Heykel Çalıştayı kapsamında altı heykeltıraşın, 8 Nisan 2026’ya kadar Fuar İzmir’de üretecekleri heykeller, Marble İzmir süresince D Holü’nde ziyaretçilerle buluşturulacak.
EGİAD Ege Toplantıları’nın 83’üncü konuğu olan TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Ömer Aras, sürdürülebilir büyüme için güçlü kurum kültürü, inovasyon ve girişimciliğin kritik rol oynadığını vurguladı. Aras ayrıca mart ayında yapılacak genel kurulda QNB Türkiye Yönetim Kurulu üyeliğine yeniden aday olmayacağını açıkladı.
ABD - İran savaşının petrol fiyatlarında yaşattığı öngörülemez yükselişin, petrokimyasal ürünlerin fiyatlarına da yansıdığını hatırlatan EGEPLASDER Yönetim Kurulu Başkanı Şener Gençer, yerli hammadde üretiminin öneminin şimdi daha iyi anlaşıldığını umduklarını ifade etti.
Denizli OSB Başkanı Derya Baltalı, Avrupa Birliği’nin gündemindeki “Made in EU” düzenlemesinin Türkiye ve özellikle AB’ye güçlü ihracat yapan şehirler için önemli fırsatlar barındırdığını söyledi.
Küresel jeopolitik gerilimler ve Hürmüz Boğazı’nda yaşanan gelişmeler deniz taşımacılığını etkilerken, tedarik zincirlerinde alternatif rotalar yeniden önem kazandı. Bu süreçte Türkiye’nin merkezinde yer aldığı Orta Koridor, Asya–Avrupa ticaretinde stratejik bir alternatif olarak öne çıkıyor.
Türk gıda sektörü, ABD pazarındaki payını büyütme hedefi doğrultusunda Kaliforniya’da düzenlenen Natural Products Expo West Fuarı’na 25 firmayla katıldı.
Yakın coğrafyada süren savaşlar ve jeopolitik gerilimler turizm sektöründe belirsizlik yaratırken, ETİK Başkanı Mehmet İşler Türkiye’nin güçlü turizm altyapısı ve hızlı toparlanma kabiliyeti sayesinde “güvenli liman” konumunu koruduğunu söyledi.
ESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Sibel Zorlu, Trump’ın ikinci dönemiyle artan küresel korumacılık ve AB’nin Hindistan-Mercosur gibi yeni ortaklıklarına dikkat çekerek, rekabet gücünün artık ucuz işgücünden değil yüksek katma değerli üretimden, teknoloji yatırımlarından ve inovasyondan geçtiğini vurguladı.
İzmir'de düzenlenen "Ev Sahibi Türkiye İzmir Kura Çekiliş Töreni"nde konuşan "İzmir'deki yapı stoku çok iyi gözükmüyor. Resmi veriler şehirdeki yapıların yaklaşık yüzde 60'ının 2001 deprem yönetmeliği öncesinde yapılmış olduğunu gösteriyor. Çok yüksek bir rakam ve aslında risk durumumuzu çok açık ortaya koyuyor. Bu tablo güvenli konut üretimi ve kentsel dönüşüm çalışmalarının ne kadar hayati olduğunu ortaya koyuyor." dedi. "500 bin sosyal konutu başlattık, burada yeni bir anlayışla hareket ettik. Bu projeyi uzun zaman çalıştık ve iyi bir hazırlık yaptık." diyen Yılmaz, "Artık 2 artı 1 diyoruz. Niye böyle planladık? Sosyoloji, demografi değişti. Şu anda Türkiye'de ortalama hane sayısı 3 kişi. Hanelerin yüzde 20'sinde tek kişi yaşıyor. Böyle bir yeni sosyolojimiz, demografimiz var. Dolayısıyla buna uygun ölçekte bir planlama yaptık. Ayrıca israf ekonomisi değil, tasarruf ekonomisi diyoruz." değerlendirmesinde bulundu.