Resmi Gazete'de yayımlanan karara göre, gıda işletmelerine, gıda katkı maddelerine uyum için 1 Mart'a kadar süre tanındı. Bu tarihten önce piyasaya çıkarılan ürünler raf ömrü sonuna kadar satılabilecek.
2026-2028 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program’da (OVP) tek haneli enflasyon 2028’e kaydırıldı. Programda faiz yükünün azaltılması dikkat çekerken, bütçede gelirlerin daha hızlı, giderlerin ise daha az artmasına yönelik yaklaşım dikkat çekti. Faiz dışı fazla hedefiyle birlikte, bütçenin önceki yıllara göre temel göstergelerde “biraz daha sıkı” olması planlanıyor.
İstanbul Sanayi Odası Türkiye İmalat Sektörü İhracat İklimi Endeksi ağustosta 0,6 puan artışla 51,9'a yükseldi.
TÜİK'in ağustos verilerine göre, TÜFE ile indirgendiğinde en yüksek aylık reel getiri yüzde 4,6 ile BIST 100 endeksinde gerçekleşti. Bu dönemde mevduat faizi (brüt) yüzde 1,21, DİBS yüzde 1,15 ve külçe altın yüzde 0,10 reel getiri sağlarken, dolar yüzde 0,52, Euro da yüzde 0,96 kayba yol açtı. Yıllık veride ise külçe altın, yüzde 22,80 ile yatırımcısına en yüksek reel getiri sağlayan yatırım aracı oldu.
3 yıllık hedef ve politikaların yer aldığı Orta Vadeli Program'ın onaylanmasına ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı, Resmi Gazete'nin mükerrer sayısında yayımlandı.
3 yıllık OVP'yi açıklayan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, "Bütçe açığının milli gelire oranı 2025 yılında yüzde 3,6, 2026'da yüzde 3,5, dönem sonunda ise yüzde 3'ün altında öngörülmektedir." dedi. "2026 yılında büyümenin yüzde 3,8'e, 2027'de yüzde 4,3'e ve 2028'de yüzde 5'e ulaşmasını hedefliyoruz." diyen Yılmaz, enflasyonla ilgili, "Enflasyonun 2025'te yüzde 28,5'e,2026'da yüzde 16'ya,2027'de yüzde 9'a ve 2028'de yüzde 8 seviyesine gerilemesini, program sonunda tek haneye kalıcı inmesini hedefliyoruz." ifadelerini kullandı.
Ekonomist Ali Ağaoğlu ve gazeteci Hakan Güldağ, haftanın sohbetinde siyasi gelişmelerin piyasalara etkisini tartıştı; konjonktürel dalgalanmaların ötesinde uzun vadeli risklere dikkat çekti. Ekonomik verilerin yanı sıra ciddi bir “politik risk”in öne çıktığına işaret eden ikili, siyasi belirsizliklerin piyasaları baskıladığını vurguladı. “Artık bu risklerle yaşamayı kabul edip ona göre pozisyon almamız gerekiyor” diyen Ağaoğlu, “Türkiye’nin uzun vadeli riskinin artacağını düşünen tarafa geçtim” ifadelerini kullandı. Son gelişmelerin piyasaları sürekli baskı altında tutacak bir belirsizliğe yol açtığını dile getiren Hakan Güldağ da “Reel sektör tam ‘en kötüsü geride kaldı’ diye düşünürken, siyasi şok moralleri bozuyor” dedi.
Yeni eğitim öğretim döneminin başlamasıyla birlikte çanta satışları aylık yüzde 83, kırtasiye ürünleri yüzde 60, kitap satışları da yüzde 25 arttı. Ortalama sepet tutarı geçen yıla kıyasla yüzde 45 yükselişle 750 TL’ye çıktı.
Zayıf iç ve dış talebin sanayi istihdamında yol açtığı düşüş eğilimi sürüyor. Sanayi çalışanı sayısı en yüksek seviyesini gördüğü Ağustos 2023’teki 5,1 milyondan 214 bin kayıpla Haziran 2025’te 4,89 milyona indi ve 2021 sonundaki seviyeye geldi. İmalattaki azalış ise 215 bine yaklaştı. Kaybın imalat tarafında yoğunlaşması dikkat çekerken, işten çıkarmaların süreceği endişeleri dile getiriliyor.