FİKRİ CİNOKUR/ANTALYA
Rixos Otelleri Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Fettah Tamince, Antalya Turizm Fuarı’nda yaptığı konuşmada başarı öyküsünü anlattı.
Antalya’da 40 yıl önce halı satarak turizme başladığını belirten Tamince, Türk turizminin bu süre içinde çok hızlı geliştiğini söyledi.
Türk turizminin yeni bir başarı hikayesi yazması gerektiğini anlatan Tamince, şunları kaydetti:
‘’100 milyon turist yerine daha yüksek turizm gelirini hedeflemeliyiz. 100 milyon turist, 100 milyar dolar gelir hedef olmamalı. 50 milyon hatta 30 milyon turist ile 100 milyar dolar gelir hedefi olmalı. Türkiye turizmi artık ucuz iş gücü ve yatak kapasitesini artırmaya dayalı büyüme anlayışıyla ilerleyemez. Turizmde farklılaşma, katma değer, ürün çeşitliliği ve küresel markalaşmaya daha fazla önem verilmeli. Türk turizmcisi daha fazla uluslararası markalar yaratmalı. Antalya'da yeni oteller inşa etmek yerine mevcut tesislerin verimliliği artırılmalı. Antalya’da yeni otel yapmaya gerek yok. Biz turizmi ülkemizin her tarafına yaymakla mükellefiz. Türkiye, uluslararası turizmde önemli bir noktaya ulaştı. Mevcut büyüme modeli artık yeniden ele alınmalı.’’
Türkiye'nin 40 yıl içinde havalimanları, ulaşım altyapısı, turizm kentleri ve uluslararası otel markalarıyla önemli bir gelişim gösterdiğini anlatan Fettah Tamince, Türk turizminin geleceğine yönelik önerilerde de bulundu. Tamince, sözlerini şöyle sürdürdü:
‘’Birbirine benzer özelliklere sahip otellerin sürekli artması sektör için doğru bir büyüme modeli değil. 2027 yılından itibaren yatırımcılar, birbirine benzeyen yeni tesisler yapmak yerine mevcut otellerin nasıl daha verimli ve farklı hâle getirilebileceğine odaklanmalı. Ürün çeşitliliğine yönelmeli, yeni otel, değil, farklı ürün olmalı. Turizm yatırımlarında nicelikten çok farklılaşmaya önem verilmeli. Yeni yatırım ve teşvikler farklı turizm ürünlerine ve ihtiyaç duyulan destinasyonlara yönlendirilmeli.’’
Tamince, turizm faaliyetlerinin Anadolu'nun farklı bölgelerine yayılması gerektiğini dile getirdi.
"Yeni rakipler geliyor"
Antalya Kaleiçi'nin tarihî ve kültürel mirasının korunmasına da dikkat çeken Tamince, Dünyada yeni destinasyonların oluştuğunu ve yeni rakiplerin geldiğini söyledi. Tamince şunları anlattı:
‘’Antalya ve Kaleiçi’nin değerleri korunarak geliştirilmesi ve uluslararası turizmde daha görünür hâle getirilmeli. Türk turizmi uluslararası rekabet koşullarını değerlendirmeli. Rixos olarak Dünyanın 24 ülkesinde 50 otelimizle faaliyet gösteriyoruz. Vietnam altyapı ve turizm tesislerine yönelik yatırımlarını hızlandırdı. Vietnam, Türkiye ve İspanya'nın geçmişte uyguladığı büyüme modellerinden yararlanmaya çalışıyor. Mısır'ın turizm yatırımlarıyla önemli bir büyüme potansiyeline sahip. Yeni tesisler ve turizm merkezleriyle uluslararası pazardan daha fazla pay almaya hazırlanıyor. Suudi Arabistan ise daha büyük ölçekli turizm merkezleri, havalimanları, ulaşım altyapısı ve uluslararası otel markalarına yönelik yatırımlarıyla dikkat çekiyor.’’
‘’Türk turizm işletmeleri uluslararası sermaye piyasalarıyla buluşmalı’’
Türkiye'nin 40 yıllık turizm deneyimiyle önemli bir bilgi birikimine ve uluslararası markalara sahip olduğunu dile getiren Fettah Tamince, bu deneyim dünya pazarlarına daha güçlü biçimde taşınmalı’’ diye konuştu. Tamince, şöyle devam etti:
‘’Türk turizm markaları otelcilikle sınırlı kalmıyor. Tur operatörleri ve hava yolu şirketlerimizde farklı ülkelerde faaliyetler yürütüyor. Türkiye'nin turizm alanındaki birikimine küresel ölçekte yüksek talep var. Birçok ülke Türk yatırımcılarını ve turizm işletmecilerini kendi pazarlarına davet ediyor. Arsa tahsisi, finansman ve teknik altyapı gibi çeşitli destekler sunuluyor. Turizm yatırımlarımızı uluslararası sermaye piyasalarıyla buluşturmalıyız. Türk turizminin yeni büyüme modelinde finansman çok önemli. Yatırımcılarımız uluslararası sermaye piyasalarına daha fazla yönelmeli. Dünyanın büyük yatırım fonları konaklama ve gayrimenkul sektörüne önemli kaynaklar ayırıyor. Türkiye'deki turizm yatırımları da bu finansman olanaklarından yararlanmalı. Turizm tesisleri Londra, New York, Dubai, Hong Kong ve Singapur gibi uluslararası finans merkezlerindeki sermaye piyasalarıyla buluşturulmalı ve değerlendirilmeli.’’