İran kaybedecek bir şeyi kalmadığı için Hürmüz Boğazı'nı kapattı. Bu boğazdan her gün küresel üretimin yüzde 20'sine karşılık gelen 21 milyon varil ham petrol geçiyor. ABD, Brezilya ve Kanada son yıllarda üretimlerini artırdı. Yine de oluşan dev boşluğu dolduramazlar. Bilinen tek alternatif olan Suudi Arabistan'daki Doğu-Batı boru hattının kapasitesi ise günlük sadece 7 milyon varildir. Yani Suudiler sevkiyatları artırsalar bile, kapalı bir boğaz dengeyi bozacaktır.
Petrol fiyatlarında yukarı yönlü bir baskı oluşacaktır. Ancak asıl risk, petrol tankerlerinin ticari olarak sigortalanamayacağı bir güvensizlik ortamıdır. Bunun bir benzeri yakın geçmişte Kızıldeniz’de tecrübe edildi. Husilerin saldırıları sonucunda ortaya çıkan fahiş sigorta maliyetleri, nakliye şirketlerini Afrika çevresinden dolanmaya mecbur bıraktı. Küresel deniz taşımacılığının devleri olan Maersk, MSC ve Hapag-Lloyd, artan güvenlik riskleri karşısında Süveyş Kanalı güzergâhını terk ederek rotalarını Afrika’nın güney ucundaki Ümit Burnu’na kırmak zorunda kaldılar. Yolculuk süresi ortalama 12 gün uzadı. Yakıt masrafları arttı. Küresel tedarik zinciri kırıldı.
2026 portföyünün hisse senedi tarafı için geleneksel sektörleri önermiştim. Enerji sektöründe hâlâ pozisyonu olmayan bir yatırımcı, ExxonMobil veya TotalEnergies gibi petrol devlerin hisselerini düşünebilir. Bir borsa yatırım fonu da (iShares MSCI World Energy Sector) risklerden korunmak amacıyla değerlendirilebilir.