FİKRİ CİNOKUR/ANTALYA
Antalya Yapı Malzemeleri Sanayici ve İş İnsanları Derneği (ANTSİAD) Mayıs Ayı Genişletilmiş Olağan Toplantısı DoubleTree by Hilton Antalya Oteli’nde gerçekleştirildi. Toplantıda, sektörün ekonomik gücü masaya yatırıldı ve yapısal sorunlar ele alındı.
ANTSİAD Başkanı İlhan Kurtar toplantının açılışında yaptığı konuşmada, betondan demire, mekanik tesisattan akıllı ev sistemlerine kadar binlerce kalem ürünü ürettiklerini, depoladıklarını ve çok ciddi bir sermaye gücüyle şantiyelerin ihtiyaçlarını karşıladıklarını belirtti.
Havalimanları, hastaneler, dev köprüler ve devasa turizm tesislerine kesintisiz hizmet vermeye devam ettiklerini vurgulayan Kurtar, sektörün, Türkiye genelinde yaklaşık 200 alt sektörü tetiklediğini kaydetti. Kurtar, şöyle devam etti:
‘’Ortalama bir turizm tesisinde 3 binin üzerinde ürün kullanılmaktadır. Bu durum, sektörümüzün ne kadar kritik ve dinamik olduğunun en somut göstergesidir. Türkiye’de inşaat sektörünün GSYH içindeki payı yüzde 6 iken, alt sektörler dahil edildiğinde bu yüzde 30’a ulaşmaktadır. Sektörün cirosal büyüklüğü 2,30 trilyon TL’yi buluyor. 2,1 milyon kişiye doğrudan, 6 milyon kişiye ise dolaylı iş imkânı sunmaktadır. Antalya özelinde ise şehrimiz, 2025 yılında yaklaşık 87 bin konut satışı ile Türkiye’nin en büyük 4. pazarı olmayı sürdürmüştür. Türkiye toplam cirosunun yüzde 10’unu tek başına domine eden bir güç.’’
"Uzun vade ve barter dayatmalarından mutlu değiliz"
İnşaat sektörünün başarı tablolarına ve devasa verilerine rağmen sektör paydaşlarının mutlu olmadığını anlatan Kurtar, şöyle konuştu:
‘’Fabrikalar ana bayilere yönelik agresif tutuml gösteriyor. Verdiğimiz teminat mektuplarından, kaşıkla biriktirdiğimizi kazanla fabrikalara vermekten mutlu değiliz. Müteahhitlerin son dakika 'barter' dayatmaları ve adaletsiz satın alma süreçleri belimizi büküyor. Yerel yönetimler ve bürokratlar daha dikkatli olmalı. Depolama ve lojistik alanındaki eksiklikler var. 500 ile 5 bin metrekare arasında değişen, ranttan uzak, planlı sanayi alanlarının teşvik edilmesi bir zorunluluk haline geldi.’’
Kurtar, sektör paydaşlarının sorunlara ortak çözümler üretmesi gerektiğini sözlerine ekledi.
TİMFED ve TİMDER Başkanı Dr. Çiğdem Aras da, güçlü ekonominin yalnızca yatırımlarla değil, birbirine güvenen, ortak akılla üretebilen ve birlikte hareket etmeyi bilen insanlar sayesinde oluştuğunu belirtti.
Antalya’nın girişimci ruhu, ANTSİAD’ın vizyonu ve Türkiye’nin dört bir yanında birbirine omuz veren iş dünyası kuruluşlarının ülkenin geleceğine çok güçlü katkılar sunmaya devam edeceğini vurgulayan Aras, ‘’TİMFED olarak, Türkiye'nin farklı şehirlerinde faaliyet gösteren derneklerimizi yalnızca aynı çatı altında buluşturmuyor, ortak vizyon etrafında birbirine güç veren büyük bir yapı oluşturmaya çalışıyoruz. Unutmayalım ki Türkiye’nin gerçek gücü; farklı şehirlerde üreten, düşünen ve aynı gelecek idealinde birleşebilen insanların gerçek emeğinde saklıdır’’ dedi.
"Deniz ulaşımı sisteme entegre edilmeli"
Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Yusuf Hacısüleyman ise Antalya’nın turizm, tarım ve sanayi şehri olmasının yanı sıra yapı ve inşaat konusunda çok önemli bir pazar ve üretici konumunda olduğunu söyledi. Hacısüleyman, şöyle konuştu:
‘’İnşaat ve yapı sektörünün olumlu ve olumsuz gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Özellikle yaz aylarında artan trafik yoğunluğuna karşı çözüm bulunmalı. Deniz yolu ulaşımı alternatif değil, sisteme entegre bir çözüm olarak değerlendirilmeli. Antalya’nın 640 kilometrelik kıyı şeridi büyük bir potansiyel sunuyor. Kemer–Konyaaltı–Merkez hattı ile Belek, Serik, Side ve Manavgat’ı kapsayan doğu aksında deniz yolu ulaşımı mutlaka değerlendirilmeli.’’