DANIŞMANLIK hizmeti veren Medyaevi’nin temel direklerinden Lerna Asurluoğlu, Tosyalı Holding’in İskenderun’da gerçekleşecek programını iletti:
· İskenderun Teknik Üniversitesi’nin Tosyalı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı’ya “Fahri Doktora Takdim”i ile Fuat Tosyalı’nın adını taşıyacak İskenderun Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nin temel atma töreni var.
Fuat Tosyalı ve Tosyalı Holding Kurumsal İletişim-Pazarlama Direktörü Sel-da Çelik’in ev sahipliğinde Hatay’a gittik. Önce Hatay Valisi Mustafa Masatlı’yla kentin deprem sonrası 3.5 yılda toparlanan bölgelerini gezdik. Vali Masatlı’dan kentte toparlanma oranının yüzde 90’ı aştığını dinledik.
İskenderun Teknik Üniversitesi’nde Vali Masatlı’nın da katıldığı törende Fuat Tosyalı’ya fahri doktora beratını Rektör Prof. Mehmet Duruel verip, cübbesini giydirdi. Törene Fuat Tosyalı’nın annesi Pervin Tosyalı, kardeşleri Fatih ve Ayhan Tosyalı, çocukları Şerif Tosyalı, Şeyda Tosyalı Toprak, Miraç Tosyalı katıldı.
Fuat Tosyalı Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nin temel atma töreninin ardından İskenderun’da 2024 yılında tam anlamıyla devreye giren 4 milyon ton kapasiteli demir çelik fabrikasına geçtik. 500 bin metrekare alan üzerine kurulu fabrikada Tosyalı Holding CEO’su Dr. Suhat Korkmaz, Yönetim Kurulu Üyesi Hakan Eminsoy, Tosyalı-Toyo Çelik Murahhas Azası Şerif Tosyalı, Tosyalı Holding Yönetim Kurulu Üyesi Ş. Yavuz Tosyalı ile buluştuk.
Dr. Suhat Korkmaz, Tosyalı Grubu’nu anlatan sunumu ekrana yansıttı:
- Fuat Bey’in babası Şerif Amca, soba borusu dükkanını 1952’de İskenderun’da açtı. Grubun ilk fabrikası “Tosyalı Demir Çelik” 1993’te kuruldu. Şu anda 3 kıtada 50’dan fazla üretim tesisimiz var. Yıllık ham çelik kapasitemiz 15 milyon ton.
Dünya demir-çelik liginde 2021-2025 döneminde hızlı yükseldiklerini kaydetti:
Grubun 2025 cirosunun 9 milyar dolar olduğunu belirtti.
- Türkiye’de ana üretim tesislerimiz Osmaniye ve İskenderun’da. Cezayir, Angola ve İspanya’da da üretim yapıyoruz. Libya’da 8 yıllık üretimi 8 milyon tona ulaşacak tesisimizin ilk fazını kuruyoruz.
Nitelikli, kaliteli çelik üretiminin ülkelerin sanayi gücünün göstergesi olduğunu vurguladı:
- Avrupa’nın kapasitesinin yüzde 10’u bizde. 12.1 milyon tonluk üretimle dünyada 32’nci sıraya yükseldik. Ama kapasitemiz 15 milyon ton. Bu kapasi-te ile Türkiye’nin en büyük, Avrupa’nın ikinci büyük çelik üreticisiyiz.
Fuat Tosyalı, İskenderun fabrikasını gezerken, alanın belirlenmesinden itibaren kuruluşuna kadar 15 yıl geçtiğine işaret etti:
- Aslında pandemi ve 6 Şubat depremlerine rağmen inşaat uzun sürmüş sayılmaz. İzin süreçleri çok zaman aldı. Pandemide inşaata başladık. Deprem döneminde inşaat kısa süre durdu, sonra bitirme yolunda ilerledik. Aslında Haziran 2023’te deneme üretimleri başladı.
