İklim krizine karşı mücadele yıllardır enerji, finansman, sanayi ve teknoloji üzerinden konuşuluyor. COP31 Antalya’da bu kez başka bir başlık daha güçlü biçimde masaya gelecek: Eğitim. UNESCO’nun Yeşil Eğitim Ortaklığı 100 ülkeye ulaşırken, Türkiye ortaklığın 100’üncü üyesi olacak. 14 Kasım’da çocuklar, gençler, öğretmenler ve iklim krizine dayanıklı bir eğitim sisteminin nasıl kurulacağı tartışılacak.
İklim değişikliğine karşı mücadelede milyarlarca dolarlık finansman paketlerini, yenilenebilir enerji yatırımlarını, karbon piyasalarını, yeni teknolojileri konuşuyoruz. Peki bütün bu dönüşümü gerçekleştirecek insanları nasıl hazırlıyoruz? COP31’in Antalya gündemine eğitim başlığının güçlü biçimde girmesinin arkasında bu soru var. UNESCO, Yeşil Eğitim Ortaklığı (Greening Education Partnership) aracılığıyla COP31 Başkanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı ile birlikte çalışacak. Odak tarih 14 Kasım. COP31 kapsamında o gün, Çocuklar, Gençler, Eğitim ve Beceriler tematik günü olacak. Amaç, eğitimi iklim politikasının yan başlıklarından biri olmaktan çıkarıp iklim dayanıklılığının temel araçlarından biri haline getirmek.
Türkiye 100’üncü ülke oluyor
Antalya’da önemli bir eşik de aşılacak. 2022 yılında Birleşmiş Milletler Eğitimin Dönüştürülmesi Zirvesi’nde başlatılan Yeşil Eğitim Ortaklığı, COP31’de 100 ülkeye ulaşacak. Türkiye, ortaklığın 100’üncü ülke üyesi olacak. Bugün 2 binden fazla kuruluşun da yer aldığı yapı, UNESCO tarafından iklim eğitimi alanındaki en büyük küresel ittifak olarak tanımlanıyor. Ortaklığın hedefi oldukça geniş. Okulların fiziksel yapısından müfredata, öğretmenlerin eğitiminden yerel topluluklara kadar eğitim sisteminin farklı katmanlarını iklim değişikliğine uyumlu hale getirmek amaçlanıyor. Buradaki hedefi tek cümlede özetlemek mümkün: Her öğrenciyi iklim değişikliğine hazır hale getirmek. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin de Türkiye’nin COP31’e ev sahipliği yapmaya hazırlanırken Yeşil Eğitim Ortaklığı’na katılmasının, uzun süredir yürütülen çalışmaların uluslararası ölçekte paylaşılması ve yeni ortaklıklarla geliştirilmesi açısından önemli bir adım olduğunu söylüyor.
Müfredat kadar okulun kendisi de değişecek
“Yeşil eğitim” denildiğinde ilk akla gelen, iklim değişikliğinin ders programlarına eklenmesi olabilir. UNESCO’nun yaklaşımı ise bunun çok ötesine geçiyor. Dört temel alan öne çıkıyor: Okulların daha sürdürülebilir hale gelmesi, müfredatın dönüşmesi, öğretmenlerin bu dönüşüme hazırlanması ve eğitimin okul duvarlarının dışına çıkarak toplumla buluşması. Dolayısıyla bir yandan öğrenciye iklim krizinin nedenleri ve sonuçları anlatılırken diğer yandan okul binasının enerji ve kaynak kullanımı, öğretmenin bu konuda sahip olduğu bilgi ve öğrencinin yaşadığı çevreyle kurduğu ilişki de aynı dönüşümün parçası haline geliyor.
