ALLIANZ Trade Türkiye CEO’su Ömer Gürcan Köseoğlu ve Pazarlama Müdürü Bedia Dernek’le görüşmeye giderken şirketle ilgili bilgi istedim:
- “Allianz Trade”, Allianz Sigorta’dan farklı ne yapıyor?
Kısa bilgi notunda “Allianz Trade”in faaliyet alanı şöyle özetlendi:
- “Allianz Trade”, ticari kredi sigortası alanında küresel lider. Kefalet, alacak tahsilatı, dolandırıcılık sigortası, yapılandırılmış ticari kredi ve siyasi risk alanlarında uzmandır.
Bilgi notundaki şu veri dikkatimi çekti:
- “Allianz Trade”in tescilli istihbarat ağı, 289 milyon şirketin verilerine anında erişime dayanıyor.
Ömer Gürcan Köseoğlu, daha önce bankacılık sektöründe görev yaptığını, 10 yıldır sektörde olduğunu belirtip, “Allianz Trade”in faaliyet alanını şöyle açtı:
- Şirketlere ticaret yapma ve ödeme alma konusunda güven verir. Kötü bir borç durumunda şirketleri tazmin eder. Ancak, daha da önemlisi, baştan kötü borçtan kaçınılmasına yardımcı olur.
“Allianz Trade”in Allianz Grubu’na bağlı olduğunu belirtti:
- Allianz Grubu, Türkiye’de de faaliyetleri olan “Euler Hermes”i satın almıştı. Adını da “Allianz Trade”e dönüştürmüştü. “Euler Hermes” dönemini de dikkate alırsak Türkiye’de 15 yılı aşkın süredir faaliyetimiz var.
“Allianz Trade”in ana işinin “alacak sigortası” olduğunu vurguladı:
- 50’den fazla ülkede faaliyeti var, bağlı olduğumuz şirketin. Vadeli satışlarda alınan ürünün bedelinin ödenmeme riskini sigortalıyoruz.
“Allianz Trade”in dünyada verdiği güvencenin 1.4 trilyon dolara ulaştığına işaret etti:
- Türkiye’deki poliçelerimizin toplam büyüklüğü 6 milyar Euro. Yani, 6 milyar Euro’luk güvence vermiş durumdayız.
Türkiye’deki poliçe adedini merak ettim, paylaştı:
- 500-600 civarında şirketin alacaklarını güvence altına almış bulunuyoruz.
Daha çok büyük ölçekli firmaları alacaklarını güvence altına aldıklarını aktardı:
- Poliçe düzenlediğimiz 500-600 şirketin mal sattığı, iş yaptığı 30 bin alıcı var. Biz 30 bin alıcıdaki alacaklarını güvence altına almış bulunuyoruz. Bir sorun çıktığında alacaklarını ödüyoruz. Sonra o alacakların takibini biz yürütüyoruz.
Risk yönetimi yaptıklarını, tüm tarafları önceden incelediklerini kaydetti:
- Ticaretin zorlanması bizim barometremiz gibi. Ticarette zorluklar, sıkıntılar başlayınca, konkordato başvuruları arttıkça bizim işimizde de artış yaşanıyor.
“Alacak sigortası” ile verdikleri güvenceye bir başka pencereden baktı:
- Biz aslında teminatsız kredi kullandırmış oluyoruz.
Konkordatoya giren şirketlerden alacağı olan sigortalıları için uygulamayı şöyle anlattı:
- Konkordatoya giren şirketlerden alacağı tahsil etmek epey zorlaşır. Zaten konkordato bir anlamda borçlu şirkete zaman kazandırır. Sigortalımızın alacağı olan bir şirket konkordatoya girdiğinde biz alacağı öderiz. Konkordato sürecinde biz alacaklı hale geliriz.
Daha küçük ölçekli şirketlerin alacaklarını sigortalama konusunda planları olup olmadığını sordum, yanıtladı:
- Orta vadede büyüklerin bir altı grupta, yani orta büyüklükte olan şirketlerle de çalışmayı gündemimize alacağız.
Şu noktayı irdeledi:
- Bir şirket bize alacak sigortası, ihracat sigortası, kefalet sigortası için başvurduğunda son 3 yılına bakarız. Ayrıca borçlu tarafın da son 3 yılını değerlendiririz. Yani, son bir yıla bakıp güvence altına almayız.
Yaptıkları sigortanın bedeliyle ilgili örnek rakamlar sordu, yıllık primi şöyle örnekledi:
- Yıllık 15 bin dolarlık poliçe de var, 100-150 bin dolarlık poliçe de düzenlenebiliyor. Sigortaya başvuran şirketin kapsama aldırmak istedikleri risklerinin büyüklüğüne göre ödenecek prim değişir.
Ekonomide sıkıntılı günlerin başlamasından beri konkordatoya başvuran, bu sürece giren şirketlerin sayısı artıyor. Konkordatoya giren şirketlerden alacakları olanlar arasında tahsilatı yapamaz hale gelenlerin de sıkıntıya girme riskiyle karşı karşıya kaldıkları sıkça görülüyor.
İşte bu nedenle alacak sigortası, ihracat sigortası, kefalet sigortası gibi güvencelerin önemi artıyor…
Bugüne kadar 108 milyon euro hasar ödemesi yaptık
ALLIANZ Trade Türkiye CEO’su Ömer Gürcan Köseoğlu’na alacağını, ihracatını sigortalayan şirketlere ödemeleriyle ilgili verileri sordum, şu yanıtı verdi:
- Yılda 7-8 milyon Euro civarında tazminat ödüyoruz. Diğer bir deyimle hasar ödemesi yapıyoruz.
