EKONOMİ/ANKARA
Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurultayına yönelik yapılan başvuruyu karara bağlayan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Dairesi, kurultayı iptal etti. Bu iptal kararıyla birlikte CHP’nin Özgür Özel başkanlığındaki yönetimi görevden uzaklaştırılırken, CHP Genel Başkanlığı görevi önceki Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’na bırakıldı. Şimdi CHP’nin yönetimine ilişkin tüm yetkiler Kılıçdaroğlu’na geçti. Eğer Kılıçdaroğlu görevi kabul etmezse, bu kez başkanlığa kayyım heyeti atanacak. Kararın ilgili bölümü şu ifadeyle duyuruldu:
“4-5 Kasım 2023 tarihli kurultay ile göreve gelen Genel Başkan Özgür Özel’in, Merkez Yönetim Kurulu üyelerinin, Parti Meclisi Üyelerinin ve Yüksek Disiplin Kurulu Üyelerinin tedbiren görevden uzaklaştırılmalarına ve 4-5 Kasım 2023 tarihli kurultay öncesi görevde bulunan Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ile Parti Meclisi ve Yüksek Disiplin Kurulu üyelerinin karar kesinleşinceye kadar TEDBİREN GÖREVİ ÜSTLENMELERİNE/ GÖREVE İADELERİNE…”
Kılıçdaroğlu CHP'yi sert eleştirmişti
Öte yandan mahkemenin mutlak butlan kararının, CHP’nin önceki lideri Kemal Kılıçrdadoğlu’nun sosyal medya hesabından Özgür Özel ve yönetime yönelik yoğun eleştiriler yapmasının hemen ertesi gün çıkması dikkat çekti. Kemal Kılıçdaroğlu önceki gün yaptığı paylaşımda CHP'nin temiz siyasetin evi olduğunu belirterek, partinin haramın ve kirlenmişliğin sığınağı haline getirilemeyeceğini belirtmişti. Aynı gün CHP İstanbul İl Başkanlığı kayyım heyetinde bulunan iki üye de Kılıçdaroğlu’nu çalışma ofisinde ziyaret etmişlerdi.
İstanbul İl Kongresi de iptal
Bu arada mahkeme, 8 Ekim 2023'te gerçekleştirilen CHP İstanbul İl Kongresinin ve bu kongrede alınan tüm kararları da iptal edildi. Bu kararın hemen ardından da İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ve ilçe başkanları da olağanüstü toplantı kararı aldılar. Butlan kararının ardından EKONOMİ’ye açıklama yapan bir CHP yöneticisi, bu aşamadan sonra partiye kayyım atanmasının partinin parçalanması anlamına geleceğini belirterek, buna izin verilmemesi için bir heyet oluşturduklarını söyledi. Hem Özgür Özel’i hem de Kemal Kılıçdaroğlu’nu bir araya getirmek için çalışacaklarını kaydeden her iki tarafa da eşit mesafede olan yönetici, “CHP’nin dağılma görüntüsü vermemeliyiz. İktidara bu sevinci yaşatmayacağız, iktidar CHP’yi dağıtıp baskın seçim istiyor" değerlendirmesinde bulundu. Öte yandan tüm süreçlerin olumsuz sonuçlanması halinde, yeni bir parti kurulması seçeneğinin de masada olduğu belirtiliyor. Bu arada Özgür Özel X hesabından "Ben size iktidara gül bahçesinden geçerek gitmeyi vadetmiyorum. Ben size acıya katlanmayı ama teslim olmamayı vadediyorum. Ben size onur, haysiyet, cesaret ve mücadele vadediyorum!" mesajı verdi.
