Müşteri deneyimi ve iş süreçleri yönetimi alanında faaliyet gösteren Mplus Türkiye'nin, sürdürülebilirliği iş stratejisinin ayrılmaz bir parçası olarak konumlandırdığı bildirildi.
Şirketten yapılan açıklamaya göre çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) alanlarında bütüncül bir bakış açısıyla hareket eden Mplus Türkiye, başta bugünün ihtiyaçlarına olmak üzere, geleceğin sorumluluklarına da odaklanarak yeni bir dönemin kapılarını aralıyor. Mplus Türkiye, dijital altyapıdan ofis operasyonlarına, çalışan farkındalığından yeşil teknoloji yatırımlarına uzanan çok boyutlu yaklaşımıyla, 2030 yılına kadar karbon nötr olmayı hedefliyor.
Hizmet sundukları tüm süreçlerde çevresel etkiyi minimize eden dijital altyapı yatırımlarını önceliklendirdiklerini, dijitalleşme odağında hayata geçirilen uygulamalar sayesinde operasyonel verimliliği artırırken, doğal kaynak tüketimini önemli ölçüde azalttıklarını ifade eden Mplus Türkiye & MENA CEO’su Banu Hızlı, “Sürdürülebilirlik kavramı bizim için sadece çevreyi korumak anlamına gelmiyor; insanı, kültürleri ve içinde yaşadığımız sosyal çevreyi de gözetmek anlamına geliyor. İşten ve kârdan bağımsız olarak hepimizin ortak hedefi, gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakmak. Bu nedenle de her kararımızda karbon ayak izimizi hesaba katıyor, doğal kaynakları idareli kullanmayı ve geri dönüştürülebilir ekonomiyi desteklemeyi önceliklendiriyoruz. Mplus Global’de de bu konulara üst düzey önem veriliyor. Bu kapsamda ortak hedeflerimiz arasında; karbon ayak izimizin azaltılması, kadınların yönetim ekibindeki varlığının çoğaltılması, dezavantajlı grupların ve çocukların desteklenmesi, ağaçlandırma, çalışanların refahının artırılması gibi konular yer alıyor.” dedi.
Sürdürülebilir hizmet anlayışıyla geleceğin de sorumluluğunu üstlenerek sektöre ilham vermeye devam edeceklerini ifade eden Hızlı, “Fiziksel dokümantasyon ihtiyacının minimize edilmesi, dijital iş akışlarının yaygınlaştırılması ve uzaktan erişim çözümleri hem zaman hem de kaynak tasarrufu sağlayarak sürdürülebilir hizmet anlayışımızı güçlendiriyor. Bu da müşteri deneyimini iyileştirirken çevresel sorumluluğumuzu da eş zamanlı olarak destekliyor. Teknolojinin çevresel etkilerinin farkındayız. Bu nedenle de veri merkezlerimizde enerji verimliliğini artıran uygulamaları hayata geçiriyoruz. Kullandığımız elektriğin yenilenebilir enerji kaynaklarından üretildiğini belgeleyen sertifikalarımızla; güneş, rüzgâr ve hidroelektrik gibi çevreye daha az zarar veren enerji sistemlerinin desteklenmesine katkı sağlıyoruz. Böylece, enerji tüketiminin çevresel etkisini azaltırken, sürdürülebilir teknoloji kullanımına dair sektörel farkındalığın artmasına da katkı sağlıyoruz.” diye konuştu.
"Sürdürülebilirliğin kalıcı ve etkili olması için çalışanlara eğitimler veriliyor"
Ofislerinde kâğıtsızlaşma politikalarını sistematik biçimde yaygınlaştırarak sıfır atık yaklaşımını günlük iş yapış biçiminin bir parçası haline getirdiklerine de dikkat çeken Hızlı, “Atıkların kaynağında ayrıştırılması, geri dönüşüm uygulamalarının teşvik edilmesi ve kaynakların bilinçli kullanımımızla, şirket genelinde benimsenen ortak bir kültür oluşturduk. Bu kapsamda çalışanlarımızın sürdürülebilirlik konusundaki duyarlılığını pekiştirmeye özen gösteriyoruz. Çünkü sürdürülebilirliğin kalıcı ve etkili olmasının çalışan farkındalığıyla mümkün olduğuna inanıyoruz. Bu doğrultuda Mplus Akademi üzerinden tüm çalışanlarımıza zorunlu olarak, Çevre Yönetim Sistemleri Bilinçlendirme ve Farkındalık Eğitimi, atık yönetimi, çevresel riskler ve acil durumlara hazırlık gibi başlıklarda kapsamlı bir eğitim altyapısı sunuyoruz. Böylece sürdürülebilirlik kavramını çalışanlarımızın da günlük karar ve davranışlarına yansıyan ortak bir değer haline getiriyoruz” dedi.
“Mplus Ormanı projesini hayata geçirmeyi hedefliyoruz”
Hizmet sektöründe faaliyet göstermeleri nedeniyle sanayi kuruluşları gibi doğrudan üretim kaynaklı çevresel etkilere sahip olmadıklarının altını çizen Banu Hızlı, şu bilgileri verdi: “‘Bacasız fabrika’ yaklaşımımızla dolaylı etkilerin sorumluluğunu üstleniyoruz. Sistematik olarak; aydınlatma, ısıtma-soğutma, ulaşım ve enerji tüketimi gibi alanlarda karbon ayak izimizi azaltmaya yönelik önlemler hayata geçiriyoruz. Şirketimizin çevre yönetimine verdiği önemi ve bu alandaki yapısal yaklaşımını tescillemek adına, 2025 yılının ocak ayında ‘ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi Sertifikası’ aldık. Sürdürülebilirliğin sosyal etkilerine de önem veriyoruz. Ağaçlandırma projeleri, dezavantajlı gruplara yönelik destek çalışmaları, eğitim ve sosyal fayda odaklı sivil toplum kuruluşlarıyla kurulan iş birlikleri ile toplumsal sorumluluk anlayışımızı her geçen gün daha da güçlendiriyoruz. 2026 yılında hayata geçirilmesini planladığımız “Mplus Ormanı” projesi ile hem karbon dengeleme hedeflerimize katkı sağlamayı hem de gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakma vizyonumuzu daha da somutlaştırmayı amaçlıyoruz.”