2026 model Trump öğretisi, rasyonel ticari nizamı yerle bir ediyor. Norveç’e gönderilen ‘‘Artık barış odaklı düşünmüyorum’’ mektubu, sadece bir öfke patlaması değildir. İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan uluslararası yapının ve borsaları dizginleyen ‘‘denge-denetleme’’ mekanizmalarının tasfiyesidir.
Siyah kuğu, imkânsızı gerçeğe dönüştürerek dünyayı sarsan nadir andır. Bilginin sınırında bekleyen ve korunaklı düzenimizi yıkan öngörülemezliğin en sert yüzüdür. Bugün yaşadığımız küresel sarsıntı da tam olarak bu tanımdan beslenen, yerleşik düzenin tüm kabullerini geçersiz kılan bir meydan okumadır. 21. yüzyılın gerçek kırılma noktası, evrensel fikri mülkiyet rejiminin çöküşüdür. Sahipliğin kutsallığına dayanan Silikon Vadisi için AB’nin olası patent hamlesi, mali bir nükleer kış demektir. Uzun yıllardır Çin’den gelebileceği düşünülen darbenin Avrupa'dan gelmesi, mülkiyetin ve klasik kapitalizmin bittiği yeni bir kaosun habercisidir.
Jeopolitik şantajın finansal damarlara sızması, Avrupa’nın elinde tuttuğu 8 trilyon dolarlık ABD varlığından kaçışını ve dolar bağımlılığını kırma arayışını tetikleyebilir. Piyasalar için en yıkıcı olan şey ticaret akışları değil, bizzat fonların silah hâline getirilmesidir. Bu atmosferde yatırımcı için strateji; fikri mülkiyet yoğunluklu Amerikan teknoloji hisselerinden uzaklaşmak ve İsviçre Frangı gibi güvenli limanlara yönelmektir. ABD’nin 1 Şubat’ta ateşleyeceği vergi fitili, asırlık müttefiklik ruhunun ve finansal kader birliğinin nihai kopuşuna kurulan saati çalıştıracaktır.