Hayat Finans Genel Müdürü Galip Karagöz, bu hafta içinde devreye alacakları “Biz Kart” ile ilgili açıklamalar yaparak, “Finansı aile içinde konuşulabilir ve birlikte yönetilebilir hale getirmek istiyoruz. Biz Kart ile 8 yaşından 80 yaşına kadar herkes için kontrollü, güvenli ve sorumluluk kazandıran bir finansal deneyim sunacağız” diyor.
Hayat Finans, aileyi merkeze alan yeni kart çözümüyle çocuklardan yaşlılara uzanan “güvenli özgürlük” olarak nitelendirdiği bir model kurdu. Önceki gün devreye alınan ve 9 Ocak’taki reklamlarla lanse edilecek Biz Kart ile Hayat Finans, dijital bankacılıkta aile içi para yönetimini merkeze alacak. Biz Kart’ı 8 yaş ve üzeri bireyler, ailelerinin kontrol ettiği şekilde kullanacak. Aynı zamanda kart, yaşlıların hem evlatlarından para alma psikolojisini ortadan kaldırmayı hem de kredi kartı kullanma tedirginliğini gidermeyi hedefliyor.
Bir grup gazeteciyle bir araya gelen Hayat Finans Genel Müdürü Galip Karagöz, Türkiye’de 2021 sonunda yürürlüğe giren Dijital Banka Yönetmeliği ile birlikte bankacılığın görünmez ama daha kapsayıcı bir role evrildiğini vurguluyor. Karagöz, COVID 19 pandemisi sonrası küresel ekonomide yaşanan yüksek enflasyon, faiz baskısı ve jeopolitik belirsizlikler, bireylerin ve ailelerin parayla kurduğu ilişkiyi daha hassas hale getirdiğine dikkat çekerek, “Bu süreçte bankacılık anlayışı da değişti. Artık hız kadar güven, deneyim kadar sorumluluk da önemli. Özellikle ailelerin finansı daha dikkatli yönetmek zorunda olduğu bir dönemdeyiz” diyor.
Dijitale doğan nesil ekonominin merkezine geliyor
2010 ve sonrasında doğan “dijital kuşak”ın, yalnızca tüketim alışkanlıklarını değil, üretim biçimlerini de dönüştürdüğünü vurgulayan Karagöz, içerik üreten, dijital ticaret yapan ve girişimcilik ekosistemine erken yaşta dahil olan bu kuşağın bugün küresel ölçekte yaklaşık 100 milyar dolarlık bir hacim oluşturduğunu, 2029 itibarıyla bu rakamın 5,5 trilyon dolara ulaşmasının beklendiğini söylüyor. Karagöz’e göre yaklaşık 2 milyar kişilik bu yeni nesil, ekonomide giderek daha büyük bir pay alırken, ailelerin ve finans kurumlarının da bu kuşağın beklentilerine uygun çözümler geliştirmesi kaçınılmaz hale geliyor.
“Finansı aile içinde konuşmuyoruz”
“Türkiye’nin dijital olgunluk seviyesi birçok ülkenin önünde olsa da, finansal okuryazarlıkta aynı hızda ilerlemiyoruz” diyen Karagöz, “Biz finansı, parayı aile içinde çok konuşmuyoruz. Çocukları aile bütçesine dahil etmiyoruz, paranın ne olduğu ve nasıl yönetileceği konusunda yeterince rehberlik etmiyoruz. Bu durum uzun vadede aile bütçeleri için risk oluşturuyor” şeklinde konuşuyor. Karagöz, şunları söylüyor: “Hayat Finans’ın geliştirdiği Biz Kart, çözümü de tam olarak bu noktada devreye giriyor. Amaç yalnızca çocuklara kart vermek değil; aileyi sürecin merkezine alan, birlikte planlanan ve birlikte konuşulan bir finansal deneyim sunmak.”
Bir müşteri, 5 kişiye hesap açabiliyor
Yeni kart çözümüyle çocukların 8 yaşından itibaren paranın değerini öğrenmesini, harcamalarını yönetmesini ve finansal sorumlulukla tanışmasını hedeflediklerini söyleyen Karagöz, “Sınırsız bir özgürlük değil; güvenli bir özgürlük alanı sunuyoruz. Günlük harcama limiti, sektör bazlı kısıtlar, işlem bazlı kontroller tamamen ailelerin elinde. Kartla birlikte sunulan mobil uygulama sayesinde çocuklar harcamalarını takip edebiliyor, kalan bakiyelerini görebiliyor ve hangi kategorilerde ne kadar harcadıklarını izleyebiliyor. Para transferi gibi riskli alanlar ise ebeveyn kontrolünde tutuluyor. Aslında bankanın asıl müşteri ebeveynler, 5 kişiye kadar hesap açabiliyor. Onlar da mobil uygulamaları ile bu sisteme dahil olabiliyor. Tanımlanan limitler, harçlıklar hem kullanıcı hem de asıl müşteri tarafından dijital olarak takip edilebiliyor” diyor.
