ABDULLAH SÖNMEZ/ESKİŞEHİR
2024 yılında Eskişehir'de ESOGÜ Teknopark'ta kurulan Biogenesis Biyoteknoloji'nin mikrobiyal süreç ve ürünler geliştirerek sektöre katkı sunduğu bildirildi. Açık laboratuvar modeliyle araştırmacılara ve sektör temsilcilerine ileri düzey cihaz altyapısı sunan firmanın üniversiteler ve özel sektörle test ve analiz hizmetlerine yönelik iş birlikleri yürüttüğü belirtildi.
Biogenesis Biyoteknoloji Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ahmet Çabuk mikroorganizmaların eşsiz özelliklerini ürünleştirmenin bilgiye dayalı ekonomik modellerin öne çıkan en önemli konusu olarak gördüklerini ifade etti. Şirketin kuruluş amacının endüstriyel süreçlerde kullanılabilecek mikroorganizmaların geliştirilmesi kabiliyetine dayandığını vurgulayan Çabuk, "Bilimsel araştırmaların deney tüplerinde kalmaması gerekiyor. Biogenesis olarak akademi ile sanayi arasında güçlü bir köprü kuruyor, laboratuvarda üretilen bilgiyi katma değerli ürünlere dönüştürüyoruz. Bu yolculuk deney tüpünden endüstriye uzanan bir süreçtir. Endüstriyel biyoteknolojideki bu dönüşüm, yaşam süresini ve kalitesini artırmayı hedefleyen longevity alanında da yepyeni ufuklar açıyor. Biogenesis olarak, doğanın sunduğu bu biyolojik potansiyeli gündelik yaşamı destekleyen ürünlere dönüştürmeyi hedefliyoruz” diye konuştu.
"Yapay zeka bize hücrenin filmini izletiyor"
Biyoteknolojinin gelişim hızının artık rakamlarla sınırlandırılamayacağını belirten Çabuk, yapay zekanın bir kırılma noktası oluşturduğunu vurguladı. Çabuk, "Elektron mikroskobunun icadı bize hücrenin yapısını gösteren bir fotoğraf vermişti. Bugün veri bilimi ve yapay zeka ise hücrenin filmini izletiyor, hatta bir sonraki sahnede hücrenin nasıl davranacağını söylüyor. Hücreyi bir donanım, metabolizmasını ise bir yazılım olarak düşünebiliriz. Artık fiziksel müdahaleler yerine hücrenin yazılımını güncelleyerek sonuç alıyoruz" diye konuştu.
“Yaşadığımız toprakların mikroorganizma zenginliğinin farkına varmalıyız”
Türkiye'nin biyoteknoloji alanındaki en büyük avantajlarından birinin Anadolu'nun mikroorganizma ve habitat zenginliği olduğunu ifade eden Çabuk, bu genetik kaynakların korunacağı kültür koleksiyonlarının kurulması gerektiğini söyledi. Biogenesis olarak bu zenginliği bilimle işleyip ülkemize kazandırmayı amaçlıyoruz" ifadelerini kullandı.
"Endüstriyel biyoteknoloji, yapay zeka ile yeni bir döneme giriyor"
Yapay zeka teknolojilerinin endüstriyel biyoteknolojiyi dönüştürdüğünü belirten Prof. Dr. Ahmet Çabuk, "Biyoproses geliştirmede yapay zeka kullanıyoruz. Mikroorganizma seçiminden süreç optimizasyonuna kadar birçok aşama artık veri bilimiyle yürütülüyor, yıllar süren deneme yanılma süreçleri aylara iniyor. Hangi mikroorganizmanın hangi koşulda en verimli üretimi yapacağını önceden öngörebiliyoruz. Biogenesis Biyoteknoloji olarak Ar-Ge süreçlerimizi bu vizyonla şekillendiriyoruz. Amacımız, Eskişehir'den Türkiye'nin biyoekonomisine değer katan bir marka çıkarmak" dedi.