

















Yabancı yatırımcılar savaşın ilk üç haftasında devlet tahvilleri ve hisse senedinde 5 milyar 948,4 milyon dolarlık net satış yaptı. Yılın başından savaş başlamadan önceki hafta 27 Şubat’a kadar devlet tahvillerine 4.6 milyar dolar net giriş yapan yabancı üç haftanın sonunda yılbaşından bu yana devlet tahvillerinde 139.3 milyon dolar net satışçı pozisyonuna döndü.
Seçim sonrası değişen ekonomi yönetimi ve para politikaları yabancının TL varlıklara ilgisine, net rezervlere olumlu etki yaptı. Yabancı yatırımcı bu dönemde TL varlıklara net 2 milyar $ giriş yaparken toplam rezervler 15 haftadır kesintisiz yükseliş gösteriyor.
Kredi büyümelerinde Merkez Bankası ve yeni ekonomi yönetiminin sıkı para politikasının izleri görülmeye başladı. Merkez Bankası verilerine göre 13 haftalık yıllıklandırılmış kur etkisinden arındırılmış ticari kredi büyümesi 10 haftanın ardından çift haneye yükseldi, tüketici kredileri kamuda durdu sektörde yüzde 20’nin altında geldi.
Merkez Bankası, TL dönüşlü KKM hesaplarında bankaların politika faizinin yani yüzde 30’un altında faiz vermesinin önünü açtı. Ancak yüzde 30’dan düşük KKM faizi veren bankalar, vade sonunda kur farkı politika faizi ile hesaplandığından daha yüksek çıkarsa maliyeti üstlenmek zorunda kalacak.
Ekonomist Ali Ağaoğlu ile gazeteci Hakan Güldağ bu hafta Şans Sohbetleri'nde hem Fed hem de TCMB'nin faiz kararlarını değerlendirdi, önümüzdeki dönem piyasaya etkisini tartıştı.
Türkiye’de ekonomi politikasındaki değişim ve bu değişimle gelen 5 yıllık iflas risk primindeki iyileşme şirketlerin ve bankaların yurt dışı tahvil ihraçlarına ivme kazandırdı. Son 5 haftada yurt içi ve yurt dışında toplam 61 şirkete SPK tarafından onay verilirken seçim sonrası yapılan yurt dışı tahvil ihraç başvurularının ise neredeyse tamamı bu 5 haftada gerçekleşti.
Yüksek enflasyon, seçim belirsizliğiyle dalgalanan sermaye piyasaları ve makroihtiyati önlemlerin gölgesinde vatandaşlar döviz getirisinin yolunu yurt dışı portföy yatırımlarında buldu. Yılın ikinci çeyreğinde hanehalklarının yurt dışı portföy yatırımının yüzde 25’i bono ve tahvile oldu.
Seçim sonrası hem TL mevduatın payını artırmayı hem de KKM’yi azaltmayı hedefleyen adımlara rağmen, haziran ayı başında yüzde 35 seviyesinde bulunan TL mevduatın toplam mevduat içindeki payı, 8 Eylül itibariyle yüzde 32,3’e geriledi. KKM’nin payı ise 0,5 düşüşle yüzde 25,6’ya indi.
A1 Capital Araştırmadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Baki Atılal, yükselen TL mevduat faizlerinin borsaya çok net rakip olduğunu dile getirerek “KKM ve mevduat yatırımcısı sabit getiriye ve stopaj avantajına bakar. Şu anda KKM’de stopaj yok. Tekrardan gelirse, borsadan gidecek kısmı daha çabuk çıkartırız ve daha rahat önümüze bakarız” dedi.