Türkiye, COP31 öncesinde yapay zekânın sorumlu kullanımına yönelik Antalya Yapay Zekâ Taahhüdü'nü açıklamaya hazırlanırken, yeni bir araştırma tartışmayı veri merkezlerinin enerji tüketiminin ötesine taşıyor. Araştırmaya göre yapay zekâ, fosil yakıt üretiminde sağladığı verimlilik artışı nedeniyle, doğru politikalarla yönlendirilmediği takdirde emisyonları azaltmak yerine artırabilir.
Türkiye, COP31 Eylem Gündemi’ni açıkladığı toplantıda, yapay zekânın sorumlu kullanımını hedefleyen 2026 Antalya Yapay Zekâ Taahhüdü’nün de önümüzdeki haftalarda açıklanacağını duyurdu.
New York İklim Haftası (Climate Week) kapsamında konuşan COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, hükümetlerin yapay zekâyla ilgili kurallar koymaya başlaması ve yapay zekânın artan enerji tüketiminin açıkça konuşulmaya başlanması gerektiğini söyledi. Taahhüdün yanı sıra Yapay Zekâ Destekli Temiz Teknolojiler Girişimi kurulacağı ve öncelikli sektörlerde yapay zekâ destekli temiz teknoloji projelerinden oluşan portföyler yaratılıp yatırımcılarla buluşturulacağı duyuruldu.
Yapay zekânın iklim değişikliği üzerindeki etkileri giderek daha fazla tartışılıyor ve tartışmalar büyük ölçüde, veri merkezlerinin artan enerji tüketimine odaklanıyor.
Uluslararası Enerji Ajansı’nın (IEA) Nisan 2025 tarihli “Enerji ve Yapay Zeka” raporunda, veri merkezlerinin 2024’te küresel elektrik tüketiminin yüzde 1.5’inden sorumlu olduğu ve bu tüketimin 2030’a kadar iki katına çıkmasının beklendiği aktarılıyordu. Nitekim veri merkezlerindeki elektrik tüketimi, 2025’te yüzde 17 arttı. IEA, “enerji olmadan yapay zekâ olamayacağı gibi, yapay zekânın da enerji sektörünü dönüştürme potansiyeli bulunduğuna” dikkat çekiyor.
NPI Climate Action adlı hakemli dergide Ağustos 2026’da yayınlanan yeni bir makale ise veri merkezlerindeki elektrik tüketiminin, buzdağının yalnızca görünen ucu olduğunu ortaya koyuyor. Yapay zekâ kaynaklı üretkenlik artışlarının, fosil yakıt ve yenilenebilir enerji sektörlerini nasıl etkileyeceğini modelleyen çalışmaya göre, regüle edilmediği takdirde yapay zekâ emisyonları azaltmak yerine kayda değer ölçüde artıracak. 64 senaryonun çalışıldığı araştırmaya göre emisyonlar yalnızca, yapay zekânın fosil yakıt üretimini desteklemediği senaryolarda düşebiliyor.
Çalışmanın yazarlarından Holly Alpine, Türkiye’nin açıkladığı yapay zekâ gündeminin bu nedenle “resmin yarısını gözden kaçırdığını” söylüyor. “Veri merkezlerinin enerji kullanımında şeffaflık çağrısında bulunmak ve yapay zekânın temiz teknoloji potansiyeline yatırım yapmak doğru adımlar” diyen Alpine, yapay zekânın gerçekte nasıl kullanıldığının ise gözden kaçırılmaması gerektiğini vurguluyor. Alpine’a göre konunun COP31’de inandırıcı bir şekilde ele alınabilmesi için iklim üzerindeki etkilerinin bütüncül değerlendirilmesi şart.
Enabled Emissions Campaign (Yol Açılan Emisyonlar Kampanyası) Direktörü ve Stanford Üniversitesi McCoy Aile ve Etik Merkezi’nde Etik ve Teknoloji Uygulamacı Bursiyeri Holly Alpine’ın değerlendirmeleri şöyle:
Yapay zekânın net etkisi, enerji sistemine bağlı
“Yapay zekâ, bir genel amaçlı teknoloji, dolayısıyla aynı özellikleri yalnızca tek bir alanda değil, uygulandığı diğer alanlarda da gelişme sağlar. Taraf tutmaz. Fosil yakıt üretiminde kullanıldığında, çıkarılma maliyetlerini düşürür ve ekonomik olarak çıkarılabilir kaynakları artırır. Yenilenebilir enerjiye uygulandığında ise üretim tahminlerini ve yer seçimini geliştirir, verimliliği artırır.
