Yapay zekâyı insan zekâsından farklı değerlendirmek, insan zekâsını okuduklarından ve yaşadıklarından farklı bir unsur olarak değerlendirmekten farksız… Sonuçta insanın zekâsıyla kurgulanan ve eğitimi bu kapasite ile sınırlı olan bir zekâ formundan bahsediyoruz. Bu zekâ formu ile ilgili olarak bildiğimiz şey, çok yetenekli olduğu için geniş dil modelleri (LLM) ile eğittiğimiz yani üniversiteye göndererek en iyi eğitimi almasını sağlamaya çalıştığımız bir şeye dönüştü. Kendisi mesajlaşırken emoji kullanan insanlar, yapay zekânın dili en doğru ya da iyi biçimde kullanmasından etkilendiler. Bunların sonucunda yapay zekâ bir yandan insanların işlerini elinden almasından korkanların, diğer yandan yapay zekâya yaptırılan işlerle hızlı hareket etmekten zevk alanların oluşturduğu bir dünya ortaya çıktı. Çıkarım ya da inference çağına geçerken bu dünyanın normları gerçeklerle çelişki oluşturan bir hale gelecek. Bunun nedeni, şu ana kadar yapay zekâyı kullananlar bir operatör konumunda bulunurken artık bir komutan durumunda olacaklar. Bunu kazanacak olanlar için söylüyorum. Bir işin nasıl yapıldığını anlatanlar değil; bir işin nasıl daha iyi yapılabileceğini hayal edip bunu yapanların kazanacağı bir çağa giriyoruz. İşin ilginç yanı, işi anlatmak olanlar sürekli en güncel gelişmeleri aktarırken bunu gerçekten yapanlar iş akışlarının doğal bir parçası olarak görüp yaptıkları işin büyüklüğünü vurgulama ihtiyacı hissetmiyorlar.
Yıllar önce tanıştığım Wingie Enuygun Group Kurucu Ortağı ve CEO’su Çağlar Erol, bunlardan biri. O zamanlar, Doktor Sitesi (www.doktorsitesi.com) platformunu ayağa kaldırmakta olan Erol’u sigorta operasyonunu kurma süreci ile de hatırlıyorum. Sigorta işlerinin ayrı bir operasyon olmasını öngören garip regülasyon nedeniyle halihazırda süren finans işinin içinde kuramadığı bu operasyonu, başka bir kapıdan girilen bir alanda kurması akılcıydı. Anlatması uzun sürer.
Asıl konu, işleri otomatize etmeye ve otomatize edilemeyenleri insanla çözmeye dayanan basit ama başarıyı kolaylaştıran iş modeli… Bunun üzerinde ise, Enuygun markasının sağladığı avantaj bulunuyor. Arama motorları üzerinden bir servise ulaşmaya çalışanların aramasında “en uygun” ifadesini kullanması az rastlanan bir durum değil.
Geldiğimiz noktada, Enuygun Kurumsal ile yeni bir açılım yapan Enuygun, şirketlerin kurumsal seyahat süreçlerinde uçuş, konaklama ve araç kiralama operasyonlarını tek panel üzerinden
daha hızlı ve kontrollü yönetmesine olanak tanıyan platform sunuyor. Enuygun Kurumsal, KOBİ’lerden büyük ölçekli şirketlere kadar firmaların bu alandaki operasyonel yükünü azaltırken maliyetlerini de optimize etmeyi amaçlıyor. Bu cümle size klişe gibi gelebilir ancak benim ilgimi çeken boyutu, müşterisi olan şirketlerin içindeki çalışanlara da zekâ ekliyor olması.
Gerçek zamanlı, ölçeklenebilir ve şeffaf altyapısı ile şirketlere özel anlaşmalı fiyatların tanımlanmasına olanak sağlayan Enuygun Kurumsal platformu; onay mekanizması, seyahat politikası ve yetkilendirme süreçlerini tek sistemde toplayarak kurumsal hafızayı güçlendirirken operasyonel sürekliliği garanti altına alıyor. Departman ve kullanıcı bazlı detaylı raporlama özellikleri sayesinde yöneticiler, seyahat harcamalarını anlık olarak takip edebiliyor; bütçe kullanımını şeffaf biçimde analiz edebiliyor ve tasarruf fırsatlarını net şekilde görebiliyor.
Enuygun Genel Müdür Yardımcısı Orkun Özkan, bu konuyu daha anlaşılır bir dille, “Yarım saat daha erken gidersen eğer işte örnek veriyorum bin lira daha fazla tasarruf etme imkânınız vardı. Daha farklı bir hava yolunun böyle bir uçuşu var. Ya da konaklamak istediğin otelin yakınında farklı yine benzer yıldıza sahip olan farklı zincir olmayan bir otel daha bulunuyor. Bunu tercih edebilirsin. Aslında biz özgürlüğü şirketlere veriyoruz. Özgürlük artık şirketlerin elinde oluyor.” sözleriyle ifade ediyor.