“Çocuğunuza da 80 yaşındaki babanıza da banka oluyorsunuz”
Karagöz’e göre dijital bankacılığın en kritik unsurlarından biri kapsayıcılık. Geliştirilen kart çözümü yalnızca çocuklara değil; yaşlılara, aile bireylerine ve hatta günlük yaşamda finansal paylaşım yapılan herkese hitap ediyor. “80 yaşındaki babanız da bu karta sahip olabilir. Siz istediğiniz 5 kişiye adeta banka oluyorsunuz” diyen Karagöz, kontrolün her zaman kartı veren kişide kaldığını vurguluyor.
“Hayat Holding gücüyle ölçeklenen dijital banka olduk”
Karagöz, “Hayat Finans’ın arkasında 17 ülkede 44 üretim tesisi, 100’ün üzerinde ülkede 49 marka ile faaliyet gösteren Hayat Holding bulunuyor. Türkiye’de hanelerin yüzde 90’ına ürünleriyle dokunan grubun finans alanındaki yatırımı, dijital bankacılıkta güçlü bir ölçek yaratmış durumda. Biz Türkiye’nin lisans almış ilk dijital bankasıyız. Hayat Finans, 2025 yılında 1,8 milyon kullanıcıya ulaşırken, üçüncü yılında kârlılığa geçerek yatırım dönemini geride bıraktı. Bunu 2025’in ilk dokuz ayında 20,9 milyar TL aktif büyüklüğe, 15,4 milyar TL fon hacmine ve 4 milyar TL’yi aşan özkaynaklara erişerek kanıtladık” şeklinde konuşuyor. KOBİ’ler ve bireysel müşteriler Hayat Finans’ın iki temel odağını oluştururken, geliştirilen dijital ürünlerle daha hızlı ölçeklenen bir büyüme hedefleniyor.
Yunuslar: İlk harcama ilk finansal derstir
Hayat Finans Bireysel Ürün Yönetimi ve Müşteri Deneyimi Direktörü Yeşim Yunuslar, geliştirilen kartı klasik bir ödeme aracı olarak değil, aile yaşamına uyarlanmış bir finansal sorumluluk modeli olarak tanımlıyor. Yunuslar’a göre çocukların ilk harcaması, onların ilk finansal dersi. “O ilk deneyimde yanında olmak istedik” diyen Yunuslar, ürünün tasarım sürecinde ebeveyn-çocuk ilişkisini merkeze aldıklarını anlatıyor. Yunuslar, “11 farklı sektörde harcama yapılabilir. İstiyorsanız bunları düzenleyebiliyorsunuz. Kart; günlük, işlem ve sektör bazlı limitler sağlıyor. Diyelim ki siz Hayat Finans müşterisisiniz. Sadece kartı vermek istediğiniz kişinin kimliğiyle beraber başvuru yaptığınızda kartı direkt ona verebiliyorsunuz. Yani onun için adeta bir banka oluyorsunuz. Kart eğitim harcamalarına öncelik veren yapıda. Dijital oyunlar, e-ticaret ve eğlence harcamalarında aç-kapa kontrolü var. Birikim yapmayı teşvik eden bakiye yönetimi sunuyor” şeklinde konuşuyor. Ürünün bir sosyal fayda boyutu da olduğunu belirten Yunuslar, hedeflerinin parayı tabu olmaktan çıkarıp aile içinde rehberlik edilen bir kavrama dönüştürmek olduğunu söylüyor.
“Yeni nesli evde gördüm, ekonomi üretiyorlar”
Hayat Finans Genel Müdürü Galip Karagöz, dijitale doğan neslin ekonomiyi nasıl dönüştürdüğünü en yakından kendi evinde gözlemlemiş isimlerden biri. COVID döneminde kızının YouTube için içerik üretmeye başlaması, Karagöz için bu dönüşümün somut bir örneği olmuş. Karagöz’ün anlattığına göre, kızı evde nesnelerden sesler çıkartan bir deneyimin videolarını çekerek YouTube’a yüklemeye başlamış. Zamanla bu içerikler düzenli gelir yaratmaya başlamış ve bazı videolar 3–4 milyon izlenmeye ulaşmış. “Yeni nesil yaratıcılıkla sınırlı değil, ekonomi üretiyor” diyen Karagöz, bu deneyimin kendisine dijitale doğan kuşağın potansiyelini çok net gösterdiğini söylüyor. Hem Karagöz’ün hem de şirketteki yöneticilerin kişisel gözlemleri, Hayat Finans’ın çocuklara ve gençlere yönelik finansal çözümler geliştirmesinde de önemli bir ilham kaynağı olmuş.
