Türk Telekom, 2026'nın üçüncü çeyreğine ait finansal ve operasyonel sonuçlarını açıkladı.
Buna göre şirket, bu dönemde büyüme ivmesini hızlandırarak konsolide gelirlerini yıllık bazda yüzde 11,9 artışla 86,4 milyar liraya yükseltti.
Türk Telekom'un yılın üçüncü çeyreğindeki faiz, amortisman ve vergi öncesi karı (FAVÖK) yıllık bazda yüzde 6,9 artışla 37 milyar liraya ulaştı, FAVÖK marjı ise yüzde 42,9 oldu.
Üçüncü çeyrekte net kârı 7,7 milyar lira olan Türk Telekom, lisans bedelleri ve güneş enerjisi yatırımları hariç tutulduğunda söz konusu dönemde yıllık bazda yüzde 20,2 artışla 27,9 milyar lira yatırım yaptı.
Açıklamaya göre, üçüncü çeyrek itibarıyla toplam abone sayısı 58,5 milyona ulaşan şirket, Türkiye'nin her köşesinde yüksek hızlı internet sunma amacıyla sürdürdüğü çalışmaların sonucunda fiber ağ uzunluğunu 592 bin kilometreye, fiber hane kapsamasını ise 34,8 milyona yükseltti.
Mobil abone sayısı 33,4 milyona ulaşan Türk Telekom'un fiber abonelerinin toplam sabit genişbant portföyü içindeki payı da yüzde 94,6'ya çıktı.
"Türk Telekom dijital dönüşüm yatırımlarına hız verdi"
Türk Telekom CEO'su Ebubekir Şahin, teknolojiyi sürdürülebilir bir geleceğin en güçlü araçlarından biri olarak konumlandırdıklarını ve birikimlerini yaşamın tüm alanlarına aktararak kalıcı değer yaratmaya odaklandıklarını belirtti.
Şahin, markanın teknoloji vizyonu, güçlü altyapısı, geniş bir alana yayılan uygulama yetkinliği, kamu ve özel sektörle gerçekleştirdiği yeni işbirlikleri ve Türkiye'nin önemli dijital dönüşüm projelerinde imza attığı başarılı çalışmalarıyla bu anlayışı ortaya koyduğunu ifade etti.
Teknolojiyi ekonomik değere dönüştürme kabiliyetiyle hayata geçirdikleri dijital dönüşüm projelerinin bu çeyrekte büyümelerine hız kazandırdığını vurgulayan Şahin, çeşitlendirilmiş gelir yapılarını pekiştirerek Türkiye'yi geleceğe taşıyan yatırımlara aralıksız devam ettiklerini belirtti.
Şahin, şirketin güneş enerjisi yatırımları, imtiyaz süre uzatımı ve mobil lisans bedelleri hariç 2026'nın 9 ayında yatırım harcamalarını yıllık bazda yüzde 38 artırarak 71,6 milyar lira yükselttiğini bildirdi.
Türkiye'nin ev sahipliğinde düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı'nın (COP31) iletişim ve teknoloji altyapısını uçtan uca üstlendiklerine ve zirvenin Küresel Dijital Dönüşüm ve Teknoloji destekçisi olduklarına işaret eden Şahin, şu ifadeleri kullandı:
"COP31'de fiber ve mobil altyapımızdan veri merkezlerimize, bulut ve yeni nesil teknoloji çözümlerimize kadar uzanan teknoloji birikimimizle uluslararası gündeme yön verecek iklim kararlarını teknoloji gücümüzle tüm dünyaya taşıyacak olmaktan mutluluk duyuyoruz. Türkiye'nin dijital dönüşümüne öncülük ederken, gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmak amacıyla yatırımlarımıza aralıksız devam edeceğiz."
"Türk Telekom, mobil ve fiber abone tabanını büyüttü"
Şahin, şirketin mobil abone kazanımında uzun süredir devam eden başarılı performansının sürdüğünü, bu dönemde mobil abone sayısının 33,4 milyona ulaştığını bildirdi.
Mobilde 670 bin net abone kazanımıyla müşteri tabanını güçlendirdiklerini belirten Şahin, "Müşteri memnuniyeti odaklı çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Son 12 ayda 2,8 milyona ulaşan faturalı net abone kazanımıyla bu alanda uzun vadeli stratejimizin olumlu çıktılarını almaya devam ediyoruz. Ülkemizin her köşesinde ve herkes için erişilebilir teknoloji anlayışıyla çalışmalarımızı sürdürürken, mobil iş kolumuzu da büyütmeye devam edeceğiz." dedi.
