ABDULLAH SÖNMEZ/ESKİŞEHİR
Eskişehir’de 2006 yılında küçük bir işletme olarak yola çıkan Ayten Usta Gurme Restoran, geleneksel Anadolu mutfağından ilhamla başladığı yolculuğunu fonksiyonel içecekler alanında geliştirdiği yeni ürünlerle sürdürüyor. Emekli öğretmen Ayten Çetin tarafından kurulan şirket, bugün ikinci kuşak temsilcileri Alperen Çetin, Aybike Sedar ve Şamil Çetin’in liderliğinde Ar-Ge ve ihracat odaklı büyüme stratejisi izliyor.
Geleneksel şerbet kültürünü modern tüketici beklentileriyle birleştirdiklerini belirten Alperen Çetin, ürün geliştirme sürecinde bilimsel yöntemlerden yararlandıklarını söyledi. Böylece ürün gamında önemli bir dönüşüm yaşadıklarını vurgulayan Çetin, “İşin evrildiği noktada tamamen sağlıklı içecek tarafında ilerliyoruz. Bir bilim ekibiyle birlikte çalışıyor, laboratuvar testleri gerçekleştiriyoruz. Ürünlerimizi bağırsak sağlığına, sindirim sistemine ve bağışıklığa destek verecek içeriklerle zenginleştirme hedefiyle hareket ediyoruz. Bu süreç projeye bambaşka bir boyut kazandırdı. Uzman profesörlerle yürüttüğümüz çalışmalar doğrultusunda ürünlerimizi prebiyotikler ve probiyotiklerle geliştiriyoruz. Antibiyotik etkili bileşenler, antioksidanlar ve vitaminler açısından zengin olan ürünlerimizi artık daha ileri bir seviyeye taşıyoruz. Bu yaklaşımımızla ‘süper gıda’ kategorisinde yer alabilecek, hem doğal hem de faydalı ürünler ortaya koyuyoruz” diye konuştu. Geleneksel şerbetlerin doğası gereği fonksiyonel özellikler taşıdığına işaret eden Çetin, bu ürünleri modern üretim teknikleriyle yeniden yorumladıklarını ifade etti.
Bozüyük’te tam otomasyonlu üretim altyapısı devreye alındı
Üretim altyapılarına da değinen Alperen Çetin, Bilecik’in Bozüyük ilçesindeki devreye aldıkları fabrikalarında tam otomasyon sistemine geçtiklerini söyledi. Çetin, sözlerine şöyle devam etti: “Üretim sürecimizde yüksek teknolojiye yatırım yaptık ve tamamen otomatize bir sistem kurduk. Ürünlerimizde koruyucu, boya veya stabilizatör kullanmadığımız için bu sistem bizim için bir tercih değil zorunluluktu. İnsan hatasını minimize etmek adına üretimin başından sonuna kadar el değmeden ilerleyen bir yapı oluşturduk. Bu sayede hem ürün kalitesini koruyor hem de raf ömrü avantajı elde ediyoruz. Pastörizasyon yöntemiyle ürünlerimizin bir yıl boyunca bozulmadan saklanabilmesini sağlıyoruz. Günlük 10 bin şişe üretim kapasitemiz bulunuyor ve bu kapasiteyi kademeli olarak artırmayı planlıyoruz.”
İhracatta Avrupa pazarı hedefte
İhracat’a Malezya pazarı ile adım attıklarını aktaran Alperen Çetin, devamında Fransa’dan özellikle Avrupa pazarından yoğun ilgi gördüklerini dile getirdi. Üretimin yüzde 50’sini yurt dışına göndermeyi hedefe aldıklarını kaydeden Çetin, “Bu doğrultuda önemli adımlar attık. Özellikle Fransa’dan ciddi bir talep alıyoruz. Avrupa’da doğal ve zanaatkar ürünlere olan ilgi oldukça yüksek. Katıldığımız uluslararası fuarlarda güçlü bağlantılar kurduk. Bunun yanında Afrika’da Zanzibar gibi baharat kültürüne aşina pazarlara da ürün gönderdik. Dubai Gulfood ve Almanya Anuga fuarlarında elde ettiğimiz temaslarla ihracat ağımızı genişletiyoruz. Özellikle İngiltere, Batı Avrupa ve Amerika pazarlarında büyümeyi hedefliyoruz. Gerekli kalite belgelerini tamamlayarak küresel pazarda daha güçlü bir konum elde etmeyi amaçlıyoruz” dedi.
Geleneksel miras küresel vizyonla buluşuyor
Uzun vadede geleneksel değerleri koruyarak küresel bir marka olmak istediklerini belirten Alperen Çetin, “Amacımız Türkiye’de aranan bir marka olurken aynı zamanda dünya pazarında da güçlü bir oyuncu haline gelmek. Geleneksel tariflerimiz bize sınırsız bir Ar-Ge alanı sunuyor. Osmanlı ve Selçuklu mutfağından gelen yüzlerce tarif var ve biz bu mirası modern ihtiyaçlarla birleştiriyoruz. Ticaretin sabırla ilerleyen bir süreç olduğunun bilincindeyiz ve adım adım ilerleyerek kalıcı başarı elde etmeyi planlıyoruz” ifadelerini kullandı.