AYSEL YÜCEL/İSTANBUL
Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik Hizmet Üretenleri Derneği’nin (UTİKAD) geleneksel yıl değerlendirme toplantısında 2025 yılı masaya yatırılırken, 2026 ve sonrası için sektörü bekleyen riskler ve beklentiler paylaşıldı. Toplantıda konuşan UTİKAD Başkanı Bilgehan Engin, jeopolitik gelişmelerin lojistik sektöründe maliyet, öngörülebilirlik ve istikrarı ciddi biçimde zorladığını vurguladı.
ABD’nin müdahalesinin ardından Venezuela’da yaşanan gelişmelerin, küresel taşımacılık açısından yeni bir kırılma yaratabileceğine dikkat çeken Engin, ticaret savaşlarında görülen etkinin benzerinin yaşanabileceğini ifade etti. İlk aşamada petrol üretiminin durmasının tanker trafiğini farklı bölgelere kaydıracağını belirten Engin, üretimin yeniden başlamasıyla birlikte limanlarda yoğunluk ve navlun artışlarının kaçınılmaz olacağını söyledi. Bu sürecin küresel ölçekte zincirleme bir maliyet baskısı yaratacağını kaydeden Engin, “Bu dalgalanma bize de yansıyacak” dedi.
2025 yılının lojistik sektörü açısından son derece yoğun geçtiğini belirten Engin, “12 aya 50 aylık konu sığdırdık” ifadesini kullandı. Kızıldeniz’de yaşanan güvenlik sorunları nedeniyle Süveyş Kanalı’nın etkin kullanılamadığını, taşımaların Ümit Burnu’na kaydığını hatırlatan Engin, bu durumun hem navlun hem de sigorta maliyetlerini ciddi biçimde artırdığını söyledi. Uzayan transit süreleri ve artan riskler nedeniyle uzun vadeli navlun kontratlarının bozulduğunu, spot piyasada ise öngörülebilirliğin ortadan kalktığını belirtti. Karbon düzenlemelerinin 2025 itibarıyla günlük operasyonlarda hissedilir hale geldiğini vurgulayan Engin, Avrupa Birliği’nin çevresel regülasyonlarının lojistik şirketleri için artık teorik değil, operasyonel bir maliyet unsuru olduğunu dile getirdi.
Sektörün büyüklüğü 200 milyar dolar seviyesinde
Türkiye lojistik sektörünün büyüklüğünün yaklaşık 200 milyar dolar seviyesinde olduğunu belirten Engin, 2025 yılında lojistik ve taşımacılık hizmet ihracatının 48 milyar dolar civarında gerçekleşmesini öngördüklerini söyledi. UTİKAD’ın 2026 yılında 40. yılını kutlayacağını hatırlatan Engin, önümüzdeki dönemde transit taşımacılığın geliştirilmesi, demiryolu altyapı yatırımlarının artırılması, vize ve geçiş belgesi sorunlarının çözülmesi gibi başlıkların öncelik olacağını ifade etti.
Orta Koridor’un stratejik önemine de değinen Engin, Türkiye’nin bu hattın en kritik ayağını oluşturduğunu belirterek, Zengezur Koridoru’nun işlevsel hale gelmesinin rekabet gücünü artıracağını söyledi. Suriye’deki altyapı gelişmelerinin ve Mersin Limanı’ndaki kapasite artışlarının da bölgesel taşımacılığı etkileyeceğini kaydetti.
Denizyolundaki istikrarsızlık ve e-ticaretin etkisiyle hava kargonun 2026’da daha fazla öne çıkacağını dile getiren Engin, sektördeki en görünür sorunlardan birinin sürücü açığı olduğunu söyledi. Avrupa’da şoför açığının 400 bin seviyesinde olduğunu, bu rakamın 2027 sonunda 1 milyonu aşmasının beklendiğini aktaran Engin, Türkiye’de de şoförlerin yaş ortalamasının giderek arttığını ve açığın hissedilmeye başlandığını vurguladı.
■ LOJİSTİKTE KÜÇÜLME HIZLANACAK
UTİKAD Başkanı Bilgehan Engin, artan maliyetler ve ihracat pazarlarındaki daralmaya paralel olarak lojistik sektörde küçülme eğiliminin güçlendiğine dikkat çekti. Şirket kapanmaları, konkordatolar ve yabancı şirketlerin Türkiye’de son dönemde artan satın almalarının insan kaynaklarında sadeleşmeye yol açtığını belirten Engin, “Maliyetlerin arttığı bir dönemdeyiz. 2026–2027 bu açıdan dikkate değer olacak. Önümüzdeki dönemde bu sürecin olumsuz etkilerini daha net göreceğiz” dedi. Ticarette artan konkordatoların lojistik sektörünü de darboğaza ittiğini ifade eden Engin, sektörün yeni ve daha zorlu bir döneme girdiğini vurguladı.