Şahin, "herkes için yüksek hızda erişim sunma hedefi" ile 81 ilin her köşesinde fiber altyapı yatırımlarının devam ettiğini, sabit genişbant tabanının üçüncü çeyrekte 15,4 milyon olarak seyrettiğini, fiber abonelerin toplam sabit genişbant aboneleri içindeki payının ise yüzde 94,6'ya yükseldiğini belirtti.
Sabit hat imtiyaz sözleşmelerinin yenilenmesiyle stratejik yatırımlara devam ettiklerine dikkati çeken Şahin, "Fiber ağ uzunluğumuz 592 bin kilometreye yükseldi ve fiber altyapımız 34,8 milyon hane kapsamasına ulaştı. FTTC'den FTTH/B'ye dönüşüm yatırımlarımızın desteğiyle FTTH/B hane kapsaması çeyreklik bazda 787 bin artışla 19 milyona ulaştı." ifadesini kullandı.
"COP31'in Küresel Dijital Dönüşüm ve Teknoloji destekçisiyiz"
Şahin, COP31'de "Master Partner" ve "Küresel Dijital Dönüşüm ve Teknoloji" destekçisi olarak yer alacaklarını anımsatarak şunları ifade etti:
"Türk Telekom olarak fiber ve mobil ağlardaki kapsamlı altyapı gücümüzü, veri merkezi, siber güvenlik ve yeni nesil teknoloji çözümlerindeki yetkinliklerimizle COP31'in iletişim ve teknoloji altyapısını uçtan uca sağlayacağız. Ülkemizin teknoloji ve dijital dönüşüm alanındaki konumunu küresel ölçekte ve uluslararası bir platformda temsil edeceğiz. Gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmak amacıyla öncülük ettiğimiz dijital dönüşüm çalışmalarının iklim değişikliğiyle mücadeledeki rolünü ve sürdürülebilirlik alanındaki çalışmalarımızı tüm dünyayla paylaşacağız."
"Türk Telekom yeni nesil haberleşme teknolojilerine odaklanıyor"
Şahin, Türkiye'nin dijital geleceğini inşa ederken güçlü bir iletişim altyapısı oluşturmanın yanı sıra teknoloji geliştirme kapasitesini artırmayı da stratejik öncelikleri arasında gördüklerini bildirdi.
Teknolojiyi yalnızca kullanan değil, geliştiren ve üreten bir Türkiye vizyonuna katkı sunmak amacıyla yerli ve milli AR-GE çalışmalarını sürdürdüklerini belirten Şahin, şunları kaydetti:
"Bilim temelli bir AR-GE yaklaşımını benimsiyor, 6G ve ötesi teknolojilerden yapay zeka destekli ağ yönetimine, yeni nesil haberleşme sistemlerinden kuantum teknolojilerine kadar geniş bir alanda çalışmalar yürütüyoruz. Yenilikçi vizyonumuzu ve saha deneyimimizi akademik birikimle buluşturmak için bu yıl alanlarında uluslararası ölçekte önemli çalışmalara imza atan akademisyenlerimizin yer aldığı Türk Telekom AR-GE ve İnovasyon Kurulu'nu hayata geçirdik.
Yerli ve milli teknoloji geliştirme vizyonumuzu yeni nesil ürünlere de taşıyoruz. ASELSAN ile üzerinde çalıştığımız yerli telefon projesini bu yaklaşımımızın önemli örneklerinden biri olarak görüyoruz. Türk Telekom'un haberleşme teknolojileri ve 5G alanındaki birikimini ASELSAN'ın mühendislik ve üretim yetkinliğiyle buluşturuyoruz. Yerli cihazın geliştirilmesinde önemli bir aşamaya gelmiş bulunuyoruz."
Amaçlarının yalnızca "yerli" olduğu için tercih edilen bir telefon ortaya koymak olmadığını, teknolojisi, donanımı, yazılımı ve kullanıcı deneyimiyle kendi segmentinde güçlü biçimde rekabet edebilecek bir ürün geliştirmek olduğunu vurgulayan Şahin, milli teknoloji ekosistemini geliştirecek her hamlede yer aldıklarını, Türkiye'nin yerli teknoloji geliştirme kapasitesine katkı sunmaya devam edeceklerini belirtti.