FİKRİ CİNOKUR/ANTALYA
Antalya Sanayici ve İş İnsanları Derneği (ANSİAD) Başkanı Ercan Özbek, yaptığı açıklamada, son makroekonomik verileri değerlendirdi.
Güven, üretim ve katma değer odaklı kalkınma çağrısında bulunan Özbek, şunları kaydetti:
‘’Son dönemde açıklanan üretim, turizm ve makroekonomik göstergelerin reel sektörde yaşanan yavaşlamayı teyit etmektedir. Türkiye’nin kısa vadeli ekonomik gelişmelerin ötesine geçen, güven, üretim ve katma değer odaklı yeni bir kalkınma perspektifine ihtiyaç duyulmaktadır. Üretim kapasitesini ve yatırım cesaretini koruyacak politikalar önceliğimiz olmalıdır.”
Temmuz ayı İmalat Sanayi Kapasite Kullanım Oranı’nın yüzde 73,9 seviyesine gerilemesinin üretim tarafındaki yavaşlamaya işaret ettiğini, turizm verilerinin ise sektörün artık nitelik odaklı bir dönüşüme ihtiyaç duyduğuna dikkat çeken Özbek, şöyle devam etti:
‘’Ekonomiler dönemsel olarak yavaşlayabilir; enflasyon yükselebilir, faizler artabilir. Ancak bir ülkenin üretme iradesini, yatırım heyecanını ve girişimcilik motivasyonunu kaybetmesi çok daha büyük bir risktir. Üretim kültürünü ve yatırım cesaretini yeniden inşa etmek yıllar alır. Ekonomiler yalnızca rakamlarla değil, güvenle büyür. Bu nedenle Türkiye’nin bugün en büyük ihtiyacı; üreteni, yatırım yapanı, ihracatçıyı ve istihdam oluşturan işletmeleri yeniden cesaretlendirecek güçlü bir güven iklimidir. Enflasyonla mücadele ve makroekonomik istikrar hedefleri sürdürülürken, reel sektörün yatırım kapasitesini koruyacak politikalar da eş zamanlı olarak hayata geçirilmelidir. Sürdürülebilir büyümenin yolu, üretim ile finansal istikrar arasında sağlıklı bir denge kurabilmekten geçmektedir.”
Turizmde dönüşüm ve başarı kriterleri değişmeli
Turizmde yeni başarı ölçüsünün ziyaretçi sayısı değil, oluşturulan katma değer olması gerektiğini vurgulayan ANSİAD Başkanı Özbek, şöyle devam etti:
‘’Antalya’nın ekonomik geleceği yalnızca turizmle sınırlı olmaması gerekir. Turizmde de başarı kriterlerinin değişmesi gerekir. Antalya bugün sadece turizmin değil; tarımın, gıda sanayisinin, lojistiğin ve gelişen teknoloji yatırımlarının da merkezidir. Şehrimizin geleceğini yüksek katma değer üreten, yenilikçi ve çok sektörlü bir kalkınma modeline dayandırmalıyız. Turizmde artık yalnızca ziyaretçi sayısını değil; kişi başına geliri, geceleme başına harcamayı, sezonun 12 aya yayılmasını, sağlık, spor, kongre, gastronomi ve kültür turizmi gibi alanlardaki çeşitliliği başarı kriteri olarak kabul etmeliyiz. Antalya artık sadece daha fazla turist ağırlayan değil, daha yüksek katma değer üreten bir destinasyon olmalıdır. Türkiye de büyümeyi yalnızca kredi hacmiyle, turizmi ise yalnızca turist sayısıyla ölçen anlayışın ötesine geçmelidir.”
ANSİAD’dan 5 stratejik öncelik
Özbek, ANSİAD olarak önümüzdeki dönemde Türkiye’nin sürdürülebilir büyümesini ve Antalya’nın küresel rekabet gücünü artıracak beş temel önceliği şöyle sıraladı:
‘’Güven Ekonomisinin Güçlendirilmesi: Ekonomik öngörülebilirliği ve yatırım güvenini güçlendiren bir yatırım iklimi oluşturulmalı; Türkiye’nin yeni rekabet avantajı yüksek güven olmalıdır.
Üretim ve Katma Değerin Önceliklendirilmesi: Teknoloji geliştiren, markalaşan ve ihracat odaklı üretim modeli desteklenmeli; üretici ve ihracatçı için uzun vadeli finansman imkânları artırılmalıdır.
Turizmde Katma Değer Odaklı Dönüşüm: Başarı kriterleri kişi başına gelir ve sürdürülebilirlik ekseninde yeniden tanımlanmalı; Antalya’nın sağlık, spor, gastronomi ve kongre turizmindeki küresel marka değeri güçlendirilmelidir.
Antalya’nın Akdeniz’in İnovasyon Merkezi Haline Getirilmesi: Tarım teknolojileri, yazılım, yenilenebilir enerji, sağlık ve lojistik alanlarında yeni yatırım ekosistemleri oluşturulmalı; Antalya teknoloji üreten ve ihracat yapan güçlü bir merkez haline getirilmelidir.
Uzun Vadeli Reform Gündemi: Verimliliği, dijital dönüşümü, yeşil ekonomiyi ve nitelikli eğitimi merkeze alan uzun vadeli yapısal reformlar kararlılıkla uygulanmalıdır.’’
“Bu dönüşümün aktif bir paydaşı olacağız”
ANSİAD’ın bu dönüşümdeki rolüne dikkat çeken Ercan Özbek, sözlerini şöyle tamamladı:
‘’Türkiye’nin yeni kalkınma hikâyesi; daha fazla tüketerek değil, daha fazla üreterek; kısa vadeli çözümlerle değil, güven veren uzun vadeli politikalarla yazılacaktır. ANSİAD olarak yatırımı, üretimi ve katma değeri merkeze alan bu dönüşümün aktif bir paydaşı olmayı sürdüreceğiz. Türkiye’nin geleceği; güvenin yatırımı, yatırımın üretimi, üretimin ise refahı büyüttüğü bir anlayışla şekillenecektir.’’