Gürlek: Başvuru CHP’lilerden geldi
Adalet Bakanı Akın Gürlek, karardan yaklaşık 2 saat sonra kameraların karşısına geçerek, mahkemenin mutlak butlan kararına ilişkin kısa bir açıklama yaptı. Bu sürecin CHP’lilerin başvurusuyla başladığına işaret eden Bakan Gürlek, “Mahkeme delilleri değerlendirerek karar verdi. 4-5 Kasım’da delege iradesinin kurultay sonucunu etkileyecek şekilde etkilendiği kanaatine varıldı. Mahkeme iddiaların seçim sürecinin serbestliğini etkilediğini tescil etti. Yargının görevi hukukun üstünlüğüdür, siyasi partiler demokrasinin taşıyıcı kolonlarıdır, bunun zedelenmesi demokrasinin zedelenmesidir. Vatandaşın demokrasiye görevini gösteren bir karardır. Hukuk devleti iddiaları ciddiyetle ele alan devlettir. Süreç hukuk düzeni içinde devam edecektir, herkesin bu sürece saygı göstermesi, icraatını hukuk içinde gerçekleştirmesi önem taşıyacaktır. İrade delege ve üyelerindir. Türkiye demokrasisinin hukukla güçlendirilmesine kararlılıkla devam edilecektir” dedi.
CHP olağanüstü toplandı
CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK), Özgür Özel'in başkanlığında olağanüstü toplandı.
Parti genel merkezinde yaklaşık 5 saat süren MYK'nin ardından basın toplantısı düzenleyen Özel, söz konusu mahkeme kararını, "Bugün Türk demokrasisi adına kara bir gündeyiz." diyerek nitelendirdi.
Özel, partisinin 14-28 Mayıs'ta yapılan genel seçimlerde elde ettiği sonuçlar sebebiyle vatandaşların CHP'den duygusal kopuş yaşadığını, kendilerinin de CHP'de değişimi istediğini anlattı.
CHP delegesinin, 38. Olağan Kurultay'da değişime karar verdiğini ifade eden Özel, "Hiç huyumuz değildir, hiç haddimiz değildir, kibir yapmadık. Bizim sevincimizin, galibiyetimizin kimsenin mağlubiyeti olmasını istemedik." dedi.
CHP'yi yerel seçimlerde birinci parti yaptıkları için suçlu görüldüklerini öne süren Özel, "Bize, 'Ekrem'i bırak, mücadeleyi bırak, Ankara'ya dön, Ankara merkezli siyaset yap, partinin başında otur.' diyorlar. Ben, partimin genel başkanını iktidar koltuğunda oturtmak, cumhurbaşkanı adayını cumhurbaşkanı koltuğunda oturtmak, partimin yöneticilerini bakan koltuğunda oturmak için mücadele ediyorum ve reddediyorum. Konforlu muhalefet partisi genel başkanlığı koltuğunu reddediyorum." diye konuştu.
Meselenin ne kendisi ne de 38. Olağan Kurultay'da göreve gelmeleri olduğunu kaydeden Özgür Özel, "Bu mesele bizim değil, milletin meselesidir. Bu savaş bize değil, millete karşı açılmıştır. Bu darbe bize değil, millete yapılmıştır." görüşünü savundu.
"İlk itirazımızı Yargıtay'a yaptık"
Özgür Özel, karara karşı hukuki yolları kullanacaklarını vurgulayarak, şunları kaydetti:
"Biz bugün ilk itirazımızı, tedbir kararının kaldırılması da içerecek şekilde Yargıtay'a yaptık. YSK'nin bize vermiş olduğu, İstanbul'daki kayyım kararlarının üstüne, defalarca aldığı istikrarlı kararlarla yaptırmış olduğu kongre sonucunda verdiği mazbataya sahip çıkması için YSK'ye başvuracağız. YSK'ye yaptığımız başvuru, Yargıtay'a tedbirin durdurulmasına yönelik yaptığımız başvuruların en acil, en hızlı şekilde ele alınarak YSK'nin Anayasa 79. maddede kendisine münhasır tanınan görev-sorumluluk alanına sahip çıkmasını, kendisine sahip çıkmasını, siyasi partiler rejimine sahip çıkmasını bekliyoruz. Yargıtay'ın tedbir kararını kaldırarak Türkiye'yi bir felaketten kurtarmasını bekliyoruz."
Sorular
Özel, konuşmasının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.
