Küresel otomotiv endüstrisi, 2025 mali tablolarıyla birlikte dönüşüm streslerini halen yaşadığını gösteriyor. Mercedes-Benz’den Stellantis’e ve Renault’ya kadar tüm büyük oyuncular stratejilerini iki ana eksen üzerine inşa ediyor… Teknolojik dönüşümün hızını müşteri talebiyle uyumlamak ve maliyet disiplinini koruyarak esnek üretim modelleri geliştirmek.
Türkiye pazarı ise bu küresel resmin en dinamik parçalarından biri olarak, markaların rekabet stratejilerini doğrudan sahada test ettiği adeta bir laboratuvar.
Mercedes-Benz, 132,2 milyar Euro gelir ve 8,2 milyar Euro faiz-vergi öncesi kâr ile yılı beklentiler dahilinde tamamlarken, Çin’deki yoğun rekabet ve döviz kuru baskılarına rağmen otomobil biriminde 3,5 Milyar Euro maliyet tasarrufu sağladı.
Stellantis, 22 milyar Euroluk yeniden yapılandırma gideriyle enerji dönüşümünün hızının olduğundan fazla öngörülmesinin mali yükünü gözler önüne seriyor. Ancak 2025’in ikinci yarısında teslimatlarını 277 bin adet artırarak 2,8 milyona ulaştırması ve ABD pazar payını 60 baz puan yükseltmesi toparlanmanın sinyallerini veriyor. Stellantis’in en büyük gücü, Abarth’tan RAM’e uzanan geniş marka portföyü sayesinde sunduğu “herkese ulaşma” kabiliyeti. RAM 1500’e HEMI V8 motorunun geri dönüşü ile Fiat Grande Panda’nın hibrit versiyonu aynı stratejik çatı altında buluşuyor. Bu esnekliğin Türkiye’deki en somut örneği, Tofaş fabrikalarında üretilen Fiat Scudo kamyonet.
Müşteri odaklı hamleler
Renault Grubu, 57,9 milyar Euro gelir ve yüzde 6,3 faaliyet marjı ile zorlu koşullarda sağlam performans sergilerken, kredi notunu yatırım yapılabilir seviyeye yükseltti. Renault, Dacia ve Alpine’in tamamlayıcı marka yapısı, pazar dalgalanmalarına karşı doğal koruma sağlıyor. Grubun en büyük kozu ise Dacia’nın Türkiye’deki yükselişi. 2025’te 23.699 adetle Türkiye’nin en çok satan B-SUV’si olan Sandero Stepway, yenilenen yüzüyle satışa çıktı. Eco-G 120 otomatik şanzımanla LPG’nin ekonomisini de ilk kez bir araya getirirlerken; 50 litrelik LPG deposu ve 1.500 kilometreyi bulan toplam menzil, ticari kullanıcılar için çok büyük avantaj sunacak.
2026’da Türkiye otomotiv pazarının 1,4-1,5 milyon adet bandında olması beklenirken, yıl ortasında devreye girecek GSR 2C regülasyonu, maliyetleri ve fiyatları artıracak. Ticari araç pazarının toplam içindeki yüzde 20-23’lük kemikleşmiş payı korunurken, Fiat yüzde 10 büyüme hedefiyle Scudo kamyonet ile yeni bir segmente giriyor. Dacia’nın otomatik LPG hamlesi maliyet hassasiyeti yüksek Türk tüketicisini hedefliyor. Mercedes-Benz ise premium segmentte teknoloji liderliğini korurken daralan kar marjlarına rağmen ürün gamını genişletiyor. Rekabetin yeni kurallarını yerli üretim avantajı, esnek tedarik zincirleri ve müşteri odaklı teknoloji hamleleri belirleyecek.