“Yapay zekâ artık finansta verimlilikten etik yönetime kadar oyunun kurallarını değiştiriyor” diyen SAP Güney Avrupa ve Türkiye CFO’su Buluş Fidan Tüfekçi, Türkiye ile ilgili de değerlendirme yaparak, “Güney Avrupa bölgesinde Türkiye dışında İspanya, Portekiz, İsrail, Yunanistan, Kıbrıs ve Malta var. Türkiye bu bölge içinde en hızlı büyüyen pazar” şeklinde konuştu.
SAP Güney Avrupa ve Türkiye CFO’su Buluş Fidan Tüfekçi, Türkiye’nin bölge içinde en hızlı büyüyen ülke olduğunu vurgularken, yapay zekânın finanstan denetime, tahsilattan sürdürülebilirliğe kadar tüm iş süreçlerini dönüştürdüğünü söyledi. Tüfekçi, “Yapay zekâ sayesinde finans ekipleri artık stratejiye odaklanabilecek” dedi.
İş süreçlerinin yönetimi konusunda dünyanın önde gelen yazılım üreticilerinden biri olan SAP’nin Güney Avrupa ve Türkiye CFO’su Buluş Fidan Tüfekçi, Nasıl Bir Ekonomi TV YouTube kanalında yayınlanan e-Sohbetler programında teknoloji yatırımları, yapay zekânın finans dünyasına etkisi, etik ve uyumluluk süreçleri ile sürdürülebilirlik konularına ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. SAP’nin Güney Avrupa bölgesinin İspanya, Türkiye, Portekiz, İsrail, Yunanistan, Kıbrıs ve Malta’dan oluştuğunu aktaran Tüfekçi, “Bölgeler belirlenirken tüm cirolara bakılıyor. Türkiye olarak oldukça güçlü bir kadromuz var. Hem rakamsal olarak hem de büyüme tarafında bölge içinde bizi son derece mutlu eden sonuçlar görüyoruz” dedi.
Dünya genelinde SAP’nin bulut teknolojilerinde yüzde 25’in üzerinde büyüme kaydettiğini hatırlatan Tüfekçi, satış ve kârlılıkta da yüzde 20’nin üzerinde artış yaşandığını söyledi. Türkiye’nin bu büyümenin de üzerinde performans sergilediğini vurgulayan Tüfekçi, “Türkiye, Güney Avrupa ülkeleri içinde en hızlı büyüyen ülke. Özellikle bulut teknolojileri ve yapay zekânın devreye girmesiyle büyüme hızlandı. 2025’in çok güzel sonuçlarla kapanacağına inanıyorum” diye konuştu.
TÜRK ŞİRKETLERİ YAPAY ZEKÂYA HIZLI ADAPTE OLUYOR
Türklerin teknolojiye meraklı bir toplum olduğunu dile getiren Tüfekçi, “Sosyal medya uygulamalarını, yapay zeka platformlarını en çok kullanan milletin Türkler olduğunu istatistikler gösteriyor. Bu bizim teknolojiye dost bir DNA’ya sahip olduğumuzu gözler önüne seriyor” dedi. Yapay zekânın hem bireysel hayatta hem de şirketlerde hızla kullanılmaya başlandığını belirten Tüfekçi, SAP olarak sundukları ürünlerin artık yapay zekâ entegre şekilde müşterilere ulaştığını söyledi. Şirketlerin yapay zekâyı yoğun kullanacaklarını ifade etmelerine rağmen bütçe tarafında temkinli davrandıklarına dikkat çeken Tüfekçi, “Üst düzey yöneticiler 3-5 yıl içinde yapay zekâyı yoğun kullanacaklarını söylüyor ancak bütçe tarafında oranlar yüzde 10 seviyelerinde. Bu bir çelişki” ifadelerini kullandı.
FİNANS EKİPLERİ STRATEJİYE ODAKLANACAK
Yapay zekânın finans dünyasında önemli bir dönüşüm yarattığını vurgulayan Tüfekçi, muhasebe ve finans departmanlarında yapılan birçok manuel işin artık otomatikleşeceğini söyledi. “Kayıt girişleri, hesap eşleştirmeleri gibi el oyalayıcı işler yapay zekâ sayesinde azalacak. Finansçılar artık şirket stratejisine, büyüme ve kârlılık analizlerine daha fazla zaman ayırabilecek” diyen Tüfekçi, bu dönüşümün CFO’lar açısından da daha sağlam raporlama ve öngörü imkânı sağlayacağını belirterek, “Yapay zekâ sayesinde geleceğe dair daha güçlü vizyonlar ortaya koyabileceğiz. SAP, finans organizasyonlarında yapay zekâ destekli çözümlerle manuel iş yükünü azaltıyor. Muhasebe kayıtları, hesap eşleştirmeleri ve raporlama süreçleri otomatikleşirken, finans ekipleri strateji ve kârlılık analizlerine daha fazla zaman ayırabiliyor. CFO’lar için daha güçlü öngörü ve karar alma mekanizmaları oluşturuluyor” değerlendirmesinde bulundu.
