliliği Yönetim Sistemi” ve “TSE Gümüş Seviye Yeşil OSB” belgeleri ile tescillendi.
Bu belgelerin çoğu organize sanayi bölgeleri içerisinde kurulum süreci ve tescil öncülüğü açısından ilki teşkil ediyor. 46001 Su Verimliliği Yönetim Sistemini Kuran ilk OSB’yiz. Türkiye’de Yeşil OSB unvanını alan ilk 11 OSB içerisinde yer almıyoruz. Entegre Yönetim Sistemlerini TSE paydaşlığında kurarak uluslararası standartlarda hizmet sağlayan sayılı OSB’lerdeniz.
Çevreyi ve sosyal değerleri ön planda tutma politikamızın gerekliliği ve firmalarımızın uluslararası platformlarda rekabet edebilirliğinin artırılması amacıyla, Yeşil Dönüşüm faaliyetleri ana başlığında ve uzman ekibimizin koordinasyonunda 2023 yılından günümüze; 790 kişinin katılımıyla, 17 farklı başlıkta, eğitim farkındalık organizasyonu gerçekleştirdik.
Bu OSB, bu şehir, bu ülke, bu dünya bizim
Bundan dolayı biz; üreten ve yöneten sanayiciler olarak hizmetlerimizi ve üretimimizi kabul gören uluslararası standartlara uygun olarak gerçekleştirerek, insanı odak noktamıza alarak, çevre politikamızı işlerimize yansıtıyor ve bu bilinçle yürüdüğümüzde daha güçlü, daha verimli ve daha güvende hissediyoruz.
Güçlü, verimli ve güvende hissetmeye devam etmek ve ülkemizin üretim boyutunda iklim kanunlarından olumsuz etkilenme seviyesini en aza indirmek amacıyla; enerji-su verimliliği ve tasarrufuna yönelerek karbon salınımını azaltmamız, cennet vatanımızın kaynaklarını katı kurallar ve müdahaleler olmadan, hakkaniyetli olarak kullanmamız açısından ivedilik arz ediyor. Bu strateji ışığında, nice projelerin kıymetli paydaşlarımızla hayata geçirilmesi temennisiyle, verimlilik projelerimize paydaşlık desteği veren kıymetli kurum ve kuruluşlarımıza teşekkür ediyoruz.”