Küresel ticaretin yeni bir döneme evrildiği, tedarik zincirlerinin jeopolitik gelişmeler karşısında yeniden konumlandığı günümüzde, lojistik sektörü en stratejik alanlardan biri olarak öne çıkıyor. Artan enerji maliyetleri, değişen ticaret rotaları, dijital dönüşüm ve sürdürülebilirlik hedefleri, lojistiğin artık üretimden ihracata kadar tüm ekonomik sürecin ayrılmaz bir parçası haline geldiğini gösteriyor.
Küresel ticarette lojistik sektörünün destek fonksiyonu olmaktan çıktığını, küresel ekonominin yönünü belirleyen stratejik bir alan haline geldiğini ifade eden Sürat Lojistik Genel Müdürü Tarkan Türkel, “Lojistik artık üretimin, ticaretin, sanayinin, ihracatın ve tedarik zincirinin sürdürülebilir şekilde işlemesini sağlıyor. Bu nedenle hedefimiz müşterilerimize sadece taşıma hizmeti vermek değil, onların operasyonel verimliliğine, maliyet yönetimine ve büyüme hedeflerine katkı sağlayan güvenilir bir iş ortağı olmak” değerlendirmesinde bulundu.
HEDEF YILI YÜZDE 100 BÜYÜME İLE TAMAMLAMAK
“Yılın ilk 6 ayı bizim açımızdan çok verimli geçti. Yılbaşındaki hedeflerimizin yüzde 15 üzerinde bir büyüme elde ettik. Kârlılıkta ise yılın ilk yarısını beklentilerimizin yüzde 30 üstünde kapattık. Bir önceki yıla göre bu yılı yüzde 100 büyümeyle kapatmayı hedefliyoruz. Hızlı başladık, hızlı gidiyoruz. Süratli gidiyoruz” diyen Tarkan Türkel sözlerine şöyle devam etti:
“Bu başarımızı küresel ölçeğe de yayma hedefindeyiz. Türkiye lojistik sektörünün yüzde 40’ının yabancı ve yabancı ortaklı firmalardan oluştuğunu öngörüyorum. 10. yılımızda, yani 2034’te ciro bazında ilk 5 yerli ve milli lojistik firması arasında yer almayı amaçlıyoruz. Ayrıca global pazarda güçlü bir marka haline gelmek ana hedefimiz. Yurt dışında Türk lojistik firmaları daha fazla desteklenirse, şirketlerimizin küresel pazarda çok büyük fırsatlar yakalayacağını düşünüyorum. Sürat Lojistik olarak şu an işlerimizin sadece yüzde 5’i yurt dışı operasyonlarından oluşuyor. Yurt içindeki bu hızlı büyüme ivmesinin bir benzerini yurt dışında da gerçekleştirmek istiyoruz. Bunun için 2027 yılında Polonya ya da Romanya’da ilk yurt dışı ofisimizi açacağız.” Türkiye'nin stratejik coğrafi konumu ve artan dış ticaret hacmi sayesinde bölgesel bir lojistik üs olma potansiyeline sahip olduğunu belirten Türkel, bu potansiyelin gerçek anlamda değerlendirilebilmesinin ise lojistikte hızlı, entegre ve sürdürülebilir çözümler sunabilen güçlü oyuncularla mümkün olduğunu belirtti. Türkel, “Biz de Sürat Lojistik olarak ticaretin sürekliliğini ve rekabet gücünü destekleyen bir lojistik çözüm ortağı olmayı hedefliyoruz. Türkiye’nin üretim gücünü doğru taşıma modlarıyla, doğru pazarlara ve doğru zamanda ulaştırmak bizim temel sorumluluğumuz olarak görmekteyiz” dedi.
