ABDULLAH SÖNMEZ/ESKİŞEHİR
Eskişehir ve Tekirdağ Çerkezköy'deki fabrikalarında beyaz eşya sektörüne yönelik faaliyet gösteren Boyplast çatısı altında 2020 yılında kurulan Innovaplast Biyoteknoloji, orman atıklarını katma değerli biyoplastik ham maddesine dönüştürmeyi hedefleyen ve Avrupa Birliği (AB) tarafından desteklenen ReTREEsSURE projesi konsorsiyumunda yer aldı. Proje, Avrupa Birliği’nin HORIZON-JU-CBE-2025-RIA-01 çağrısı kapsamında destekleniyor.
İrlanda’daki Technological University of the Shannon (TUS) koordinatörlüğünde yürütülen proje, farklı ülkelerden paydaşların yer aldığı Avrupa konsorsiyumu tarafından hayata geçiriliyor. Proje kapsamında atık sınıfındaki orman biyokütlelerinin katma değerli biyobazlı ürünlere dönüştürülmesi hedefleniyor.
“Orman atıklarını yüksek katma değerli ürüne dönüştürüyoruz”
Boyplast Yönetim Kurulu Başkanı Metin Saraç, ReTREEsSURE projesinin Innovaplast açısından stratejik bir dönüm noktası olduğunu belirterek, projenin orman atıklarının valorize edilerek C6 karbon kaynaklarına dönüştürülmesini ve bu kaynaklardan biyoteknoloji tabanlı ürünler geliştirilmesini kapsadığını söyledi. Saraç, projeye ilişkin şu değerlendirmede bulundu: “Innovaplast olarak bu projede orman atıklarından üretilecek C6 karbon kaynaklarını PHB ve PHBV üretiminde ham madde olarak kullanacağız. Bu yaklaşım, hem sürdürülebilirlik hem de maliyet avantajı açısından önemli bir eşik anlamına geliyor. Önceki AB projelerimizden farklı olarak bu kez doğrudan orman bazlı yan akışların endüstriyel ölçekte biyoplastik üretimine entegrasyonuna odaklanıyoruz. Bu da projeyi bizim için stratejik açıdan daha ileri bir konuma taşıyor” dedi.
“Avrupa pazarında önemli bir fırsat yaratacak”
Avrupa Birliği destekli projenin şirketin uzun vadeli büyüme planlarına da katkı sunacağını vurgulayan Metin Saraç, proje sayesinde sürdürülebilir ve daha düşük maliyetli karbon kaynaklarına erişim imkanının artacağını ifade ederek şu bilgileri paylaştı: “Bu proje ile Innovaplast Biyoteknoloji’nin üretimini yaptığı PHB’nin daha ucuz ve sürdürülebilir karbon kaynaklarına erişim olanağı artacak. Aynı zamanda proje çıktısı ürünlerin Avrupa pazarında yer alması için önemli bir fırsat oluşacak. Proje sonunda elde edilecek teknoloji ve ürünlerin Avrupa’da otomotivden gıda ambalajına kadar birçok sektörde kullanılması öngörülüyor. Beş yıl içerisinde Innovaplast’ı, Avrupa’da farklı sektörlere biyobazlı çözüm sunan güçlü bir sanayi oyuncusu olarak konumlandırmayı hedefliyoruz” diye konuştu.
“Sürdürülebilirlik hedeflerinde biyoplastik dönüşüm kilit rol oynuyor”
Biyobazlı ve biyobozunur plastiklerin geleneksel plastiklerin yerini alma potansiyeline ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Saraç, plastik endüstrisinde dönüşüm sürecinin hızlandığını söyledi. Metin Saraç, “Günümüzde geri dönüştürülmüş plastiklerin pazardaki payı her geçen gün büyüyor. Aynı yolu biyoplastik endüstrisi de izliyor. Plastik endüstrisinin sürdürülebilirlik ve düşük karbon emisyon hedeflerine ulaşabilmesi için biyoplastik hammadde dönüşümü kilit rol oynuyor. Bu dönüşümün ekonomik sınırları, ölçek ekonomisi ve karbon maliyetleriyle yakından ilişkili. Ancak uzun vadede çevresel maliyetlerin dikkate alınmasıyla biyobazlı ürünlerin rekabet gücü daha da artacaktır” açıklamasında bulundu.
“Yeşil dönüşümde stratejik rol üstleniyoruz”
Türkiye’nin yeşil dönüşüm sürecinde biyobazlı hammadde üreten firmalara önemli görevler düştüğünü vurgulayan Metin Saraç,: “Ülkemizdeki yeşil dönüşüm, AB Yeşil Mutabakatı çerçevesinde gelişiyor. Bu hedeflere ulaşmak ve sektörlerin dönüşüme uyum sağlaması için sürdürülebilir, karbon nötr yeni nesil biyobazlı hammadde ya da ürün geliştiren firmalar stratejik öneme sahip. Bizim gibi bu alanda faaliyet gösteren şirketler, Türkiye’nin yeşil dönüşüm hedeflerine ulaşmasında dışa bağımlılığı azaltırken aynı zamanda uluslararası platformda söz sahibi olmasına da katkı sunuyor. Bu projeler, sanayi ile çevre arasında dengeli ve sürdürülebilir bir gelecek inşa edilmesine imkan tanıyor” diye konuştu.