Sorularımız üzerine yatırım bedeli üzerinde durdu:
- Başlangıçta iki faz haline yatırım düşünmüştük. İlk fazda 1.2 milyar dolarlık yatırımla 2 milyon tonluk kapasite yaratacak bölümü yapacaktık. Süreçler uzayınca 4 milyon tonluk yatırımı yapmaya karar verdik, 2.5 milyar dolar yatırmış olduk.
Fuat Tosyalı, Dr. Suhat Korkmaz’ın sunumu sırasında araya girip önümüzdeki dönemde atacakları radikal adımlara dikkat çekti:
- Artık önceliğimiz yalnızca kapasite değil, hammaddeyi güvence altına alacak yatırımlar yapmak. Türkiye, dünyanın en büyük hurda çelik ithalatçısı. Türkiye’nin de en büyüğü biziz.
Hurda tedarikindeki her değişikliğin sektörü doğrudan etkilediğinin altını çizdi:
-AB ülkelerinde hurdadan üretime dayalı yeni tesisler kuruluyor. Bu nedenle AB’de hurda ihracatını sınırlamaya yönelik çalışmalar gündemde. Türkiye’nin başlıca hurda çelik kaynakları da Avrupa ve ABD.
Avrupa’nın kendi hurdasını daha fazla kullanmasının Türk çelik sektörü açısından yapısal risk oluşturacağını irdeledi.
- Bu nedenle sektörün cevherden üretim kabiliyetini geliştirmesi gerekiyor. Yerli demir cevherinin metalik değeri her zaman yüksek seviyede olmayabilir. Farklı kaynaklardan gelen cevherle harmanlayıp doğru tekno-lojiyle işleyerek verimli sonuç almak mümkün.
Yurt dışındaki yatırımlarından edindikleri cevher zenginleştirme ve “DRI” (doğrudan indirgenmiş demir) deneyimini Türkiye’deki dönüşüm için de kullanmak istediklerini aktardı:
- Bir yandan “yeşil hidrojen”e yatırım yapıyoruz. Madeni hidrojenle indirge-me üzerinde çalışıyoruz. “Yeşil hidrojen” için güneş enerjisine çok yatırım yapıyoruz. Rekabetçi ve yeterli enerjiniz varsa çelik üretiminde büyük avantajınız olur.
Fuat Tosyalı, noktayı şu mesajla koydu:
- Sürdürülebilirliği sağlamak için radikal adımlar atacağız…
Tosyalı Ailesi, ilk demir çelik tesisini 1993’te kurdu… 33 yılda Türkiye’nin en büyük üreticisi oldu, Avrupa’da ikinci sıraya yükseldi. Dünyada da 32’nci sıraya yerleşip, hedefine de ilk 20’ye girmeyi aldı...
Tosyalı, Cezayir’deki gibi Türkiye’de de daha düşük karbon salarak madenden demir çelik üretimine kısa sürede geçecek, dünyada da ilk 20 arasına girecek gibi görünüyor…
TOGG iyi bir yatırım kâr işaretleri veriyor
TOSYALI Holding, BMC ve TOGG’un Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı’ya Vestel ve Anadolu Grubu’nun TOGG’daki hisselerini satma hazırlığını sorduk, yatırımın büyüklüğüne işaret etti:
- TOGG’a ortaklar toplam 500 milyon Euro Şu ana kadarki yatırım büyüklüğü 2 milyar Euro’yu buldu. Yani, mali yükü ağır. İlk dönemdeki yüksek yatırım tutarı ve düşük üretim hacmi, ortakların 2025 yılı bilançolarına olumsuz şekilde yansıdı.
TOGG’un iyi bir yatırım olduğunu vurguladı:
- Yıllık üretimin önce 150 bine, sonra da 210 bine çıkması hedefimiz
Bunun için altyapımız uygun. Üretim hacmi arttıkça araç başına düşen yatırım maliyeti de düşer. Yıllık üretim 150 bine ulaştığında günlük 500 adet otomobil üretim temposuna gireriz.
