İREM CEYLİN DEMİRCAN/İZMİR
Hazır giyim ve tekstil sektörünün en önemli ham maddeleri arasında yer alan pamukta, artan üretim maliyetleri, daralan ekim alanları ve yetersiz destek politikaları nedeniyle sıkıntılar büyüyor.
İzmir Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Bülent Uçak, mevcut tarım politikalarının üreticiyi üretimden uzaklaştırdığını belirterek, getirdikleri çözüm önerilerinin Hazine ve Maliye Bakanlığı’nı aşamadığını ifade etti. Pamukta bu yıl mevcut hava koşullarında olumsuz bir tablo görülmediğini ancak üretime ilişkin değerlendirme yapmak için henüz erken olduğunu söyleyen Uçak, planlı bir destekleme modeli uygulanmaması halinde pamukta önümüzdeki yıl ekim alanlarının yüzde 50'ye varan oranda daralabileceği uyarısında bulundu.
“Prim, maliyet ve fiyata göre belirlenmeli”
Şu an itibarıyla hava şartlarında herhangi bir sıkıntı görünmediğini anlatan Uçak, “Ancak ekim alanlarındaki ciddi daralmanın üretime nasıl yansıyacağını önümüzdeki süreçte göreceğiz. Bu aşamada net bir değerlendirme yapmak doğru olmaz. Pamuk sektörü uzun süredir yapısal sorunlarla karşı karşıya. Bugün üreten de zarar ediyor, alan da satan da zarar ediyor. Sanayici ise rekabet edebileceği bir maliyet yapısını oluşturamıyor. Çözüm yalnızca sektörün kendi içinde değil, devletin tarım politikalarında atacağı adımlarla mümkün olabilir. Destekleme primlerinin üreticinin maliyet ve gelir durumuna göre esnek şekilde belirlenmesi gerekiyor. Üretici kazanç sağlayamadığında destekler artırılmalı, kazanç sağladığında ise buna göre yeniden düzenlenmeli. Aksi halde pamuk üretimindeki daralma daha da büyüyecek. Benim tahminime göre bu oran yüzde 50’leri bulabilir” dedi.
Tarımda yaşanan sorunların çözümü için Ankara nezdinde görüşmelerinin sürdüğünü ancak destekler konusunda istenilen sonucun alınamadığını belirten Uçak, “Sorun çoğu zaman Hazine ve Maliye Bakanlığı aşamasına takılıyor. 'Kaynaklarımız kısıtlı, verebileceğimiz en yüksek desteği veriyoruz' şeklinde yanıtlar alıyoruz. Ancak sahadaki üretici bunu yeterli bulmuyor. Bunun sonucunda da üretimden kaçış ve farklı ürünlere yönelim hız kazanıyor. Ülke ekonomisi ve tarımsal üretimin sürdürülebilirliği için kapsamlı bir planlama ve etkin bir destek politikası hayata geçirilmeli” dedi.
“Sıkıntı hazır giyim sanayisini de tehdit ediyor”
Kur politikası ve üretim maliyetleri arasındaki dengesizliğin tarım sektörünü zor durumda bıraktığını belirten Uçak, “Döviz kurunun mevcut seviyelerde tutulmaya çalışılması nedeniyle üreticinin maliyetleri gerçek anlamda karşılık bulmuyor. Yaşanan sıkıntılar yalnızca tarımı değil, tekstil ve hazır giyim sanayisini de tehdit ediyor. Hazır giyim ve konfeksiyon sektöründe müşteri kayıpları yaşanıyor. Küçük ölçekli konkordatoların ardından bu sorun iplik sanayisine de sıçrarsa çok daha büyük bir domino etkisi oluşabilir” diye konuştu.