BARIŞ SEDEF
Rusya-Ukrayna savaşında ateşkes belirsizliği sürerken, savaşın yeni cephesi ticaret gemileri oldu. Rusya’nın Novorossiysk ve Tuapse limanlarına giden ticaret gemileri Ukrayna tarafından vurulurken, Ukrayna’nın Odessa Limanı’na giden gemiler ise Rusya tarafından vuruluyor. Son olarak Lider Bordo Mavi" isimli Türk işletmeli geminin Karadeniz'de Tuapse açıklarında vurulması ve söz konusu gemiyi çekmek üzere ertesi gün gönderilen "Lider Kocatepe" gemisinin de hedef alınmasıyla bölgedeki tansiyon daha fazla yükseldi. Yaşanan olay neticesinde Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Dışişleri Bakanlığı’na çağrıldı.
Tahıl fiyatı yüzde 10-12 artabilir
İki ateş arasında kalan Türk armatörleri ise sorunun çözümü için bir an önce ateşkes ve anlaşma bekliyor. Aksi halde 150 geminin hurdaya gitme riski ve tahıl fiyatlarının globalde %10-12 arasında artış göstermesi söz konusu. Diğer yandan Chevron ürünlerini taşıyan gemilerin ise ne Rusya ne de Ukrayna tarafından vurulmaması dikkat çeken diğer bir detay. EKONOMİ gazetesine süreçle ilgili değerlendirmelerde bulunan İMEAK Deniz Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Tamer Kıran, Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Durmuş Ünüvar ve diğer bakanlık yetkilileriyle bir araya geldiklerini söyledi. Ünvar’ın kendilerine süreçle ilgili görüşmelerin sürdüğünü sorunun çözümü hususunda net tarih bilgisi paylaşamadıklarını ifade etti. Türk Armatörler Birliği ise süreçle ilgili önemli bir rapor paylaştı. Rapora göre Ukrayna kaynakları tarafından sadece Temmuz ayında Ukrayna’nın 206’dan fazla gemiye saldırı düzenlediği, Rusya’nın ise 57 ticaret gemisine saldırı gerçekleştirdiğine yer veriliyor. Rapora göre Türk kontrollü vurulan gemi sayısı 40, Türk bayraklı vurulan gemi sayısı 5 dolayında.
Saldırılar son bir ayda arttı
Transbosphor Denizcilik CEO’su Kaptan Mustafa Can, Karadeniz’deki ticaret gemilerine saldırıların son 1 ayda şiddetlendiğine dikkat çekerek, “Bizim de firma olarak 5 gemimiz var. Şu anda Karadeniz açıklarında demirlemiş durumda. Süreç 5 ay sürerse 150 dolayında geminin hurdaya gitmesi söz konusu. 20 tane güzide armatörümüz yok olabilir. Buradaki gemileri Akdeniz’e indirmeye kalkarsanız buradaki marketi çökertmiş olursunuz. Para kazanamıyoruz ve armatörlerin dayanma gücü de giderek azalıyor. Yeni gemi yaptırma şansımız yok” değerlendirmesinde bulundu. Can, normalleşmeye geçilmesiyle birlikte savaş riskine bağlı olarak talep birikmesinin de işin içine dahil edilmesiyle navlunların Karadeniz özelinde sert bir şekilde yükseleceğinin altını çizdi.
Sigortada harp teminatı verilmiyor
Howden Türkiye ve Orta Asya Bölgesi Marine, Lojistik & Kargo Genel Müdürü Ülkem Gürdeniz, Ağustos 2026 döneminde Karadeniz bölgesindeki saldırılarda önemli bir artış yaşandığına vurgu yaparak, “Kaydedilen olaylar ağırlıklı olarak Novorossiysk, Tuapse ve Odessa limanları ile Karadeniz açıklarında meydana geldi. Ukrayna kaynaklı saldırılar daha çok Novorossiysk ve Tuapse bölgesindeki gemileri hedef alırken, Rusya kaynaklı saldırılar ise Odessa bölgesindeki gemilere yönelik gerçekleşiyor. Bu gelişmeler, sigorta piyasasında da çeşitli reaksiyonların ortaya çıkmasına neden oldu. Bazı sigortacılar sefer bazlı harp teminatı sağlamaktan kaçınırken, bazıları ise yalnızca mevcut yıllık harp poliçesi sundukları gemilere teminat vermeyi tercih ediyor. Bunun sonucunda, harp risk primi oranlarının bazı durumlarda %10 seviyelerine kadar yükseldiği görülüyor. Haziran ayında %0,07 seviyelerinde, hatta bazı Karadeniz limanları için %0,03 seviyelerinde teminat bulunabilen bir ortamdan, bugün %10 seviyelerine ulaşan oranların konuşulduğu oldukça farklı bir piyasa koşuluna geçmiş durumdayız” dedi.