COP31’den sonra GEP 2.0
Antalya aynı zamanda Yeşil Eğitim Ortaklığı’nın bir sonraki döneminin hazırlık noktalarından biri olacak. 2027’de beşinci yılını tamamlayacak ortaklık, GEP 2.0 olarak adlandırılan yeni aşamada küresel taahhütlerden ülke düzeyinde uygulamaya daha fazla ağırlık vermeyi planlıyor. Bölgesel iş birliklerinin de güçlendirilmesi hedefleniyor. Bir başka önemli başlık ise ölçüm. UNESCO, Milli Eğitim Bakanlığı ve OECD ile birlikte Ortaklığın İzleme ve Değerlendirme Çalışma Grubu’nu COP31 kapsamında hayata geçirecek. Böylece ülkelerin iklim eğitiminde attıkları adımların yalnızca hedef ve taahhüt düzeyinde kalmayıp veri üzerinden izlenmesi amaçlanıyor. Bu noktada GEP Global Tracker devreye giriyor. İklim değişikliği eğitimine yönelik küresel bir gözlemevi niteliğindeki sistem, ülkelerdeki ilerlemenin veri ve kanıt üzerinden takip edilmesini sağlayacak.
İklim krizi artık eğitimi de kesintiye uğratıyor
COP31’de konuşulacak mesele yalnızca geleceğin müfredatı değil. İklim krizinin bugünün eğitim sistemi üzerindeki doğrudan etkileri de gündemde olacak. Aşırı sıcaklar, seller, yangınlar ve diğer iklim kaynaklı afetler dünyanın farklı bölgelerinde okulların kapanmasına, eğitimin kesintiye uğramasına ve özellikle kırılgan bölgelerde çocukların eğitimden uzaklaşmasına neden olabiliyor. Bir afet ya da aşırı hava olayı sırasında eğitimin nasıl devam edeceği, okul altyapısının yeni iklim koşullarına ne kadar hazır olduğu ve öğretmenlerle öğrencilerin krizlere nasıl hazırlanacağı da sistemin dayanıklılığını belirliyor. UNESCO bu nedenle Antalya’daki görüşmelerde iklim kaynaklı kriz ve acil durumlarda eğitimin rolünü de ele alacak.
Çocuklar masanın dışında kalmayacak
COP31 eğitim gündeminin dikkat çeken bir başka tarafı ise çocukların ve gençlerin yalnızca hakkında konuşulan kesim olmaması. UNESCO, çocukların, gençlerin ve öğretmenlerin tartışmaların merkezinde yer alacağını vurguluyor. Antalya’da ortaya çıkacak sonuçlar aynı zamanda COP31 sonrasına uzanacak. Burada alınan kararların ve verilen taahhütlerin, 13-15 Ocak 2027 tarihlerinde Kenya’nın başkenti Nairobi’de düzenlenecek UNESCO Sürdürülebilir Kalkınma için Eğitim Dünya Konferansı’na taşınması planlanıyor. Evet, iklim krizinin nasıl bir dünya yaratacağını konuşuyoruz. Peki çocukları o dünyada yalnızca yaşamaya değil, onu değiştirmeye de hazırlıyor muyuz?
Antalya Eylem Protokolü
COP31’de Antalya Protocol for Action-Antalya Eylem Protokolü gündeme gelecek. Protokol üç alana odaklanıyor: Öğretmenlerin iklim eğitimindeki liderliğini güçlendirmek, çocuk ve gençlerin karar süreçlerine gerçek katılımını sağlamak ve ülkelerin yeşil eğitimdeki ilerlemesini ölçmek. Temel hedef, siyasi taahhütleri ülke düzeyinde somut uygulamalara dönüştürmek.
Eğitimin dört yeşil ayağı
UNESCO’nun Yeşil Eğitim Ortaklığı eğitim sistemlerinin dönüşümünü dört başlıkta ele alıyor: Okulların yeşillenmesi, müfredatın yeşillenmesi, öğretmen eğitiminin yeşillenmesi ve toplumların yeşillenmesi. Amaç, iklim eğitimini yalnızca müfredata eklenen bir konu olmaktan çıkarıp eğitim sisteminin bütününe yaymak.
PISA’ya iklim okuryazarlığı geliyor
İklim eğitiminin ölçülmesinde önemli bir değişiklik de PISA’da yaşanacak. 2029’dan itibaren PISA’ya özel bir iklim okuryazarlığı alanı eklenecek. Ülkelerin öğrencilerine iklim değişikliğini anlama ve bu konuda harekete geçme becerilerini ne ölçüde kazandırdığı karşılaştırılabilecek.