Citrini Research adlı şirket tarafından yayımlanan rapor; yapay zekâ devriminin iki yıl içinde kitlesel işsizliğe ve 2008 krizini anımsatan bir borç-deflasyon sarmalına yol açacağını öngörüyor. Hafta başından bu yana tartışmaların odağında yer alan bu analiz, sıkıştırılmış zaman çizelgesiyle aslında ekonomik sürecin karmaşıklığını hafife alıyor.
Bu teknoloji, korkulanın aksine dünyayı bir yıkıma sürüklemeyecek. Zira şirketler ve insanlar alışkanlıklarını bir günde terk etmeyeceklerdir. Geçmişteki teknolojik devrimlerde tecrübe edildiği üzere, gerçek faydaların ekonomiye nüfuz etmesi yıllar alacaktır. İnternetin ilk dönemlerinde olduğu gibi fiyat araştırması yapmak kolaylaşacaktır. Hemen her alanda maliyetler düşecektir. Üretimdeki verimlilik artışının fiyatlara indirim olarak yansımasıyla oluşacak düşük enflasyon ortamı, hazine tahvillerine olan ilgiyi artıracaktır. Nihayetinde bu dönüşüm, ekonomik dengeleri daha dirençli bir noktaya taşıyacaktır.
Mevcut işten çıkarma dalgalarını doğrudan yapay zekâya indirgemek, iş gücü piyasasındaki yapısal dönüşümü ve kurumların temkinli hareket refleksini göz ardı eden yüzeysel bir yaklaşımdır. Bu teknoloji, istihdamda mutlak bir yıkım yaratmak yerine, performans odaklı yeni bir eksen oluşturacaktır. Şirketler, belirsizliğe karşı bir işe alım dondurma sürecine girerek mevcut çalışanlardan daha yüksek verim almayı hedefleyebilirler. Dolayısıyla iş gücü piyasasının zayıf kalması, firmaların izleyeceği bu stratejik bekleme kararlarından kaynaklanabilir.