Tofaş CEO’su Cengiz Eroldu, Denizli’deki Hierapolis Antik Kenti’nde yaklaşık 70 yıldır devam eden kazılara Tofaş olarak 21 yıldır destek verdiklerini belirterek, “Kültürel mirasın korunması yalnızca geçmişe sahip çıkmak değildir, aynı zamanda gelecek nesillere yapılan uzun vadeli bir yatırımdır” dedi.
Türkiye’nin en köklü ve güçlü ‘otomotiv sanayi’ şirketlerinden Tofaş, Denizli’de yaklaşık 70 yıldır devam eden Hierapolis kazılarına 2005 yılından beri kesintisiz mali destek sağlıyor. Tofaş CEO’su Cengiz Eroldu, şirket olarak toplumsal yatırımlarda kısa vadeli ve tek seferlik katkılar yerine sürdürülebilir ve kalıcı değer yaratmayı hedeflediğini belirterek, “Güçlü bir toplumun, iş dünyasında kalıcı başarının da temel unsurlarından biri olduğuna inanıyoruz. Bu nedenle toplumsal gelişmeyi destekleyen, ülke ekonomisine katkı sağlayan ve toplum için kalıcı değer yaratan projelere uzun yıllardır yatırım yapıyoruz. Kültürel mirasa verdiğimiz desteğe de aynı anlayışla yaklaşıyoruz” dedi. Eroldu, Kültürel mirasa desteği bir sponsorluk ilişkisi olarak görmediklerini, eserlerin korunmasına katkı vermeyi, geleceğe yapılan bir yatırım olarak değerlendirdiklerini belirtti. Cengiz Eroldu, şöyle konuştu: “1978’de asistan olarak geldiği Hierapolis’te 2000 yılında kazı başkanlığını üstlenen ve yaklaşık 40 yıldır bu alanda görev yapan Prof. Dr. Francesco D’Andria, mevcut Kazı Başkanımız Prof. Dr. Grazia Semeraro ve kazı ekibine de ayrıca teşekkür ediyoruz. Hierapolis Antik Kenti’nde sistematik arkeolojik kazılar, ilk kez 69 yıl önce başladı. Tofaş’ın Hierapolis Antik Kenti’ndeki kazı ve restorasyon çalışmalarına desteği ise 2005 yılına dayanıyor. İlk yıllarda Frontinus Kapısı kapsamındaki çalışmalara destek sağlandı. İlerleyen dönemde Antik Tiyatro, Nekropol ve San Filippo Matriumu gibi önemli kalıntıların gün yüzüne çıkarıldı. Tofaş’ın desteği daha sonra Ploutonion’un, diğer adıyla ‘Cehennem Kapısının’ kazı ve restorasyonu ile Hades Heykeli’nin korunmasına yönelik restorasyon çalışmalarını kapsayacak şekilde genişledi. Böylece Hierapolis ile Tofaş arasındaki iş birliği uzun soluklu bir kültürel miras projesine dönüştü. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Denizli Valiliği’nin himayesinde yürütülen kazılarda, arkeolog, mimar, restoratör ve uzmanlardan oluşan yaklaşık 40 kişilik uluslararası ekip görev yapıyor.”
"CEHENNEM KAPISI TARİHİ 300 YIL GERİYE GÖTÜRDÜ"
Hierapolis kazılarının en dikkat çekici bölümlerinden biri olan ve antik kaynaklarda Cehennem Kapısı olarak anılan Ploutonion Kutsal Alanı 2013 yılında gerçekleştirilen kazılarla ortaya çıkmaya başladı, Arkaik Dönem parçaları ve Friglere ait Kibele kabartması, Hierapolis’in bilinen tarihini yaklaşık 300 yıl geriye taşıdı. Kentin orta bölümünde, yaklaşık 35 derece sıcaklığındaki termal suyun çıktığı doğal bir boşlukta yer alan Ploutonion, antik dönemde yeraltı dünyasının tanrısı Hades ile ilişkilendiriliyordu. Kazılarda ortaya çıkarılan tahtında oturan Hades’i tasvir eden yerel mermerden yapılmış Hades Heykeli Denizli Arkeoloji Müzesi’nde korunuyor. Hierapolis’te çalışmalar yeni kazı, koruma ve ziyaretçi deneyimini geliştirmeye yönelik projelerle devam ediyor. İtalyan Arkeoloji Heyeti, Denizli Müzesi ile iş birliği içinde Salento Üniversitesi, Messina Üniversitesi, Pisa Üniversitesi, Torino Politeknik Üniversitesi, Pamukkale Üniversitesi ile Ankara ve İzmir’deki üniversitelerden araştırmacıların yer aldığı geniş bir bilimsel ekiple çalışmalarını yürütüyor. 2022 yılından bu yana yürütülen çalışmaların önemli odaklarından birini Apollon Kutsal Alanı ve anıtsal Severuslar Nymphaeumu oluşturuyor.
Son dönem kazılarında Nymphaeum’un, kutsal alan boyunca uzanan büyük bir deprem fayının doğrudan üzerine inşa edildiği belirlendi. Termal suların fay hattı boyunca ilerleyerek ana kayadan yüzeye çıktığı, buna Hierapolis’te Antik Çağ’dan bu yana bilinen gazların eşlik ettiği tespit edildi. Bulgular, antik dönem mimarlarının bölgenin uzun süredir devam eden sismik hareketliliğine rağmen yapının sağlamlığını koruyabilmek için özel mühendislik çözümleri geliştirdiğini de ortaya koydu. 2026 yılı kazılarında kalın bir traverten tabakasının altında yeni mermer yapılar ortaya çıkarıldı.