ERCİYES Üniversitesi Bilgisayar ve İşletme mezunu olan Oktay Başpınar, çocukluk yıllarından itibaren Bedesten’de babası Mehmet Başpınar’ın yanında halı ticaretine başlamış, işi iyice öğrenmişti. Turiste ilk satışını 14 yaşında yapmış, kendine güven çıtası yükselmişti.
Üniversite yıllarında kursa gitmiş, İngilizce’yi de öğrenmişti. Derken bir gün mağazadan içer iki yabancı iş insanı girdi. 5-6 parça el dokuması halıyı seçip ayırttılar. O gün günlerden Salı idi. Oktay Başpınar’la el sıkıştılar:
- Perşembe günü gelip halıları alır, ödemeyi yaparız.
Oktay Başpınar, hesabını yaptı:
- Bir aksilik çıkmazsa 20 bin doları bulabilecek bir satış olacak.
Müşterilerini yakın markaja almak üzere Perşembe sabahı erkenden konakladıkları otelin kapısına yakın bir noktada beklemeye koyuldu. Oktay Başpınar’ın heyecanlı bekleyişi 8-9 saati buldu. Müşterileri otelden çıkınca onları uzaktan gözetleyerek mağazanın yolunu tuttu.
İki yabancı iş insanı söz verdikleri gibi Perşembe günü mağazaya uğramışlardı ama el sıkıştıkları fiyata farklı gerekçeyle itirazları vardı:
- Biz sizin mağazada görüp beğendiğimiz halıları “ebay”de daha uygun fiyata bulduk. Eğer indirim yaparsanız halıları sizden alırız. Yapmazsanız alışverişi “ebay”den halledeceğiz.
Oktay Başpınar, müşterilerini “ebay”e kaptırmamak için fiyatı olabildiği ölçüde aşağı çekti. Sonunda 5-6 parçalık halı satışını gerçekleştirdi ama kafasında büyük bir soru işareti oluştu:
- İnsanlar halıyı dokunmadan pek almıyor. İnternetten halı satışı gerçekten olabiliyor mu?
“ebay” başta olmak üzere farklı “e-ticaret” platformlarını inceledi, ikna oldu:
- Evet, insanlar halı da dahil birçok ürünü “e-ticaret” platformundan artık alıyor.
Öncelikle bir web sayfası hazırlamaya karar verdi. Konuyu babası Mehmet Başpınar’a açtı:
- Baba, halı satışlarımızı internete de kaydıracağız. O mecrayı da satış için kullanacağız.
Babasının pek aklına yatmasa da Oktay Başpınar, 2004-2005’te internetten de halı pazarlamak üzere kolları sıvadı. Önce iç pazarda deneyim kazandı. Sonra “ebay” üzerinden yurt dışına da açıldı.
İnternetten satış konusunda deneyim kazanınca 2020 yılında şirketini kurup, kendi “e-ticaret paltformu”nu oluşturmak üzere harekete geçti. Oluşturduğu yazılım ekibi “Kayra Export” adıyla tümüyle ihracata yönelik “e-ihracat” platformunun altyapısını hazırladı.
“e-ihracat”a da önce en iyi bildiği ürünler, parça el dokuma halı, kilimle girişti. “Kayra Export”, “e-ihracat”ta kendine yer açmaya başlayınca pazarladığı ürünler arasında Denizli’de kendi markasını koyarak ürettirdiği ev tekstilini de aldı. Son dönemlerde ev dekorasyon ürünlerini de yelpazesine ekledi.
Oktay Başpınar, şirketinin web sayfasında “Kayra Export”u şöyle tanımladı:
- “Kayra Export”, ev tekstili ve ev dekorasyonu alanında faaliyet gösteren, üretim gücünü, uluslararası ticaret deneyimini ve teknoloji odaklı yaklaşımını bir araya getiren bir Türk şirketidir.
- Kayseri’nin tarihi Bedesten Çarşısı’na uzanan ticaret yolculuğumuz, zaman içinde geleneksel ticaretten küresel “e-ticaret” ve “e-ihracat” operasyonlarına evrilen bir dönüşüm hikayesi oldu.
- “Kayra Export” 170’ten fazla ülkeye “e-ticaret” ve “e-ihracat” gerçekleştiriyor. Üretimden depolamaya, yazılımdan lojistiğe kadar tüm süreçleri kendi bünyesinde yöneterek küresel pazarlarda sürdürülebilir büyüme sağlıyor.
Kayseri Ticaret Odası’nın ev sahipliğinde gerçekleşen “Globalden Yerele Kayseri” paneli için kente gittiğimizde Kayseri Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Emre Sönmez, Kayseri Temsilcimiz Hilal Sönmez ve Hakan Güldağ’la birlikte “Kayra Export”un merkezine gittik. 10 bin metrekarelik depo ve ürünlerin ihracata hazırlandığı alanları gezdik.
“Kayra Export”un kurucu CEO’su Oktay Başpınar, şirketin Genel Müdürü olan eşi Nurgül Başpınar’la sohbet ettik. Oktay Başpınar, “Kayra Export” vitrinindeki ürünlerle ilgili şu bilgiyi verdi:
- 100 bine yakın el dokuması halı var.