ETİK VE UYUMLULUKTA ERKEN UYARI SİSTEMİ
Etik ve uyumluluk konularının finans dünyası için kritik olduğunun altını çizen Tüfekçi, geçmişte yaşanan büyük şirket skandallarını hatırlattı. “Eskiden denetimler yılda bir yapılırdı. Oysa sorunları erkenden fark etmek çok daha önemli. Yapay zekâ ile süreçleri günlük olarak izleyebiliyoruz” dedi. SAP’nin kendi sistemlerinde kullandığı erken uyarı mekanizmalarına değinen Tüfekçi, “Satın alma sürecinde beklenenden fazla harcama varsa sistem sizi uyarıyor. Süreci yürütenle onaylayan kişinin aynı kişi olmaması gerektiğini kontrol ediyor. Yapay zekâ burada insan gücünün ötesinde bir yardımcı” diye konuştu.
Devletlerin de maliye tarafında yapay zekâ destekli denetim sistemleri kullanmaya başladığını anımsatan Tüfekçi, “Vergi her ülke için önemli. İspanya’da da Yunanistan’da da sıkı denetimler var. Devletler de artık hangi şirkette risk oluşabileceğini yapay zekâ ile öngörebiliyor” dedi.
Türklerin yeteneği küresel ölçekte güçlü
Buluş Fidan Tüfekçi, SAP’nin Madrid ofisinden Güney Avrupa ve Türkiye’yi yöneten bir CFO. Türkiye’den yetişen isimlerin global rollerde aldığı görevlerde başarılı olduğunun altını çizen Tüfekçi, “Eğitimli ve çalışkan bir milletiz ama bazen kendi kıymetimizi bilmiyoruz. Global görevler aldığınızda bunu daha net görüyorsunuz” dedi. SAP’nin uzaktan ve esnek çalışma modeliyle çeşitliliği desteklediğini vurgulayan Tüfekçi, “Önemli olan işi yapmak ve değer katmak. Türkler bu konuda çok başarılı” değerlendirmesinde bulundu. Tüfekçi, “Beyin göçü değil, beyin gücü sağlayan bir yapıya ihtiyacımız var” vurgusunu yaptı.
Regülasyonlara uyumda “Yeşil Defter” çözümü
Sürdürülebilirliğin finans departmanları için vazgeçilmez hale geldiğini söyleyen Buluş Fidan Tüfekçi, Avrupa’da karbon ayak izine dayalı vergi sistemlerinin devreye girdiğini aktardı. “Bir ürünü üretirken sizin ve tedarikçinizin bıraktığı karbon izi artık vergiye dönüşüyor. Bu sistem diğer Avrupa ülkelerine ve Türkiye’ye de gelecek. Bu teknoloji şirketlere hem regülasyon uyumu hem de maliyet yönetimi avantajı sağlıyor” dedi. SAP’nin “Green Ledger”, Türkçesiyle Yeşil Defter çözümüyle şirketlerin karbon ayak izini uçtan uca takip edebildiğini belirten Tüfekçi, “Satın almadan ürünün fabrikadan çıkışına kadar tüm süreçler izlenebiliyor. Verileri tek tek toplamak ve Excel devri kapandı” dedi.
Tahsilatta yapay zekâ dönemi
2026 ve sonrasına ilişkin beklentilerini paylaşan Tüfekçi, “Türkiye’de teknoloji yatırımlarının İspanya gibi ülkelere kıyasla daha hızlı artması açığımızı kapatmak açısından önemli. Yapay zekâ yatırımlarının artacağını vurgulayan Tüfekçi, “Verimlilik arttıkça çalışan memnuniyeti de artıyor. Bu da refah seviyesini yükseltiyor. 2026’da teknoloji ve yapay zekâ yatırımlarının hızlanacağını düşünüyorum” diye konuştu. Tahsilat süreçlerinde de yapay zekâ kullandıklarını belirten Tüfekçi, “Sadece Türkiye’de değil, tüm dünyada tahsilat şirketlerin en önemli gündemi haline geldi. Yapay zeka artık tahsilatta, hangi müşteride sorun yaşanabilir, hangi sektörde nakit akışı daha hızlı gelişir, bunları artık öngörebiliyor” dedi. Ortalama tahsilat süresini yakından takip ettiklerini ifade eden Tüfekçi, “Yapay zeka sayesinde finansçılar olarak bu süreçleri daha etkin yönetiyoruz” değerlendirmesinde bulundu.
