Türkiye Obezite Araştırma Derneği’nin (TOAD), medyanın obeziteli bireylere uyguladığı damgalayıcı ve ayrımcı klişe dili değiştirmek amacıyla başlattığı kısa film yarışmasında sona gelindi. Lilly Türkiye'nin desteği ve Fujifilm'in katkılarıyla hayata geçirilen “Taşıdığımız Hikâyeler: Obezitenin Görünmeyen Yüzü” Üniversiteler Arası Kısa Film Yarışması ödül töreni 13 Mayıs 2025 akşamı Hilton İstanbul Bosphorus otelde gerçekleşti.
Araştırmalar, çocuk filmlerinin yüzde 85’inde kilolu karakterlerin olumsuz biçimde temsil edildiğine; romantik anlatılarda ise obeziteli bireylerin çoğu zaman “arzulanamaz” olarak konumlandırıldığına işaret ediyor. Hollywood yapımı filmlerde ana karakterlerin sadece yüzde 2.8’inin obeziteli olduğu, gerçek hayatta ise bu oranın yüzde 37 olduğu vurgulandı.
Bu klişe dili kırmak amacıyla başlatıldığı belirtilen yarışmaya, 41 kısa film başvurdu. Başkanlığını uluslararası film festivallerinden ödülle dönen ünlü yönetmen Pelin Esmer’in üstlendiği jüri, finalde yarışmaya hak kazanan beş yapımı değerlendirdi. Gecede finale kalan filmler gösterildi. Törene, 33. Avrupa Obezite Kongresi (ECO 2026) vesilesiyle İstanbul'da bulunan Avrupa ülkeleri obezite derneği başkanları ve temsilcileri de onur konuğu olarak katıldı.
Projeyi hayata geçiren üç akademisyen törende yaptıkları konuşmada obezitenin sinemadaki temsilini ve bu projenin önemini aktardı. Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü, Reklamcılık ve Tanıtım Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Deniz Sezgin Emüler yaptığı konuşmada, “Sinema, toplumsal algıyı şekillendiren en güçlü araçlardan biri. Ama uzun yıllardır beyaz perdede ideal beden dışındaki temsiller çoğu zaman önyargılarla kuruluyor. Biz bu projeyle bu anlatıyı sorgulamak istedik.” dedi.
Türkiye Obezite Araştırma Derneği Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Dilek Yazıcı ise medyanın dilinin önemini şu sözlerle açıkladı: “Obezite bireysel bir mesele değil, kronik tekrarlayıcı bir hastalık. Toplumda kilolu bireylere karşı ‘irade eksikliği’ gibi yanlış inanışlar onların sağlık hizmetine ulaşmasını bile zorlaştırabiliyor. Bu nedenle medyanın dili çok önemli.”
Törende söz olan Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi, Radyo, Televizyon, Sinema Bölüm Başkanı Prof. Dr. S. Ruken Öztürk ise projenin bir parçası olmaktan çok mutlu olduğunu söyledi. Sinemanın çok güçlü bir sanat dalı olduğunu belirten Prof. Dr. Öztürk şöyle devam etti: “Hepimiz bir filmden çıktıktan sonra etkilenmiş, izlediklerimizi sorgulamışızdır. Bu çalışmada da gençler, obezitenin görünmeyen yüzünü farklı açılardan gösterdi. Yarışma, benim için de çok öğretici oldu.”
Gecede birincilik, Medipol Üniversitesi’nden Eylül Babur’un stop-motion tekniğiyle hazırladığı “Mükemmel Ölçü Nedir?” adlı filmin oldu. Ödül törenine uydu bağlantıyla katılan Babur, filmi hazırlarken kendi hayatından ilham aldığını söyledi.
Genç sinemacılara 245 bin TL ödül
Tören sonunda ödülleri, TOAD Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Yazıcı, Prof. Dr. Emüler, Prof. Dr. Öztürk ile Lilly Türkiye Genel Müdürü Ryan Dawson ve Fujifilm yetkilisi Sevgi Yurtsever birlikte verdi.
Jüri Başkanı Pelin Esmer önderliğinde yapılan değerlendirme sonucunda ödüller şöyle dağıldı:
BİRİNCİLİK ÖDÜLÜ:
Mükemmel Ölçü Nedir?
Yönetmen: Eylül Babur
Medipol Üniversitesi
Fujifilm Hediye Çeki: 100.000 TL
İKİNCİLİK ÖDÜLÜ:
İkilem
Yönetmen: Ece Bilen
Niğde Ömer Halis Demir Üniversitesi
Fujifilm Hediye Çeki: 75.000 TL
ÜÇÜNCÜLÜK ÖDÜLÜ:
Lavinya
Yönetmen: Ceren Özkazanç
Ankara Üniversitesi
Fujifilm Hediye Çeki: 50.000 TL
JÜRİ ÖZEL ÖDÜLÜ:
Tokum Ama Yerim
Yönetmen: Bilge Olcay Yılmaz
İzmir Ekonomi Üniversitesi
Fujifilm Hediye Çeki: 20.000 TL