Bir basın mensubunun hukuki itirazlarının olumlu sonuçlanmaması durumunda CHP'nin yol haritasında olağanüstü kurultay çağrısının olup olmadığının sorulması üzerine Özel, şunları kaydetti:
"Biz öncelikle mücadeleyi yükselteceğiz. Bunun yanında hukuk mücadelesi veriyoruz. Bunun yanında önümüzde hangi zeminin olacağı, o mahkeme kararının YSK tarafından nasıl yorumlanacağı, kabul edilip edilmeyeceği, edilirse daha önce örnekleri var, hangi hükümlerinin kabul edilip hangi hükümlerinin tenzil edilip belki hangi hükümlerinin farklı şekilde yorumlanacağını göreceğiz. Bizim net olarak durduğumuz bir yer var, biz bize verilen bayrağı yere bırakmayız. Elimizdeki bayrak bize partimizin verdiği bayraktır. Millet o bayrağa, o değişimi kuvvetli bir özeleştiriye saymıştır, seçimlerde de tarihinin en büyük yerel seçim zaferini bize yaşatmıştır. Millete borcumuz var, ne milleti ne partiyi yarı yolda bırakmayız."
Özel, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesinin kararıyla tedbiren CHP Genel Başkanlığı görevine iade edilen Kemal Kılıçdaroğlu ile görüşüp görüşmediğinin sorulması üzerine şöyle konuştu:
"Yoğun bir toplantı, sonra siyasi partilerden önceki genel başkanlarımızın ziyareti vardı. Çok sayıda telefon gelmiş. Arayanlar arasında Sayın Kılıçdaroğlu var. Kendisinin telefonuna henüz dönmedim. Dönüp de ne konuşacağız? Daha bugün CHP'de 'Butlan kararı çıkarsa bu bir yargı kararıdır, biz yargıya saygılıyız' diyen bir milletvekilini disipline vermişiz. O yüzden ben Sayın Kılıçdaroğlu'ndan daha önce şanla şerefle seçildiği, CHP Genel Başkanlığı koltuğuna, AK Parti yargısının eliyle dönmek isteyeceğini ihtimal dahilinde görmek istemem. Ama birtakım açıklamalar, birtakım yaklaşımlar buna işaret ediyor. Bu durumda bu gecenin psikolojisi içinde o telefonu açmanın, o telefona dönmenin bir manası olmaz. O telefon eğer bu yargının bu kararını meşrulaştırmak veya o kararla uzlaşmaksa, ben öyle bir şeyde uzlaşmam. Onunla uzlaşırsam milletle uzlaşamam. Ancak Sayın Kılıçdaroğlu partimizin önceki dönem seçilmiş genel başkanıdır. Elbette telefonuna bir şekilde dönülecektir. Ona da düşüncelerimiz ifade edilecektir."
Genel Merkezi terk edip etmeyeceğinin sorulması hakkında Özel, "Ben genel merkezdeyim, arkadaşlarımız genel merkezde. Buradan sonra gecesiyle, gündüzüyle genel merkezimizdeyiz. Emanete sahip çıkacağız. Nasıl Saraçhane'ye sahip çıktıysak, genel merkezimize de sahip çıkacağız. Bizi buraya sokağın sesini dinleyen delegeler oturttu. Ancak onlar kaldırabilir." dedi.
Özel, Kılıçdaroğlu'nun bu görevi neden kabul ettiğinin sorulması üzerine, bu soruyu Kılıçdaroğlu'nun yanıtlayabileceğini ifade etti.
"Mutlak butlan" kararına karşı hukuken bir sonuç alınamazsa yedek partinin söz konusu olup olmadığı sorusuna Özel, "İkinci bir parti, bir yedek parti, bir başka parti seçeneği Türkiye'deki tüm siyasi partilerin gündeminde olabilir. Ama bu bir kapatma davasına karşı bir tedbirdir. Butlana karşı öyle bir tedbir düşünmedik, düşünmeyiz. Çünkü biz burada ev sahibiyiz, kiracılar gider, ev sahipleri kalır. Baba ocağından ayrılmayı düşünmeyiz. Baba ocağında kimin oturacağına da baba ocağının gerçek sahipleri karar verirler. Ona asliye mahkemeleri falan karar veremez." yanıtını verdi.
