ABDULLAH SÖNMEZ/ESKİŞEHİR
Eskişehir’de Eylül 2023'te faaliyete başlayan Turuncu Catering'in, üç yıllık süreçte günlük yaklaşık 5 bin kişilik üretim kapasitesine ve 70 kişilik istihdama ulaştığı bildirildi.
Teksan Sanayi Sitesi’nde 15 çalışan ve üç araçla başladığı faaliyetlerini daha geniş bir tesise taşıyan şirket, gelecek dönemde Eskişehir’de oluşturduğu hizmet modelini farklı illere taşımaya hazırlanıyor.
Toplu yemek sektöründe yaklaşık 20 yıllık deneyime sahip olduğunu belirten Turuncu Catering Kurucusu Naim Takbaş, ekonomik dalgalanmaların ve yüksek enflasyonun etkili olduğu bir dönemde kurularak büyüdüklerini söyledi. Üretime spor sektöründen bir müşteriyle başladıklarını aktaran Takbaş, “İşe başladığımızda 15 çalışanımız ve üç aracımız vardı. Yaklaşık bir yıl Teksan Sanayi Sitesi’ndeki mutfağımızda üretim yaptıktan sonra daha fazla büyümek ve daha çok müşteriye hizmet vermek amacıyla KOBİ Organize Sanayi Bölgesi’ndeki tesisimize taşındık. Krizin ortasında kurulup yine bu koşullar altında büyümeyi başardık. Üçüncü yılımızda müşterilerin bizi, bizim de müşterilerimizi tanıdığımız ve Eskişehir’de sektörün ana aktörlerinden biri haline geldiğimiz bir noktaya ulaştık” dedi.
Fiyatla değil hizmet kalitesiyle rekabet ediyor
Yüksek enflasyon döneminde şirketlerin yemek hizmetlerine yönelik fiyat revizyonlarını daha sık gerçekleştirmesinin pazara yeni giren işletmelere fırsat sunduğunu anlatan Takbaş, “Düşük enflasyon dönemlerinde firmalar genellikle yılda bir kez teklif alırken, yüksek enflasyon nedeniyle fiyat revizyonları üç ayda bir yapılmaya başlandı. Böylece daha önce yılda bir kez teklif sunabildiğimiz bir firmaya dört kez ulaşma imkânı elde ettik. Ancak temel amacımız fiyat üzerinden rekabet etmek değil. Kuruluş vizyonumuzu iyi yemek ve iyi hizmet sunmak üzerine oluşturduk. Müşteriler bizden sıcak, temiz, zamanında ve gıda güvenliğine uygun yemek bekliyor. Biz de bütün üretim ve sevkiyat süreçlerimizi bu beklentileri eksiksiz karşılayacak biçimde yürütüyoruz” diye konuştu.
Gelecek dönem hedefleri hakkında bilgi veren Takbaş, Turuncu Catering’i farklı şehirlerde aktif hale getirmeyi planladıklarını kaydetti. Takbaş, “Sadece belirli bir sektöre değil, farklı faaliyet alanlarındaki şirketlere hizmet veriyoruz. Bu nedenle bütün piyasaları yakından takip etmek zorundayız. Önümüzdeki 10 yılda 10 ilde aktif hale gelmeyi hedefliyoruz. Geçmişten gelen iş ilişkilerimiz, deneyimimiz ve farklı şehirlerdeki firmalarla kurduğumuz bağlar bu yapılanmayı destekleyecek nitelikte. Birçok büyük şirkete uzun yıllar boyunca yemek hizmeti sunduk. Eskişehir’de kurduğumuz yapıyı sağlamlaştırdıktan sonra bu birikimi farklı illere taşımak istiyoruz” ifadelerini kullandı.
Yemekler sevkiyattan kısa süre önce hazırlanıyor
Turuncu Catering Operasyon Direktörü Serhan Söylemez ise taşımalı yemek üretiminde zamanlama ve proses yönetiminin ürün kalitesini doğrudan belirlediğini söyledi. Yemeklerin gece saatlerinde hazırlanarak uzun süre bekletilmediğini, sevkiyata yakın saatlerde üretildiğini dile getiren Söylemez, “Üretime sabah saat 05.00-06.00 arasında başlıyor, araçlarımızı saat 10.00 civarında sevkiyata çıkarıyoruz. Böylece müşterilerimize ocaktan yaklaşık bir saat önce alınmış yemekleri ulaştırabiliyoruz. Yerinde üretim lezzetine yakın bir hizmet sunarken, ürünlerin beklemesini ve kalitesinin düşmesini önlüyoruz. Bir yemeğin benmariye girdikten sonra üç saat içerisinde tüketilmesi gerekiyor. Bu sürenin uzaması çorbanın kıvamından yemeğin tadına kadar birçok unsuru etkilediği gibi gıda güvenliği açısından da risk oluşturuyor” dedi.
Mal kabulünde “yarı ömür” kriterini uyguluyor
Hammadde kabulünden sevkiyata kadar kritik kontrol noktalarını takip ettiklerini belirten Söylemez, sıcak yemeklerin 65 derecenin üzerinde, salataların ise 4 derecenin altında sevk edildiğini ifade etti. Söylemez, “Özellikle taze ürünler ile kırmızı ve beyaz ette ‘yarı ömrünü doldurmamış olma’ kriterini uyguluyoruz. Örneğin son tüketim tarihi üretiminden sekiz gün sonrası olan tavuk ürününü, üretiminin üzerinden dört günden fazla süre geçmişse kabul etmiyoruz. Donuk veya konserve ürünlerde de ürünün toplam raf ömrünün ilk yarısını aşmamış olmasını istiyoruz. Tavuk ürünlerinde görünüm, koku ve ambalajda bombaj bulunmaması gibi katı kriterlerimiz var. Ürünler gıda mühendisimiz tarafından kontrol ediliyor; kriterlere uygunsa kabul ediliyor, değilse doğrudan reddediliyor. Toplu üretim ve tüketim gerçekleştirdiğimiz için gıda güvenliğinde taviz vermiyoruz” diye konuştu.