EKONOMİ/GAZİANTEP
Dünyanın en büyük ikinci makarna ihracatçısı konumunda bulunan Türkiye, 2026 yılının ilk çeyreğinde ihracattaki güçlü performansını sürdürdü. Ocak-mart döneminde toplam makarna ihracatı 228,5 milyon dolar olarak gerçekleşirken, sektör hem miktar hem de değer bazında dikkat çekici bir ivme yakaladı. Geçen yılın aynı dönemine göre değer bazında yüzde 7 artış kaydedilen ihracat, miktar bazında ise yüzde 11,5 yükselerek 378,7 bin tona ulaştı. Kilogram başına ortalama ihracat değeri 0,60 dolar olurken, Türkiye’nin en fazla makarna ihraç ettiği ülke 36,3 milyon dolar ile Somali oldu. Somali’yi 22,7 milyon dolar ile Irak izlerken, Gana’ya 21,5 milyon dolar, Japonya’ya ise 15 milyon dolar tutarında ihracat gerçekleştirildi. Almanya ve Amerika Birleşik Devletleri de Türkiye’nin en fazla makarna sattığı ilk 10 ülke arasında yer aldı. Sektörün ihracat başarısını değerlendiren TİM Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri Sektör Kurulu Başkanı Ahmet Tiryakioğlu, Türkiye’nin küresel pazarlardaki yükselen konumuna dikkat çekerek önemli açıklamalarda bulundu.
“Önde gelen pazarlarda ilk 5 tedarikçiden biriyiz”
Türkiye’nin üretim gücü, kalite standardı ve ihracat kabiliyetiyle dünya makarna ticaretinde stratejik bir aktör haline geldiğini vurgulayan Ahmet Tiryakioğlu, şu ifadeleri kullandı: “Bugün geldiğimiz noktada, küresel makarna ithalatının yaklaşık yüzde 30’unu gerçekleştiren ABD, Japonya ve Almanya gibi önde gelen pazarların en fazla makarna tedarik ettiği ilk 5 ülke arasında yer alıyor olmamız, üretim kalitemizin en somut tescilidir. Dünya makarna ticaretinde tonaj bazında yüzde 25’lik payını tek başına göğüslememize rağmen, küresel pazar payımızın değer bazında yüzde 10-15 aralığında seyretmesi ise önümüzdeki dönemde odaklanmamız gereken temel alanı işaret etmektedir.”
Tiryakioğlu, sektörün yalnızca üretim hacmiyle değil, değişen taleplere hızla uyum sağlayabilen yapısıyla da öne çıktığını belirterek, “Dünyanın her noktasındaki farklı talep ve kalite standartlarına yanıt verebilecek üretim esnekliği bulunan sektörümüz, ihracat hacmini korurken birim değerini de yukarı taşıyacak bir olgunluğa sahiptir” dedi.
“Önceliğimiz fiyat rekabetinden değer rekabetine geçmek”
Önümüzdeki dönemde sektörün temel hedefinin katma değerli üretim ve markalaşma olacağını vurgulayan Ahmet Tiryakioğlu, açıklamalarını şöyle sürdürdü: “Sektörün önceliği, fiyat rekabetinden değer rekabetine geçerek yüzde 100 durum buğdayı kullanımını ve premium ürün çeşitliliğini artırmak olacaktır. Özellikle Uzak Doğu pazarlarında karşılaştığımız vergi dezavantajlarının giderilmesi ve Avrupa Birliği’ndeki kota limitlerinin sektörümüzün potansiyeline uygun şekilde güncellenmesi noktasında, hükümetimizin diplomatik girişimlerinin sağlayacağı katkıyı çok önemsiyoruz.”
Afrika pazarındaki gelişmeleri de değerlendiren Tiryakioğlu, geleneksel pazarlarda oluşabilecek değişimlere karşı yeni stratejiler geliştirildiğini belirtti. Tiryakioğlu, “Afrika gibi geleneksel pazarlarımızda yerel yatırımların artmasıyla oluşabilecek değişimleri, yüksek satın alma gücüne sahip pazarlarda markalı ve sınıflandırılmış yerli buğday çeşitlerimizle dengelemeyi hedefliyoruz. Kamu-özel sektör eşgüdümüyle ‘Türk Makarnası’ imajını güçlendirerek, Anadolu’nun eşsiz buğdayından işlenen bu ürünü dünya pazarında hak ettiği finansal değere ulaştıracağımıza eminiz” diye konuştu.
Yaklaşık 50 bin kişiye istihdam sağlayan ve yurt içi ile yurt dışı satış hacmiyle Türkiye ekonomisine her yıl 2 milyar dolarlık katkı sunan makarna sektörü, yeni dönemde hem ihracat hacmini büyütmeyi hem de katma değerli ürünlerle küresel pazardaki gücünü artırmayı hedefliyor.