İki ülkenin çiftçileri zor durumda
İstanbul Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Kazım Taycı, Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle işlenmiş tahıl ürünleri fiyatlarının dünya genelinde yüzde 4-4,5 oranında artış gösterdiğine değindi. Taycı, "Karadeniz'de tahıl koridoru süreci tamamen kesildi. Artık ne Ukrayna'dan ne de Rusya'dan Türkiye'ye ürün geliyor. İki ülkenin çiftçileri de zor durumda. Ürünlerini tarladan kaldıramıyorlar. Satışları neredeyse durma noktasına geldi. Dünyanın tahıl ihtiyacının yüzde 40'ı iki ülkeden gideriliyor. Bu ülkeler ürünlerini dünyaya açamadığı için fiyatlar şimdiden yüzde 4-4,5 artmış durumda. İki ay içinde sorun çözülmezse artış yüzde 10'ları geçebilir" dedi.
İşlenmiş tahıl ihracatı etkilenecek
Türkiye’nin Ukrayna ve Rusya'dan aldığı tahılları işleyerek dünyaya ihraç ettiğine vurgu yapan Taycı, “Geçen sene 13 milyar dolar tutarında ihracat gerçekleştirdik. Bu sene de yaklaşık olarak aynı rakamı tutturmayı hedefliyoruz. Bu ürünler katma değeri yüksek ve ülke ekonomisine ciddi katkı sağlayan ürünler. Eğer tahıl koridoru yeniden açılmazsa ihracatımızda uzun dönemli ciddi zararlar görebiliriz. Bakanlıklarımızın diplomatik yollardan atacağı adımları bizler de destekliyoruz. Hem Türkiye hem dünya için önemli bir girişim olacaktır" ifadelerini kullandı.
Artan maliyet sofralara yansıyacak
MÜSİAD Tarım, Gıda ve Hayvancılık Sektör Kurulu Başkanı Emrullah Gökhan, Novorossiysk ve Tuapse limanları yakınlarında iki gün içinde beş tahıl gemisinin vurulduğuna dikkat çekerek, “Chicago Ticaret Borsası’nda (CBOT) işlem gören buğday vadeli kontratlar üç yılın zirvesine çıkmış, yıllık artış yüzde 38’i aşmıştır. Ukrayna’nın bu sezonki tarım ihracatının öngörülen seviyenin yaklaşık yarısında kalması, Rusya’nın ağustos ayı sevkiyatlarının ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 50’den fazla gerilemesi beklenmektedir. Bu durum daha uzun rotalar, daha yüksek navlun ve daha pahalı sigorta maliyetleri demek. Bu maliyetlerin tamamı eninde sonunda sofralara yansıyacaktır” dedi.
Karayolunda fiyatlar %100 arttı
Yaş meyve ve sebze ihracatında Rusya, Türkiye’nin amiral pazarı konumunda. Ancak 7 aylık dönemde ihracat %33’ün üzerinde azaldı. Şüphesiz ihracatın azalmasındaki dinamiklerin başında Ukrayna’nın ticaret gemilerine saldırması da etkili. Türkiye Meyve Sebze Mamulleri Sektör Kurulu Başkanı Hayrettin Uçak, “Samsun’dan yükleme yapamıyoruz. Yüklenen ürünleri de geri çekmeye başladık. Ürünlerimizi karayoluyla gönderme seçeneğine yöneldik. Ancak burada da araç bulamıyoruz. Yabancı plakalı araçlar 5 bin dolardan 10 bin dolara kadar fi yatları çıkardı. Araç bulsak bile bölgeyi bilen şoför bulamıyoruz” dedi.