İkisi de Manavgatlı, ikisi de Hacettepe Üniversitesi’nde okumuş. Hatice eczacı, İbrahim doktor olmuş. Okul bitip memlekete dönünce ailelerinin önderliğinde ‘görücü usulüne göre’ tanışıp evlenmişler. Antalya ve Manavgat’ın iş çevreleri onları iyi tanıyor. Hatice Hanım ayrıca Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Yönetim Kurulu Üyesi ve ülkemizin en başarılı ‘kadın girişimcileri’ arasında.
Lokman Group Yönetim Kurulu Başkanı Hatice Öz ile İstanbul’da buluştuk. Ecza depoculuğu, sağlık turizmi, yazılım ve tarım alanlarında hızla büyüyen girişimlerini konuştuk. İşlerini rakamlarla ve şeffaf anlatıyor; gecen yıl yaklaşık 8 milyar lira ciro yapan Lokman Group’un 2026’da 13 milyar lira ciro hedeflediğini söylüyor. Hatice Öz şöyle konuşuyor: “Ben eczacıyım, eşim İbrahim Bey ise hekim (KBB uzmanı) maceramız eczacı ve doktor olarak başladı. Aslında ikimiz de Manavgatlıyız ve önceden tanışıklığımız yoktu. İlginç bir şekilde ikimiz de Ankara’da Hacettepe Üniversitesi’nde okuduk. O, tıp okudu ben, eczacılık ve okul bitip Manavgat’a dönünce görücü usulüyle evlendik. Ailelerimiz vasıtasıyla tanıştık ve evliliğimizde 32’inci yılımıza girdik. İngiltere, Almanya, Kıbrıs’ta şirketlerimiz var. Grubumuzda ortalama 250 kişi çalışıyor. Üç oğlumuz oldu, en büyük oğlumuz yazılım ve teknoloji şirketlerimizi yönetiyor. Eşim tüm operasyonları yönetir ben de onun dışındaki bütün işleri yaparım. Eve gitmeden önce de mutlaka oturup o günü bir konuşuyoruz.”
28 bin eczaneye ürün tedarik ediyoruz
Hatice Öz, girişimcilik öyküsü de şöyle özetliyor: “Kendi işinizi yaparken nerede ne ihtiyaç varsa görüyorsunuz. 2007’de ilk şirketimizi kurduk ve ilk faturamızı 2008’de kestik. Ecza depoculuğuyla büyüdük ve şimdi Antalya’da bütün Türkiye’yi kapsayan ‘yeni nesil ecza depoculuğu’ yapıyoruz. Eski sistemde depolar açarak büyümek mümkündü şimdi tek merkezden ülke geneline ilaç ve ıtriyat satabiliyoruz. Yaklaşık 28 bin eczaneye ürün tedarik ediyoruz. Bu dönüşüm, dijitalleşme sayesinde oldu. Geçen yıl grup ciromuz 8 milyar lirayı buldu, 2026’da ise 13 milyar lira bekliyoruz. 7 milyon dolarlık ihracatımız var. Kıbrıs’ta da ecza depoculuğu yapıyoruz ve orada da ıtriyat satıyoruz.
Teknoloji şirketimiz Ledbim, kendi ihtiyaçlarımızdan doğdu, şimdi grup dışına da önemli hizmetler veriyor. Bizim üç oğlumuz var ve büyük oğlumuz, 1997 doğumlu. Elektrik elektronik mühendisi ve Almanya’da yapay zekâ eğitimi de aldı. Ortanca oğlumuz ise ekonomi ve işletme okuyor. Küçük oğlumuz elektronik mühendisliği okuyor. Büyük oğlum teknoloji şirketimizin başında, start up projeler geliştiriyor, bu alanda yatırımlar yapıyoruz. Londra’da da yazılım ve teknolojide faal durumdayız.
Sağlık turizminde Medoper olarak yılda ortalama 500 kadar tedavi amaçlı misafirimiz oluyor. Genel cerrahi, onkoloji, kalp ve damar cerrahisi, diş hekimliği ve birçok alanda hastalarımızı getirip tedavi ettiriyoruz. Almanya ve İngiltere’de bu iş için şirketlerimiz var. 12 ülkeden sağlık hasta getiriyoruz. ABD’den de getirmeye başlayacağız. Sağlık turizminin gelişmesinde akredite kuruluşlarımız, doktorlarımız, sağlık çalışanlarımız büyük avantaj sağlıyor. Pandemi döneminde dünya, Türkiye’nin sağlık sisteminin gücünü gördü.
Tarıma yakın zamanda başladık. Katma değeri yüksek tarım ürünlerine odaklandık. Afyon ve Antalya’da 82 dönümde başladık. Böğürtlen, Ahududu ve Çilek üretiyoruz. Yakında 300 dönüme çıkaracağız. Kuşkonmaz da üreteceğiz.”