“LOJİSTİK YÖNETİMİ ÇOK DAHA KRİTİK HALE GELDİ”
Bugün sektörde fark yaratmanın yolunun sadece araç kapasitesinden değil, doğru planlama, güçlü tedarikçi yönetimi, hızlı aksiyon alma kabiliyeti ve güvenilir operasyon yapısından geçtiğini belirten Türkel, lojistiğin şirketlerin rekabet gücünü doğrudan etkilediğine dikkat çekti. Türkel, ürünlerin doğru zamanda, doğru maliyetle ve güvenli şekilde teslim edilmesinin kritik önem taşıdığını kaydederek şunları söyledi: “Özellikle maliyetlerin arttığı, tedarik zincirlerinde kırılganlıkların yaşandığı ve hız beklentisinin yükseldiği bir dönemde lojistik yönetimi çok daha kritik hale geldi. Şirketler lojistik iş ortaklarından yalnızca araç temini değil, planlama, optimizasyon, esneklik, görünürlük ve sürdürülebilir çözümler bekliyor. Sürat Lojistik olarak biz de bu noktada müşterilerimizin operasyonlarını daha verimli hale getirecek çözümler geliştirmeye odaklanıyoruz. Çünkü iyi yönetilen lojistik, şirketlere hız, maliyet avantajı ve güven kazandırıyor. Bugün her sektörün, her şirketin hatta aynı sektörde faaliyet gösteren işletmelerin bile lojistik ihtiyaçları birbirinden farklı. Bizim için lojistikte asıl değer, müşterinin ihtiyacını doğru okuyup ona uygun çözümü sunabilmek. Standart taşıma hizmeti vermek yerine, müşterinin operasyonuna dokunan ve ona verimlilik sağlayan bir yapı kurmayı önemsiyoruz.”
“YATIRIMLARIMIZ 5 EKSEN ÜZERİNE KURULU”
Genç bir şirket olmalarına rağmen sektörde güçlü bir büyüme performansı sergilediklerini kaydeden Tarkan Türkel, yatırımlarını operasyonel kapasite artışı, dijitalleşme ve otomasyon, Avrupa’da doğrudan yapılanma, intermodal hatların güçlendirilmesi, enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik olmak üzere 5 eksen üzerinde kurguladıklarını ifade etti. Türkel, “Özellikle dijitalleşme tarafında, rota planlamadan teslimat analizine kadar tüm sistemi veriyle yöneten bir modele geçiyoruz. Dijitalleşmeyi sadece bir altyapı yatırımı değil, bir düşünme biçimi olarak görüyoruz. Zaten tüm operasyon zincirimizi uçtan uca dijital ortama taşımış durumdayız. Rota planlama, yük optimizasyonu, filo takibi ve müşteri görünürlüğü artık tek bir platform üzerinden yönetiliyor. Bu sayede hem operasyonel hız kazandık hem de karar verme süreçlerimiz veriye dayalı hale geldi. Şimdi karanlık depoların tamamen otonom hale geldiği, yapay zekânın operasyonel kararları yönettiği bir model hedefliyoruz. Böylece müşteriler sadece teslimat değil, çevresel etki performansını da takip edebilecek. Dijitalleşmenin ikinci evresinde amaç, sürdürülebilirliği görünür hale getirmek” ifadelerini kullandı.
“YAPAY ZEKÂ KULLANIMI HIZLA YAYGINLAŞIYOR”
Özellikle rota optimizasyonu, talep tahmini, kapasite planlaması, araç doluluk oranlarının artırılması ve operasyonel risklerin önceden tespit edilmesi gibi alanlarda yapay zekâ kullanımının hızla yaygınlaşacağını belirten Türkel, teknolojinin saha deneyimiyle birleştiğinde gerçek değer ürettiğini vurguladı. Tarkan Türkel, “Sürat Lojistik olarak dijitalleşmeyi ve veriye dayalı yönetimi operasyonel kabiliyetimizin tamamlayıcı unsurları olarak görüyoruz. Hedefimiz teknolojiyi bir söylem olarak değil, sahada sonuç üreten bir araç olarak kullanmak” dedi.