TOGG’dan kâr sinyalleri de almaya başladıklarını kaydetti:
- Bugün şirket önemli bir eşiği geçti. Üretim ölçeği ve kârlılık açısından daha olumlu bir döneme
TOGG’un ortaklarının yüzde 23’er paya sahip olduğunu, ortakları bir araya getirmede önemli rol oynayan TOBB’un hissesinin yüzde 8 düzeyinde bulunduğuna işaret etti:
- Vestel ve Anadolu Grubu’nun toplam yüzde 46’lık hisselerini Varlık Fonu ve Turkcell alırsa TOGG’un misyonu ve vizyonunu
Tosyalı, şu teknik bilgiyi verdi:
- Herhangi bir ortak TOGG’daki hisselerini mevcut durumda ortaklığı bulunmayan bir kuruma, şirkete satmaya niyetlenirse, o zaman mevcut ortakların ön alım hakkı devreye Yani, önce mevcut ortaklara teklif yapılması gerekir. Şu anda öyle bir durum yok.
Şu noktanın altını çizdi:
- TOGG’un büyüme planları ortaklık yapısından bağımsız olarak devam ediyor. 2027, 2028 ve 2029 yılında devreye girecek yeni modeller için iş planlarımız hazır.
Ankara’daki yatırım milyar dolara yaklaştı, bölgemizdeki müttefikler Altay’ı istiyor
BMC Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı’ya Ankara’da Altay Tankı’nın üretildiği tesis yatırımının parasal büyüklüğünü sorduk, şu yanıtı verdi:
- Ankara’da tümüyle kendi yatırımımız olan tesise harcadığımız kaynak milyar dolara yaklaştı.
Adapazarı’ndaki Tank Palet Fabirkası’na yatırım yapıp yapmadıklarını merak ettik, anlattı:
- Biz orada kiracıyız ama 50 milyon dolarlık yatırım taahhüdümüz var. Zaten adım adım modernize ediyoruz.
Adapazarı’nda TSK’nın envanterindeki Leopar tanklarını yeniliyoruz. Ayrıca “Fırtına Obüsleri”ni de orada üretiyoruz.
BMC’yi araç ve platform üreticisi olarak konumlandırdıklarını belirtti.
- Biz silah ya da mühimmat üretmiyoruz. Altay Tankı’nın silah sistemleri, kritik alt sistemler Aselsan ve MKEK gibi uzman kuruluşlar tarafından sağlanıyor.
BMC’nin daha önceki organizasyon yapısını “dağınık” bulduğunu kaydetti:
- Organizasyonu sadeleştirdik. Ankara’daki yeni tesis Altay Tankı ve yeni nesil zırhlı araçların üretim merkezi haline geldi. Aynı sahadaki “BMC Power” çalışmalarını da ana organizasyonla bütünleşik bir yapıya kavuşturduk.
Arifiye’deki Tank Palet Fabrikası konusunda şu bilgiyi verdi:
- Hedef, kira dönemimiz bittiğinde Türk Silahlı Kuvvetleri’nin tank, obüs ve zırhlı sistemlerinin bakım ve onarımını güçlü bir şekilde sürdürebilecek bir altyapı bırakmak.
Tosyalı’ya Altay Tankı’nın gelecekteki ihracat potansiyelini sorduk, şöyle yanıtladı:
- Bölgemizdeki dost, müttefik ülkelerin hepsi Altay Tankı’nı soruyor ve
BMC’nin ürettiği diğer savunma sanayi araçlarını anlattı:
- “Kirpi” ve “Vuran” gibi araçlarımız, bu coğrafyanın şartları ve kullanıcı ihtiyaçları dikkate alınarak geliştirildi. Bu nedenle farklı ülkelerden güçlü talep görüyoruz.
Önceliklerinin TSK’nın envanterini yenilemek olduğunun altını çizdi:
- “ZPT” diye tabir ettiğimiz araçların tamamı 10 sene evvel “Kirpi 1” diye tabir ettiğimiz araçların hepsini yeniledik.