- Ev tekstili ürünlerimiz 500 bin adete yakın.
- Ayrıca dekoratif ürünler de var.
- Mobilyayı da ürünlerimiz arasına yeni ekledik.
Toplam ürün sayısını paylaştı:
- “Kayra Export” platformunda pazarladığımız ürün sayısı 1 milyonu buluyor.
Hakan Güldağ, “Kayra Export”un yıllık ihracatını sordu, Oktay Başpınar yanıtladı:
- 10 milyon dolar dolayında ihracat yapıyoruz.
Oktay Başpınar, 25 yıl önce Kayseri’deki Bedesten Çarşısı’nda babasının yanında halı satışı yaparak adım attığı iş hayatında, önemli bir dönüşüme imza atmış bulunuyor…
Büyük bölümü ABD’ye olsa da Kayseri’den 170 ülkeye “e-ihracat”la 1 milyon farklı ürün pazarlıyor…
En önemli farkımız güçlü teknoloji altyapısı
KAYRA Export kurucu CEO’su Oktay Başpınar, 100 kişilik bir kadroyla hizmet verdiklerini, 10 kişilik bir yazılım ekiplerinin olduğunu bildirdi:
- “Kayra Export”un en önemli farklarından biri güçlü teknoloji altyapısı. 10 kişilik yazılım ekibimiz kendi teknolojimizi geliştirmemizi sağlıyor. Ekibimizin geliştirdiği ERP, CRM, stok, sipariş ve ürün yönetim sistemleri sayesinde operasyonlarımız verimli yönetiliyor.
“Kayra Export”un bu yapısına şu vurguyu yaptı:
- Yalnızca bir ihracat şirketi değil, aynı zamanda kendi dijital altyapısını üreten bir teknoloji ekosistemi.
Teknolojiye ayak uyduramayanlar yok olmaya mahkum
KAYRA Export kurucu CEO’su Oktay Başpınar, Şu saptama üzerinde durdu:
- Teknolojiye ayak uyduramayanlar yok olmaya mahkumdur.
Almanya’da bir şirket kurduklarını belirtti:
- Üç temel prensibe dikkat ediyoruz: Ulaşılabilir olmak, ürünlerimizin fiyatının satın alınabilir olması, ürünlerin ve işin sürdürülebilirliği.
2020 yılında bir marka yaratma kararı aldıklarını belirtti:
- Marka ismini belirlerken ince sesli harfle başlamasını, dünyada genelde kolay okunabilir olmasını hedefledim. Sonuçta çocuklarımın isimlerinin baş harflerinden de yola çıkarak “Elonky”de karar kıldık.
Oğlunun adının Kayra olduğunu vurguladı:
- Kızımın adı da Elvin… Benim adımın baş harfini de marka ismi yaratırken ekledik. Böylece “Elonky” markamız ortaya çıktı.
Kayseri Pastırmasının AB tescilini Bulgaristan’la uzlaşma formülü sağladı
KAYSERİ Ticaret Odası’nın ev sahipliğinde gerçekleşen “Globalden Yerele Kayseri” panelinde Hakan Güldağ’la birlikte Oda Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy’la sohbet ederken konu gastronomiye geldi.
Ömer Gülsoy, Kayseri Pastırmasının Türkiye’deki 46’ncı ürün olarak Avrupa Birliği (AB) tarafından tescil edildiğini bildirdi. Kayseri Pastırmasının 9 yıllık sürecin sonunda onay aldığını belirtti:
- AB’den tam onay alacakken Bulgaristan’dan itiraz geldi, “Bizim de ‘Kayseriye’ adlı ürünümüz var” dediler. Üstelik dava da açtılar. Biz de Kayseri Pastırmasının Evliya Çelebi’nin seyahatnamesinde de yer aldığını anlattık.
Görüşmelerin sonunda Bulgaristan’dan şu talebin geldiğini anlattı:
- Bulgaristan, “Bizim ‘Kayseriye’yi kullanmamıza karışmayın, biz de açtığımız davayı geri çekelim. Kayseri Pastırmasının tescilinin önünü açalım” mesajı verdi. Biz de tescili almamızın önünün açılması için kabul ettik. Böylece sorun uzlaşmayla çözüldü.
Ardından ekledi:
- AB’den tescil için şimdi sırada Kayseri Sucuğu ve Kayseri Mantısı var. O konuda da çalışmalarımız sürüyor.
Kayseri’nin yurt içinde 32 coğrafi işaretli ürünü olduğunu kaydetti:
- Söz konusu coğrafi işaretlerin 17’sinin alınmasında Kayseri Ticaret Odası’nın doğrudan rolü var.
Kayseri mutfağının zenginliğine dikkat çekti:
- Oldukça zengin bir mutfağımız var ama gastronomi turizminden yeterince pay alamıyoruz. Turizmi bir bütün olarak görüp gastronomideki iddiamızı ortaya koyacağız.
Gülsoy, kentin turizmde önemli cazibe merkezlerinden birinin Erciyes Dağı olduğunun altını çizdi:
- Erciyes artık kış turizminde önemli bir yere sahip. Yurt içinde biliniyor. Yurt dışında da daha fazla ilgiyi çekmek gerekiyor.
