Abdullah SÖNMEZ
Depolama ve taşıma sistemlerine yönelik otomatik yönlendirmeli araçlar üretimi yapan Modoya AŞ, geliştirdiği teknolojiyle ihracat pazarlarında büyüyecek. Ağırlıklı olarak tekstil, otomotiv ve beyaz eşya sektörüne çalıştıklarını söyleyen Modoya AŞ. Genel Müdürü Hikmet Özcan, hem üretimini gerçekleştirdikleri otomatik yönlendirmeli araçlarda hem de manuel olarak çalışan tüm istif makinalarını otonom hale getirdikleri dönüşüm kitlerinde müşterilerine insandan bağımsız taşıma ve depolama hizmeti verdiklerini açıkladı.
Geniş ürün yelpazeleriyle müşterilerinin çözüm ortağı olduklarını kaydeden Özcan, “Otonom araçların yönlendirme teknolojisinde, halihazırda var olan çizgi ve iletken metal ya da manyetik şerit takip edilmesinin yanı sıra, lazer alan tarayıcılarla gerçekleştirilen reflektörlü navigasyon yöntemi ile çevrede bulunan sabit engelleri haritalandırma yöntemleriyle navigasyon metodunu ürünlerimizde kullanıyoruz. Mekanik, yapısal ve donanımsal tüm yazılımları kendi bünyemizde geliştiriyoruz. Bu yüzden müşterilerimizin karşılaşabileceği problemleri rahatlıkla çözebilecek altyapıya sahibiz” diye konuştu. Otonom hale getirdikleri araçların sadece bir tuş yardımı ile eski manuel haline dönebildiğini aktaran Özcan, böylece dönüşüm sağladıkları araçlarda, hem otonom hem de manuel kullanım şansı tanıyarak sektörde fark yarattıklarına dikkat çekti.
“Dünyaya teknoloji ihraç ediyoruz”
İhracat odaklı bir anlayışla hareket ettiklerine değinen Özcan, geçtiğimiz yıl Gürcistan, İtalya, Fas, Hindistan ve Bangladeş’ten gelen taleplere cevap verdiklerini aktardı. 2023 yılına yurtdışından önemli sayıda ön sipariş alarak başladıklarını ifade eden Özcan, küresel pazarda kabul gören teknolojileri sayesinde ihracatlarının artarak devam edeceğini söyledi. Otomatik yönlendirmeli araçlarının ciddi maliyet avantajı sağladıklarına dikkat çeken Özcan, “Sadece operatör maliyeti baz alındığında 3 vardiya çalışma ortamında en kapsamlı projemiz yaklaşık 24 ayda yatırımını karşılıyor. Kapsamına göre sadece 7 ayda yatırım maliyetini karşılayan projelerimiz de var. Araçlarımızın en az 10 yıllık kullanım ömrü olduğu düşünüldüğünde bu maddi anlamda müşterilerimize çok büyük bir avantaj sağlıyor” diye konuştu.
3 ana model var
Junior, platorm ve truck olmak üzere 3 ana modelleri olduğu bilgisini paylaşan Özcan sözlerine şöyle devam etti: “Junior modelimiz 500 kilogram, platform modelimiz ise 4 tona kadar yük taşıma kapasitesine sahip. Platform modelimiz bir pim vasıtasıyla kendisini araca bağlayıp yükü taşıma işlemini gerçekleştirerek dolu aracı götürüp boş aracı getiriyor. Truck modelimiz ise arkasına bağlanmış römorkları çekme özelliğine sahip. Öndeki aracın izi nerede gidiyorsa römorklar da onu takip ediyor. Bu aracımızla ihtiyaç duyulan sayıda römorku aynı izde takip ettirebiliyoruz. Ürünlerimizin tamamı otomatik şarj özelliğine sahip. Şu ana kadar ürettiğimiz araçların büyük çoğunluğu 3 vardiya sistemine göre aralıksız hizmet veriyor.”