Bu özgürlük özellikle Ortadoğu’daki savaş nedeniyle yakıt maliyetindeki değişimin özellikle havayolu ile seyahat maliyetinde artışa neden olduğu bir dönemde ekonomik özgürlük boyutu ile dikkat çekiyor. İşin ekonomik maliyetini karşılama tarafında daha rahat hareket etmeyi sağlayan bir özellik de, Enuygun’un teknoloji yatırımı ile elde ettiği esneklik. Ortadoğu’daki savaş sırasında gerçekleşen uçuş iptalleri, şirketin aldığı çağrı sayısını beş katına çıkarırken bu iş yükü zirvesi teknoloji sayesinde sıkıntısızca karşılanıyor. Ağırlığı Türkçe üzerine odaklanan 150 kişilik ama Arapça, Almanca ve İngilizce bilenleri de kapsayan bu çağrı merkezinin nasıl bir süreç yaşadığını Erol, “Bizim üç tane Arapça bilen çağrı merkezi çalışanımız var. İş yükümüz ile bağlantılı olarak daha fazlasına gerek duymuyorduk. Biz kendimizi yıllardır teknolojik olarak tanımlıyoruz ve gerçekten günün sonunda bir teknoloji şirketiyiz. Üç-dört yıldır sürdürdüğümüz ciddi yapay zekâ yatırımımız buraya gelen Arapça çağrıların yüzde 85’ini Türk çağrı merkezi çalışanlarının karşılamasını sağladı. Bizim iki yıl önce devreye aldığımız ha bu sesten metne, metinden sese dönüşüm sağlayan teknoloji çözümü, Arapça konuşan bir kullanıcı aradığı zaman söylediği şeyin anında bizim çağrı merkezi çalışanımızın önüne Türkçe olarak gelmesini sağlıyor. Bizim agent’ımızın konuşması da karşıdaki müşteriye Arapça veya İngilizce veya tercihi her neyse ona göre ulaşıyor.” sözleriyle anlatıyor.
Erol, şöyle devam ediyor: “Yüzde 85’te böyle bir şey yakaladık. Yine zorluk yaşadık; mutlaka beklemeler falan oldu ama olabileceğine göre çok çok daha iyi bir servis sunabildik. Şu anda toplam çağrının yüzde 30’unu AI agentlar karşılıyor ve işlemleri yapıyor. Yani konuştuğunuz kişi bir AI agent aslında ve arkada işlemleri gerçekleştiriyoruz. Bazı servislerimizde bu oran yüzde 80’in üzerinde. Servislerin arkasındaki işlemleri yapmanın ve otomasyonun zorluğuna göre bu oran değişiyor. Daha iki gün önce yeni bir dil modeli çıktı; arkadaşlarımız onu test ediyor. AI odaklı bir ekibimiz var ve kendi geliştirmemizi yapıyoruz. Kendi GPU’larımız var; yeni bir model çıktığı zaman onu kuruyoruz ve test ediyoruz. Hem Enuygun’da, hem Wingie’de hem de diğer servislerimizde kullanmak üzere…”
Böyle bir sürekli geliştirme ortamı, Enuygun’un hem kurumsal hem bireysel servislerinde rekabetçi hale getiriyor. Bu modeller Enuygun’un 27 farklı dilde servis verebilmesinin de altyapısını sağlıyor. Erol, “MENA bölgesinde en hızlı büyüyen seyahat platformu olmamızı sağlayan en temel neden, 26 farklı domain’de 27 farklı dilde hizmet veren güçlü teknoloji altyapımız, mobil odaklı ürün yaklaşımımız ve bölge dinamiklerine uyum sağlayan yerel pazarlama stratejilerimizdir. Ayrıca fiyat optimizasyonu, kullanıcıya hızlı seçenek sunma kabiliyeti ve bölgeye özel ödeme çözümlerimizi de MENA’daki büyümemizi hızlandıran unsurlar arasında sayabiliriz. Global markamız Wingie ile online seyahat platformları arasında Ürdün’de birinci, Suudi Arabistan’da üçüncü, Kuveyt’te altıncı ve Birleşik Arap Emirlikleri’nde ikinciyiz. 2026 büyüme stratejimizde Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Ürdün, Kuveyt ve özellikle Mısır kritik rol oynayacak. Bu ülkelerdeki penetrasyonu artırmanın yanı sıra, Körfez bölgesinde büyümeyi destekleyecek özel iş ortaklıklarını devreye almayı planlıyoruz. Bunu teknoloji ve yapay zekâ yatırımlarımızla da destekliyoruz. Bugün bu yatırımlar sayesinde kullanıcıya seçenekleri daha hızlı sunuyor, operasyonel süreçlerde verimliliği artırıyor ve bölge dinamiklerine daha hızlı şekilde yanıt verebiliyoruz. 2026’da ise bu alanlardaki yetkinliklerimizi daha da geliştirerek hız, verimlilik ve kullanıcı deneyimi tarafında daha güçlü bir yapı kurmayı hedefliyoruz.” diyor.