YENER KARADENİZ
Temizlik teknolojileri pazarının küresel oyuncusu Alman Kärcher, Türkiye’yi operasyonel merkez üssü haline getiriyor. 2014 yılında 10 milyon Euro olan Türkiye cirosunu, 10 yılda 8 kat artırarak 80 milyon Euro’ya taşıyan şirket, rotayı 100 milyon Euro barajına çevirdi. Türkiye’de iş ortakları ile kablolu süpürge üretimi yapan şirket, ihracat da başladı. 2014’te Kärcher Türkiye’nin başına geçen Kärcher Türkiye Ülke Müdürü ve Orta Avrasya Bölge Direktörü Gökhan Gökmen, şirketin geçmiş dönem performansı ve gelecek dönem hedefleri ile ilgili EKONOMİ’ye konuştu. Gökmen, Türkiye’nin şirket için stratejik bir konumda olduğunu vurgulayarak, Türkiye’yi yalnızca bir pazar olarak değil, aynı zamanda Orta Avrasya bölgesine açılan önemli bir operasyon merkezi olarak gördüklerini anlattı. Gökmen, son yıllarda artan yatırımlar, genişleyen ürün gamı ve güçlenen dağıtım ağıyla Türkiye’deki varlıklarını pekiştirdiklerini belirterek, hem bireysel hem de profesyonel segmentte büyümeyi sürdürdüklerini ifade etti. Türkiye’deki yapılanmayı daha da güçlendirmeyi hedeflediklerini kaydeden Gökmen, bu doğrultuda mağazalaşma ve müşteri deneyimine yönelik yatırımların devam edeceğini söyledi. Küresel çapta 3,5 milyar Euro ciro ve 17 bin çalışana sahip olan Kärcher’ın portföyünde 3 binden fazla ürün ve 700’ü aşkın aktif patent bulunuyor. 1935’te kurulan bugün Türkiye dahil 85’ten fazla ülkede operasyonlarını kendisi yürütüyor.
Brezilya ile ‘foto finiş’ yarışı
Türkiye’nin performansına ilişkin verileri paylaşan Gökhan Gökmen, “2024’te Euro bazında yüzde 100 büyüme kaydettik. 2025 yılında yine Euro bazında yüzde 16 büyüdük. 2020-2025 döneminde yüzde 45’lik bir Bileşik Yıllık Büyüme Oranı başarısı gösterirken, yine bu dönemde 1,2 milyon ürünü tüketicilerle buluşturduk. Türkiye’nin stratejik önemine duyulan güvenin bir sonucu olarak, 2025 sonu itibarıyla sermayemizi Almanya merkezli yatırımlarla yüzde 35 oranında artırdık. 4,5 milyon Euro’luk sermaye artışı resmileşti ve nakit girişi sağlandı. Bu yatırım; lojistik kapasitemizden servis ağımıza, dijital altyapımızdan müşteri deneyimine kadar her alanda Türkiye’yi bölgesel bir büyüme merkezi haline getirme kararlılığımızı simgeliyor. Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi ve YASED gibi kurumlardan da bu dönemde gelen yabancı sermaye girişi nedeniyle takdir aldık. Almanya, Türkiye’nin kriz yönetme becerisini diğer ülkelere örnek gösteriyor” dedi. Bu performansın Türkiye’yi Kärcher dünyasında büyüme hızı açısından şampiyon yaptığını belirten Gökhan Gökmen, şu an 85 ülke içinde 11. Sırada olduklarını, 10. sıradaki Brezilya ile arada sadece 100 bin Euro gibi sembolik bir fark kaldığını dile getirdi. Gökmen, “Hedefimiz olan 100 milyon Euro ile dünyada ilk 10 pazar arasına adımızı yazdıracağız” dedi.
Evler, profesyonellerden daha cömert
Global ciroda profesyonel ve ev tipi ürünler yüzde 50-50 dengedeyken, Türkiye’de ibre yüzde 65 ile perakende lehine dönmüş durumda. Gökmen, bu tablonun mimarının buharlı temizlik makineleri olduğunu söyledi. Gökmen, “2015 yılında Türkiye’de buharlı temizlik alışkanlığı neredeyse sıfırdı. Talep yoksa biz oluştururuz dedik ve başardık. Bugün perakendede lokomotifimiz buharlı makineler. Ancak asıl büyük kavga süpürge pazarında. Türkiye’de yılda 4,5 milyon adetlik bir süpürge pazarı var” diye konuştu.
Vergi duvarına karşı yerli üretim hamlesi
Kärcher, ithalattaki vergi yükünü ve lojistik maliyetleri aşmak için Türkiye’de yerli üretim yapıyor. Yerel bir partner aracılığıyla kablolu süpürge üretimine başladıklarını kaydeden Gökmen, “Türkiye’nin üretim maliyetleri artık çok düşük değil. Bazı kalemlerde Romanya fabrikamızdan ürün getirmek hala daha ekonomik. Ancak vergi avantajı ve yerel pazarın dinamiklerine uygun tasarım ihtiyacı bizi yerli üretime yöneltti. Yıllık 80 bin adetlik kapasiteye ulaştık” bilgisini paylaştı.
Mağaza formatı ülkelere örnek oldu
Türkiye’nin operasyonel başarısı, bölge ülkelerinin yönetimini de İstanbul’a taşıdı. Gökhan Gökmen’in 'Orta Avrasya Bölge Direktörü' sorumluluğuyla; Azerbaycan, Gürcistan, Özbekistan ve Kazakistan artık Türkiye üzerinden yönetiliyor. Gökmen, "Türkiye’de denediğimiz ve başarılı olan modelleri bölgeye ihraç ediyoruz. Örneğin AVM mağazacılığı konsepti Kärcher dünyasında bir ilk ve Türkiye çıkışlı. Şimdi Dubai ve Batum gibi noktalarda da bu model uygulanmaya başladı" ifadelerini kullandı.
Taksitin maliyeti yüzde 18
Sektörün en büyük sorununun karlılık ve finansman maliyetleri olduğunu belirten Gökmen, piyasadaki taksit çıkmazına değindi. Gökmen, Bugün 6 taksit yapmanın kredi kartı maliyeti yüzde 18. Bizim sektörde bu maliyeti kompanse edecek bir kar marjı yok. Tüketici taksit istiyor, tedarikçi ise parayı çabuk tahsil etme peşinde. Burada müthiş bir çekişme var. Biz premium marka duruşumuzdan taviz vermeden, 5 yıl garanti ve servis gücüyle bu süreci yönetiyoruz” diye konuştu.
Algoritmalar ana influencer haline geldi
Dijitalleşmede Türkiye’nin Almanya’dan daha hızlı olduğunu savunan Gökmen, yapay zekanın satın alma tercihlerini nasıl değiştirdiğini anlattı: "Globalde 17 bin çalışanımız Google Gemini’ye entegre oldu. Ama asıl devrim tüketici tarafında. Artık kullanıcılar ChatGPT’ye ‘Hangi süpürgeyi almalıyım?’ diye soruyor. Algoritmalar ana influencer haline geldi. Biz de yapay zekanın Kärcher’i önermesi için stratejik senaryolar çalışıyoruz.”