BESTİ KARALAR/ANKARA
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu, AK Parti Samsun Milletvekili Mehmet Muş Başkanlığı’nda Fon Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonlarına İlişkin Düzenlemeleri İçeren Kanun Teklifini görüşmek üzere toplandı.
Komisyonda teklifin ilk imza sahiplerinden AK Parti Samsun Milletvekili Ersan Aksu, şu anda fon piyasalarında 2 bini aşkın yatırım fonu bulunduğunu belirterek SPK tarafından tasfiyesine karar verilen fon sayısının 131 olduğunu söyledi. Aksu, fon soruşturmaları kapsamında, bugüne kadar 84 kişinin tutuklandığını, 282 kişi hakkında işlem yapıldığını, 27 şüpheli hakkında arama kararı çıkarıldığını belirtti. Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı İlhan Hatipoğlu da "29 farklı ülkeden 48 ayrı talepte bulunuldu. 278 kişiye ilişkin hesaplar ve mal varlıklarına ilişkin talepte bulunuldu. Başsavclılıklarla iletişim sağlandı" açıklamasını yaptı.
Teklifler ne getiriyor?
Teklifin 1 ve 2. Maddeleri ile; kanunun uygulanmasındaki tanımları, 3'üncü maddeyle tasfiyenin SPK'nin gözetim ve denetiminde görevli kuruluşlar eliyle yürütülmesi düzenleniyor. Böylece, 455.578 bireysel fon pay sahibini korumak adına borsa fiyatının gerçek ekonomik değeri yansıtmadığı veya olan satışın tasfiyeyi gereksiz biçimde geciktireceği, fiyatı daha da düşürerek yatırımcı zararını büyüteceği durumlarda kurul geri alım, hâkim ortağı satma hakkı, toptan satış gibi esnek ve kontrollü satış yöntemlerine karar verebilecek.
Kimler, nasıl etkilenecek?
Tasfiye yalnızca varlıklarının süratle satılması şeklinde değil, yatırımcılar bakımından mümkün olan en yüksek ekonomik değerin ve aynı zamanda borsa işlemlerinin sıhhatinin korunmasını hedefleyen kontrollü bir süreç olarak planlanıyor. Sermaye Piyasası Kanunu'nun madde 104 piyasa bozucu eylemler, madde 106 bilgi suistimali ve madde 107 piyasa dolandırıcılığı suçlarına ilişkin fiilleri işlediği belirlenen kişi ve kurumlar bu özel tasfiye ve geri kazanımlardan yararlanamayacak.
Teklifle; net yatırım tutarı, yatırımcının fona kağıt üzerinde biçilen sanal değeri üzerinden değil, fona fiilen koyduğu nakit giriş ve çıkışlar üzerinden hesaplanacağı düzenleniyor. Fonların tasfiyesinde para çıkışları da "İlk Giren İlk Çıkar" yöntemine uygun bir sırayla gerçekleştirilecek. Net yatırım tutarı 1 milyon liranın altında olan yatırımcılara tutarın tamamı ödenebilecek, mevcut nakdin yetersiz olması hâlinde ise net yatırım tutarı en düşük olan yani en küçük yatırımcılardan başlanarak ödemeler gerçekleştirilecek. Bu sayede yapılan değerlendirme ve analizlere göre 350 bin civarında fon pay sahibinin nihai pay sahipliği korunarak net yatırım tutarlarının ödemesinin gerçekleşeceği öngörülüyor. . Teklifin 4'üncü maddesiyle haksız ve fahiş kazanç elde edenler için bir isteğe bağlı iade mekanizması getiriliyor. Gerçeğe aykırı değerler üzerinden olağan dışı kazanç sağlayıp fondan çıkanlar olağan emsal getiriyi aşan kısmı isteğe bağlı iade hesabına iade edebileceklerdir ancak bu isteğe bağlı iade asla bir af veya ibra, cezasızlık mekanizması sayılmayacak.
İsteğe bağlı iade yapanların durumu
Teklifin 5'inci maddesiyle; mevzuata aykırı ve şeklen uygun görünse de gerçek bir ekonomik amacı olmayan repo, ters repo, karşılıksız kredi ve muvazaalı işlemlerle ilişkili taraflara veya üçüncü kişilere aktarılan para, sermaye piyasası aracı mal, hak ve alacakların şahsi sorumluluk kapsamında takip edilmesi öngörülüyor. Teklifin 6'ncı maddesiyle adli makamlarca ceza soruşturmaları kapsamında el konulan veya müsadere edilen gayrimenkuller, araçlar, likit mal varlığı değerleri, hazineye gelir kaydedilmeksizin yatırımcıların fon pay sahipliği haklarının karşılanması amacıyla doğrudan ilgili fona veya TMSF nezdinde açılan özel geri kazanım hesabına aktarılması düzenleniyor. TMSF bu mal varlıklarına kayyım olarak atanacak, dava sonucunu beklemeksizin satış yapabilecek ve elde edilen nakit geri kazanım hesaplarına aktarılarak izlenip dava sonunda fon pay sahiplerine tevzi edilecek.
Teklifin 7'nci maddesiyle tasfiye, takip ve hukuki süreçlerin doğurabileceği yoğun iş yükü ile spesifik uzmanlık ihtiyacını göz önünde bulundurarak finansal operasyonların ve dava süreçlerinin hızlıca ve eksiksiz sonuçlandırılabilmesi için SPK ile yatırımcı tazmin merkezine dışarıdan avukatlık, muhasebe ve yazılım geliştirme hizmetleri temin edebilme yetkinliğinin sağlanması amaçlanıyor.