TL VARLIKLAR AĞIR SATIŞ YEDİ
ŞEBNEM TURHAN
TL varlıklar İstinaf 36. Hukuk Dairesi’nin, CHP'nin 38. Olağan Kurultayı ile 21. Olağanüstü Kurultayı'nın iptali talebiyle açılan davada her iki kurultay hakkında 'mutlak butlan' kararı vermesiyle birlikte ağır satış yedi. Orta Doğu’yu karıştıran savaştan hasar alan TL varlıklara bir de içerde siyasi gündem eklenmiş oldu. Borsa İstanbul BİST100 endeksinde kararın ardından yüzde 6 düşüşle birlikte devre kesici çalıştı, bankacılık endeksinde düşüş yüzde 8,5’e yaklaştı. Türkiye’nin 5 yıllık iflas risk primi kararla birlikte 9 baz puan yükselerek 250 baz puana yükseldi. BİST100 endeksi günü yüzde 6,05 bankacılık endeksi ise yüzde 8,63 düşüşle kapattı. Piyasa savaş darbesini atlatmaya çalışırken aslında dün itibariyle CHP’ye yönelik ‘mutlak butlan’ kararının çıkacağına ilişkin tedirginlikler başlamıştı. Uzmanlar yabancı yatırımcıların bu kararla birlikte TL varlıklara yönelik ilgisinin oldukça sıkıntılı bir sürece gireceğine dikkat çekerken Borsa İstanbul endekslerini çok zor günlerin beklediğine işaret etti.
Bankacılık endeksinde düşüş rekoru
Dün kararın gelmesiyle birlikte saat 17.42.06 itibarıyla endekse bağlı devre kesici tetiklendi ve pay piyasasındaki tüm işlem sıralarında, vadeli işlem ve opsiyon piyasasında işlem gören pay ve pay endekslerine dayalı sözleşmelerde işlemler geçici olarak durduruldu. Borsa İstanbul’dan yapılan açıklamayla pay piyasasında varant, sertifi ka ve yeni pay alma hakkı sıralarında işlemler yeniden başlatılmadı. Pay piyasasında saat 18.01 itibarıyla kapanış seansıyla vadeli işlem ve opsiyon piyasasında işlem gören pay ve pay Endekslerine dayalı sözleşmelerde sürekli işlem yöntemiyle saat 18.08 itibarıyla yeniden başladı. Kapanış seansıyla birlikte Borsa İstanbul BİST100 endeksi dün günü yüzde 6,05 düşüşle 13 bin 163,8 puandan kapattı. Çoğu hisse taban seviyesini gördü. En çok düşüş yüzde 8,63 ile bankacılık endeksinde yaşanırken banka hisselerinde de taban seviyelere inildi. Sanayi endeksi yüzde 6,15, ulaştırma endeksi yüzde 6,36 geriledi. VİOP'ta BİST30 kontratları yüzde 10 düşüşle taban seviyeyi gördü.
Endeks 12.700’e gerileyebilir
Uzmanlar BİST100 endeksinde satışların devam edeceğini ve 12.700-12.800 seviyelerine geri dönüleceğine işaret ederken Merkez Bankası'nın da haziran toplantısında faiz artışına gitme ihtimalinin artık daha güçlü fiyatlandığına vurgu yaptı. Bayram öncesi son iş günlerinde de endekslerde negatif seyrin devam etmesini bekleyen uzmanlar Merkez Bankası'ndan ve siyasi liderlerden gelebilecek açıklamalara odaklandı.
Döviz satışı yeniden başladı
Dolar/TL’de karar tepki sınırlı kalırken uzmanlar Merkez Bankası'nın devreye girdiğini zaten savaş nedeniyle yabancının büyük çoğunluğunun çıkış yaptığını dile getirdi. Dolar/TL'de dün 18 itibariyle işlemler 45.61 seviyesinden gerçekleşti. Merkez Bankası savaş nedeniyle martta 50 milyar doların üzerine yaptığı satışın ardından nisanda 19.4 milyar dolar, mayısın ilk iki haftasında ise 2.4 milyar dolar döviz alımı yapmıştı. Az kalan yabancıyla birlikte içeriden döviz talebi olması durumunda Merkez Bankası’nın satışa devam etmesi ve rezervlerde düşüş gözlenmesi bekleniyor.