Bugüne kadar ödedikleri tazminatın ulaştığı düzeyi merak ettim, paylaştı:
- Bugüne kadar ödediğimiz hasar 108 milyon Euro’yu buldu.
Üstlendikleri alacakların tahsiliyle ilgili oranları sordum, aktardı:
- Yurt içinde tahsilat oranımız yüzde 30’lar düzeyinde.
Bu noktada hasar rasyosuyla ilgili şu bilgiyi verdi:
- Hasar rasyolarımız yüzde 40’lar civarında. Bu oran normal sayılır. Yüzde 40-60 arası orta düzeydedir. Yüzde 60’ı aşarsa sıkıntı çıkar.
İşimizin yüzde 40’ını ihracat alacaları sigortası oluşturuyor
ALLIANZ Trade Türkiye CEO’su Ömer Gürcan Köseoğlu, ihracat sigortası poliçeleriyle Türkiye’nin ihracatını desteklediklerini belirtti:
- İşimizin yüzde 40’ı ihracat sigortalarından oluşuyor. İhracatçıya kefalet sigortası da yapıyoruz. Bu alanda ilk lisans alan biz olduk.
“Allianz Trade”in tescilli istihbarat ağının dünyada 289 milyon şirketin verilerine anında ulaşma kabiliyeti olduğunun altını çizdi:
- Örneğin Türkiye’deki ihracatçı şirketin satış yapmayı düşündüğü Peru’daki bir şirketin mali yapısını anında görebiliyoruz.
Ardından ekledi:
- İhracatçıya yurt dışında kefalet sigortası da yapıyoruz.
Politik risk sigortası da var
ALLIANZ Trade Türkiye CEO’su Ömer Gürcan Köseoğlu’na bana gönderilen kısa bilgi notundaki “politik risk” sigortasını sordum:
- “Politik risk sigortası” nasıl yapılıyor, neleri kapsıyor?
Şu yanıtı verdi:
- Diyelim ki bir ülkede darbe oldu. Politik risk sigortası onu kapsar.
Örneği genişletti:
- Ülkeler Merkez Bankalarının döviz transferi uygulamalarıyla ilgili değişiklikler yaptığında ihracatçıyı zarara uğratacak yansımaları da söz konusu olabiliyor. Bu zararı tazminde rol alabiliyoruz.
“Politik risk”i önceden nasıl ölçtüklerini merak ettim, anlattı:
- Uluslararası reyting kuruluşlarının ülkelere verdikleri notlardan yararlanıyoruz. Ayrıca globalde grubumuzun çok iyi bir araştırma ekibi var. Onların ortaya koyduğu araştırmalar da bizim için yol gösterici oluyor.
Bu noktada söz konusu araştırma ekibinin ABD-İran Savaşı’yla ilgili öngörülerini sordum, paylaştı:
- ABD ve İsrail’in İran’la yaşadıkları gerilimin sıcak savaşa döneceğini öngöremediler. Dünyada da pek öngören olmadı. Ayrıca süresi konusunda da net bir yorum yapamadılar.
Başlangıçta, ‘riski kendimiz yönetiriz’ diyen sıkışınca geliyor
ALLIANZ Trade Türkiye CEO’su Ömer Gürcan Köseoğlu, Türkiye’de 15 yıllık geçmişi olmasına rağmen “alacak sigortası”nda yolun başlarında olunduğunu belirtti:
- “Alacak sigortası” ülkemizde emekleme safhasındaydı. Yeni yeni yürümeye başladı. Son 2-3 yıldır sorulmaya başlandı.
Firmalarla görüşmelerde en dikkat çekici konunun ne olduğunu sordum, şöyle yanıtladı:
- Firmalara sunum yaparken, “Riskinizi de biz yöneteceğiz” dediğimizde çoğundan, “Kendi riskimi kendim yönetirim” yanıtı alıyoruz. Ancak, böyle diyenlerden bazılarının sıkıntı sinyali alınca kapımızı çaldığını görüyoruz.
17 firma ile Foodist’teyiz
TÜYAP Tüm Fuarcılık Yapım A.Ş. ve ALZ Grup işbirliğiyle Türkiye Gıda Platformu’nun (TGP) “Foodist İstanbul Uluslararası Gıda ve İçecek Ürünleri Fuarı”nın açılışı sonrası Akhisar Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Alper Alhat, Başkan Yardımcısı Şerif Şerifoğlu, Yönetim Kurulu Üyesi Muhiddin Örnek ve Meclis Başkanı Bahattin Alkın’la buluştuk.
Alper Alhat, 561 yerli, 76 yabancı katılımcının yer aldığı Foodist’e bir anlamda çıkarma yaptıklarını bildirdi:
- Akhisar Ticaret Borsası olarak 17 firma ile Foodist’te yerimizi aldık. Akhisar Ticaret Borsası yönetimi olarak fuarların firmalarımıza katkısını çok iyi biliyoruz. O nedenle fuarlara katılıma çok önem veriyoruz.
Alper Alhat, fuarın açılışı sonrası Ticaret Bakanı Prof. Ömer Bolat ve Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ile stant turu sırasında kısa görüşme fırsatı bulduklarını belirtti:
- ABD’nin yüzde 12.5’lik ek gümrük vergisi uygulamasıyla birlikte zeytin ve zeytinyağı ihracatında fiyat tutturma şansımızın kalmadığını anlattık. Geçmişte uygulanan Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonu (DFİF) formülünün yeniden devreye girmesi talebimizi de ilettik.
Alhat, geçmişte uygulanan DFİF desteği rakamlarını anımsattı:
- Zeytinyağında 650 dolar, zeytinde de 260 dolar ton başına destek söz konusu olmuştu. Şimdi de yine DFİF gibi bir desteğe sektörümüzün ihtiyacı var.