Yapay zekâ, her iki yönde de üretkenliği artırdığından, net etkisinin seragazı emisyonlarının artmasına mı yoksa azalmasına mı yol açacağı, teknolojinin kendisine değil, içinde faaliyet gösterdiği enerji sisteminin temel dengesine bağlı.”
Veri merkezlerindeki elektrik tüketimine odaklananlar büyük resmi kaçırıyor
“Kamuoyundaki tartışmanın odağının aksine, veri merkezlerindeki elektrik kullanımına odaklanmama düşüncesi, iki anlaşmanın rakamlarını inceledikten sonra ortaya çıktı: Microsoft’un Exxon ve Chevron’la yaptığı teknoloji işbirlikleri, günde 50 bin ve 400 bin varil ek fosil yakıt üretimi sağlıyordu ve artışın tamamı, teknolojiye atfediliyordu. Tek başına bu bile, Microsoft’un kendi operasyonel karbon ayak izinin, buna veri merkezleri de dahil, yüzde 300’ünden fazlasına denk geliyor. Bu da iklim hesap verebilirliğinin veri merkezlerindeki elektrik kullanımına odaklanmasının, büyük resmi kaçırdığını çok net gösteriyor.”
Yapay zekâ şimdiden rezervleri artırıyor, maliyetleri düşürüyor
“Mevcut analizler, veri merkezlerinin enerji talebini, yenilenebilir enerji optimizasyonunu ve talep tarafındaki verimliliği inceliyor. Ancak yapay zekanın fosil yakıt arz ekonomisini nasıl yeniden şekillendirdiğini yeterince ele almıyor. Örneğin Batı Teksas Havzası’nda (Permiyen Havzası) başabaş maliyetler varil başına 90 doların üzerindeyken, yapay zekâ ile birlikte yaklaşık 40 dolara geriledi. Goldman Sachs, yapay zekanın, ABD’deki kaya gazı rezervlerini yüzde 8 ila 20 oranında artırabileceğini tahmin ediyor. Sektörel veriler, petrol ve gaz sektöründe arama ve üretim yapan kuruluşların yüzde 44’ünün keşif aşamalarında şimdiden yapay zekâ kullandığını gösteriyor. Yapay zekânın seragazı emisyonları üzerinde hiçbir etkisi olmaması için yenilenebilir enerjide yapay zekâ kaynaklı verimlilik artışının, fosil yakıtların verimlilik artışından 4 ila 5 kat daha fazla olması gerekiyor. Fosil yakıtlar hâlâ küresel birincil enerjinin yüzde 80’inden fazlasını sağlıyor. Bu nedenle aynı orandaki verimlilik artışı, fosil yakıt sistemlerinde yenilenebilir enerji kaynaklarına kıyasla çok daha büyük bir etki yaratıyor. Altyapı bağımlılığının, politik-ekonomik geri beslemelerin ve patikaya bağımlı yatırımların, zaman içinde, tespit ettiğimiz bu asimetriyi daha da güçlendirmesi beklenebilir. Sonuçta; teknolojik ilerlemeler, mevcut enerji sistemlerine uygulandığında, bu sistemlerin ömrünü uzatıyor.”
COP31'de yapay zekânın iklim etkileri bütüncül ele alınmalı
"Türkiye'nin yapay zekâ konusundaki taahhüdü sunma biçimi, resmin yarısını gözden kaçırıyor. Veri merkezlerinin enerji kullanımında şeffaflık çağrısında bulunmak ve yapay zekânın temiz teknoloji potansiyeline yatırım yapmak doğru adımlar. Ama yapay zekânın günümüzde gerçekten nasıl kullandığı gözden kaçırılıyor: Yapay zekâ, fosil yakıtların çıkarılmasını ve üretimini azaltmak için değil, aksine büyük ölçüde bunları artırmak için kullanılıyor. Araştırma, bu tür mesajlarda öne çıkarılanın aksine, yapay zekanın sebep olduğu fosil yakıt emisyonlarının, temiz enerji kazanımlarından çok daha yüksek olduğunu ortaya koydu."