
Ortadoğu’da İran merkezli çatışmaların derinleşmesi, bölgenin kritik gıda tedarik zincirinde ciddi kırılmalara yol açtı. Nakliye maliyetlerindeki hızlı artış ve ana ticaret rotalarındaki aksaklıklar, başta buğday olmak üzere temel gıda ürünlerinde fiyat baskısını artırıyor. Bölge ülkeleri kısa vadede stok avantajına sahip olsa da, uzayan lojistik krizinin arz güvenliğini tehdit etmesi bekleniyor.
Rotalar değişti, maliyetler katlandı
Karadeniz’den gelen tahıl sevkiyatlarının önemli bir bölümü artık doğrudan Basra Körfezi yerine alternatif güzergâhlara yönlendiriliyor. Özellikle mısır sevkiyatları, İran’a ulaşmak yerine Akdeniz ve Kızıldeniz limanlarına kaydırılarak burada yeniden ticarete konu oluyor. Bu durum hem teslim sürelerini uzatıyor hem de maliyetleri ciddi şekilde yukarı çekiyor.
Hürmüz Boğazı’nda yaşanan erişim sorunları ise ticaret akışını doğrudan etkiliyor. Küresel petrol ve emtia taşımacılığının önemli kısmının geçtiği bu hat üzerindeki riskler, navlun fiyatlarında sert artışlara yol açıyor.
Denizden karaya zorunlu geçiş Deniz taşımacılığındaki aksaklıklar, ithalatçıları alternatif çözümlere yöneltiyor. Özellikle şeker ve tavuk gibi hızlı tüketilen ürünlerde, sevkiyatın önemli bir bölümü Umman ve Birleşik Arap Emirlikleri limanlarına ulaştırıldıktan sonra kara yoluyla taşınıyor. Sohar, Fujairah ve Hor Fakkan gibi limanlar, bölgesel dağıtımın yeni merkezleri haline gelirken, kamyon taşımacılığı maliyetleri de zincire ek yük getiriyor.
Bu yeni model, lojistik sürelerini uzatmanın yanı sıra fiyatlara doğrudan yansıyor.
Sektör kaynakları, kara taşımacılığına bağımlılığın özellikle düşük marjlı gıda ürünlerinde fiyat artışını hızlandırdığını belirtiyor.
Gıda zinciri geniş çapta etkileniyor Lojistik sorunlar yalnızca buğdayla sınırlı değil. Mısır, şeker ve beyaz et gibi temel ürünlerde de arz zinciri baskı altında. Özellikle ithalata bağımlı Körfez ülkeleri, artan maliyetler ve geciken teslimatlar nedeniyle alternatif tedarik stratejileri geliştirmeye çalışıyor.
Cidde limanı, yoğunluk yaşanan dönemlerde alternatif bir aktarma noktası olarak öne çıkarken, bu çözümün de yüksek maliyetli olması dikkat çekiyor. Uzmanlara göre, mevcut tablo bölge genelinde gıda enflasyonunu yukarı yönlü tetiklemeye devam edecek.
Lojistik kırılma ülkelere nasıl yansıyor?
Türkiye
Marmara çıkışlı buğday fiyatları, yüksek navlun ve yakıt maliyetleri nedeniyle 2024 zirvelerine yaklaşıyor. Bölgesel sevkiyatlarda maliyet baskısı artıyor.
İran
Buğday stokları 2 milyon tonun altında. Hazar ve Rusya hattı öne çıkarken, Basra Körfezi’ndeki riskler sevkiyatları zorlaştırıyor.
Irak
Umm Qasr limanına erişim kısıtlı. Buğday ve diğer ürünlerde alternatif olarak kara yolu devreye giriyor.
Mısır
Kur baskısı ve yüksek navlun maliyetleri gıda fiyatlarını yukarı çekiyor. Ödeme ve lojistik akışta aksaklıklar var.
Suudi Arabistan
İthalatın büyük kısmı Kızıldeniz limanlarından yapılıyor. Ancak çatışmanın yayılması alternatif rota ihtiyacını artırıyor.
Ürdün
Sınırlı rezervler nedeniyle tedarik sürekliliği risk altında. İthalat daha pahalı ve kırılgan hale geliyor.
BAE & Umman
Sohar, Fujairah ve Hor Fakkan limanları kritik dağıtım merkezlerine dönüştü. Denizden gelen yükler kara yoluyla bölgeye yayılıyor.
Hürmüz Boğazı
Küresel ticaretin yaklaşık %10’u bu hattan geçiyor. Riskler nedeniyle sevkiyatlar yeniden yönlendiriliyor.
Körfez genelinde
Artan navlun ve sigorta maliyetleri, gıda arz zincirinde kalıcı fiyat baskısı yaratıyor.
LOJİSTİK DEĞİŞİM
● Nakliye maliyetleri savaşla birlikte hızla yükseldi
● Tahıl sevkiyatları alternatif limanlara yönlendirildi
● Hürmüz hattındaki riskler ticareti yavaşlattı
● Deniz taşımacılığının yerini kısmen kara yolu aldı
● Gıda fiyatlarında yukarı yönlü baskı güçlendi